Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Gökdemir

İnsan dedikleri nedir, bilirim

Et değil, gecikmiş yeminim

Gökten düşen birikmiş gerilim,

rüzgârla dirilen bir iç devrimim

Işığın kabuk bağladığı yerden sızan o eski gerçeğin

izleriyim

Kendi kaderine başını yaslayanların

alnında kırılan izlerim


Valhalla kapısına varmadan önce

çarpılan aklın iç sesiyim

Bulutlar örs oldu üstüme,

ben hâlâ göğsümde gök demirim

Kılıç görmüşüm, ayaz yemişim, şimşekle sertleşmiş deriyim

Rüzgâr kemikte, damar harita

henüz kurulmamış yarın benim


Duydun mu sesi? Duyan az olur

Umut dediğin şey kolay yaz olur 

Saksıda büyüyen çiçek mi sanırsın?

Bu iş savaş, bu iş nefes, bu iş son olur


Ben yumuşak umut getirmem 

Benim umut altın değil

kanla şekil

Valhalla sofrası, kadehler kesik

Yarını bugünden sökerim.


Ben beklemem,

ben alırım onu

Kırık kaburgadan çıkarırım sonu

Bu bir teselli değil

çağrıdır bu

Aşk dediğin içten patlayan soru


Odin eğdi gözünü dünyanın alnına

kimse anlamadı yankıyı

Bulutların içinden çoğaldı yarın,

The sound of footsteps echoing in the sky remained.

Rüzgâr artık hava değil, vahşi bir haber,

The bottleneck of the future has burned.

Kuzgun kanadıyla gezdi umut,

The frozen light cracked inside.


Umut dediğin çiçek değil,

yanlış,

savaş borusu, nefes arası

Bazen ölümle hayat arası,

tek çizgi, tek nabız, aşk kalpte jilet yarası

Bazen karanlıkta çarpışan bulut,

içinden çıkan ilk kıvılcım parlaması

İnsan onu kalbinde saklar

ama o kalp her gün bitmeyen savaş sahası


Işık her zaman nur değil

donar

Mühür gibi gökte kalır, insanı zorlar

Yüreğiyle vurur o paslı kilidi kırar

Orada başlar gerçek, oradan doğar


İnsan dediğin savaşın kendisi

yarısı toprak, yarısı fırtına

Bir yanı korku,

bir yanı adı konmamış aşkın en sert tarafı

Bulut çöker omzuna, kül dolar ağzına,

ışık bile yüzünü tanımaz

Ama yürürsün, çünkü içinde doğmamış bir sabah sana susmaz


Damarlarında döner gizli harita,

kurulmamış yarınların izi

Kalbin et değil, yıldırımdan kalıntı

geç kalmış göğün yükü gibi

Tanrıların unuttuğu kapının izi, tek sözle kırılır şimdi kilidi

Bir insan bazen tek başına ufuk olur.

İşte gerçek budur, değil mi?


Ben yumuşak umut getirmem 

Benim umut altın değil,

kanla şekil

Valhalla sofrası, kadehler kesik

Yarını bugünden sökerim.


Yarın nerede doğar diye sorma bana

Takvim değil, toprak değil, aklında ara

Önce bir ses olur, sonra ruhuna geçer

Sonra bir insan çıkar,

dünyaya şöyle der:


Ben geldim.

Beni bir gün değil, bir çağ doğurdu.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Gökdemir

SönmezKORKMAZ SönmezKORKMAZ