Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Yine Lutfu Dergâhın Bîgümân Oldu

Yine Lutfu Dergâhın Bîgümân Oldu

Yine lutf-u dergâhın bî-gümân oldu


Beşerî duyguların ilahî aşka dönüşme safhası

Vezin: Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

Aruzun ritmiyle (15 hece: . . - / . . - / . . - / . -) 

tüm mısralar birbiriyle bağlantılıdır.


*


Yine mevc-i hûnla bu çeşmim pür-zihâb oldu 

Gönül iklimi bütün bir rûzigâr oldu 

Yandı nâr-ı hasretle bezmim hep harâb oldu 

Cân evi vuslat beklerken taze hâr oldu


Neden nihan eylersin ey gül o meh-rûyun 

Firağınla bu bağrım hûn-feşân oldu 

Yetti artık bitsin bu cevr-i bî-amânın 

Cemâlin görmeyeli hayli zamân oldu


Aceb sırr-ı vahdet nihan mıdır sende 

Aşkın şerâbı rûha bir imtihân oldu 

Gönül mülkü viran olup feryat edende 

Yine lutf-u dergâhın bî-gümân oldu


Gülşen-i dehr içre soldu o nâzik güller 

Zâr ü efgân eyleyen bülbül-i nâlân oldu 

Lâl oldu ağızlar, mühürlendi bu diller 

Sanki dehre yeni baştan bir figân oldu


Şu fâni dünyada vuslat bir serâb imiş 

Hasretinle yanan bu bî-çâre cân oldu 

Gözyaşım sel olup aktı, mülk-ü dil nâbâd 

Sanki derya-yı aşk bahr-ı bî-payân oldu


Sultanım sen varsan her yer bana cennettir 

Mahzûn gönlüm gamdan elbet şâdman oldu 

Yıkıldı bu hâne, himmet eyle ey dostum 

Mülk-ü aşka ulu bir kâr-ı bân oldu


Geceler zifiri, şems-i hüdâ doğmaz mı 

Nur-u zâtın kalbe bir kenz-i nihân oldu 

Bu kadar elem bu zaîf rûha sığmaz mı 

Ufukta parlayan sanki kehkeşân oldu


Hayâl-i yâr ile gönlüm dolu bir deryâ 

Bu aşkın ateşi rûhumda nihân oldu 

Geçti ömür kervânı, bitti koca rüyâ 

Vuslat-ı cânân bize sanki beyân oldu


Hüsn-ü mutlak ufkuna ersem gerek şimdi 

Cismin sarayı yıkıldı hep mekân oldu 

Aşkın elinden yanan bir mum gibi bitti 

Gönül kuşuna bu dehr dar bir kafes oldu


Nefs-i emmâre elinden çektiğim yetti 

Zulmet-i nefsim bana bir kûh-i kân oldu 

Aşk-ı bâki şemsi kalbimde doğup bitti 

Karanlık geceler nûr-ı dermân oldu


Bize lâzım olan ancak rızâ-yı Hak’tır 

Mâsivâdan geçmek artık bir nişân oldu 

Dünyâ dedikleri bir kuru yapraktır 

Gönül toprağına vuslat sâyebân oldu


Redferî söyler bu yanık, dertli sözü 

Hak yoluna dönen kalbi şem'-i tûfân oldu 

Ağlamaktan kanla dolmuş bu iki gözü 

Kapına gelen garip bir sühandân oldu


*

Türkçe Açıklaması


1. Kıta: Gözlerim yine kanlı gözyaşlarıyla, dalgalanan bir deniz gibi doldu. Gönül dünyamda şiddetli ayrılık rüzgârları esmeye başladı. Hasret ateşiyle aşk meclisim harabeye döndü; vuslat (kavuşma) bekleyen can evime taze dikenler (acılar) doluştu.


2. Kıta: Ey ay yüzlü sevgili! Neden o güzel yüzünü benden gizliyorsun? Senin ayrılığınla bağrım kan ağlar oldu. Artık bu bekleyişin eziyeti bitsin; senin o güzel yüzünü görmeyeli hayli zaman geçti.


3. Kıta: Acaba birliğin (vahdetin) sırrı sende mi gizlidir? Sana olan bu aşk, ruhum için çetin bir imtihan oldu. Gönül mülküm yıkılıp feryat figân ettiğinde, senin dergâhından gelecek olan lütuf ve iyilik şüphesiz tek tesellim oldu.


4. Kıta: Dünya bahçesinde o nazik güller bir bir soldu; bahçede dertli dertli ağlayan bülbülün hali perişan oldu. Diller sustu, ağızlar mühürlendi; sanki yeryüzüne yeni ve devasa bir feryat hakim oldu.


5. Kıta: Anladım ki bu fani dünyada kavuşmak (vuslat) sadece bir serapmış. Senin hasretinle yanıp kül olan şu zavallı canım oldu. Gözyaşlarım sel olup aktı, gönül mülküm yerle bir oldu; aşk denizi sanki uçsuz bucaksız bir okyanusa dönüştü.


6. Kıta: Ey Sultanım! Sen varsan her yer bana cennet bahçesidir. O zaman kederli gönlüm elbette mutluluğa erer. Bu gönül hanesi yıkıldı, ey dost bana yardım et; çünkü aşk mülküne büyük bir kervan gelip kondu.


7. Kıta: Geceler kapkaranlık, hidayet güneşi artık doğmaz mı? Senin varlığının nuru, kalbim için gizli bir hazine oldu. Bu kadar keder ve elem şu zayıf ruhuma sığar mı? Ufukta parlayan ışık sanki bir samanyolu gibi ruhumu aydınlattı.


8. Kıta: Sevgilinin hayaliyle gönlüm dolu bir denize döndü; bu aşkın ateşi ruhumun derinliklerinde gizli bir kor oldu. Ömür kervanı geçip gitti, koca bir rüya bitti; sevgiliye kavuşma arzusu bize artık her şeyden daha ayan (açık) oldu.


9. Kıta: Şimdi artık mutlak güzelliğin (Allah'ın) ufkuna ermem gerekir. Beden sarayı yıkıldı, her yer gerçek bir mekan (manevi alem) oldu. Canım, aşkın elinden yanan bir mum gibi bitti; gönül kuşuna bu dünya artık dar bir kafes haline geldi.


10. Kıta: Kötülüğü emreden nefsimin elinden çektiğim artık yeter; nefsimin karanlığı önümde aşılmaz bir maden dağı gibi durur oldu. Ebedi aşkın güneşi kalbimde doğunca, o karanlık geceler nur dolu bir ilaca (dermana) dönüştü.


11. Kıta: Bize artık sadece Allah’ın rızası lazımdır; O’ndan gayrı her şeyden (masivadan) vazgeçmek bizim nişanımız oldu. Dünya dedikleri bir kuru yaprak parçasından ibarettir; gönül toprağına ise sonunda vuslatın gölgesi düştü.


12. Kıta (Final): Redferî bu yanık ve dertli sözleri söyler; Hak yoluna dönen kalbi fırtınalı bir denizde sönmeyen bir mum gibi oldu. Ağlamaktan gözleri kanla doldu; senin kapına gelen bu garip adam, artık söz söyleme ustası (bir sühandân) oldu.



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Yine Lutfu Dergâhın Bîgümân Oldu

Yine Lutfu Dergâhın Bîgümân Oldu

redfer redfer