Tema
Üye Ol Giriş Yap
Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Sesli Şiirler Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Satranç Tahtası -3-

- Açılış -

İlk hamleyi dış dünya yaptı.

Zaman
merkeze iki kare sürdü kendini.
Ben daha çocukken
takvim benden yaşlıydı.
Henüz adım tam oturmamışken
benden ne beklendiği çoktan yazılmıştı.

Toplum,
bir kaleyi erkenden açtı oyuna.
“Böyle dur,” dedi,
“böyle konuş,
böyle sev,
böyle yenil,
böyle görün.”
Görünmek oyunda olmanın sonucuydu,
daha o yaşta çocuk olmak
masum kalmak kadar yorucuydu.

Ben içimden bir piyon sürdüm:
küçük bir umut.
Kimse fark etmedi.


Bir çocuk,
güzel bir sabaha uyanıp
dünyanın kendisine de bir gün
minik bir yer açacağına inanırsa
bu bir hamle bu bir umut.

Sonra beyaz at kıpırdadı:
hırs.
Bir sıçrama istedi benden.
“Merkeze git,”
“görün, yüksel, kapılara vur.”
Ben de vurdum.
İlk başarı denemesi.
Aynı karede karşılaştı hırs ile korkunun nefesi.

Beyaz fil
çaprazdan geçti içimden:
tutku.
Bir sese takıldı önce,
sonra bir yüze,
sonra bir hayale.
Ben o gün öğrendim:
insan ilk kez sevdiğinde
Tüm oyunu duygulardan ibaret sanıyor.
oysa nadiren aşk
açılışta sürülen o taşı
son oyuna dek taşıyabiliyor.

Dış dünyanın veziri gülümsedi.
Çok uzaktan bile
oyunun nereye akacağını bilen bir gülüşle.
Bana fırsatlar sundu sandım:
başarı, görünürlük, alkış, değer.
Oysa her ödülün altına
gizlenmişti ince bir bedel.

Bir rok yapmaya çalıştım sonra.
Kendimi korumalıyım dedim
iç yerleşimimi düşünerek değiştirdim.
Güçlü görünmeyi öğrendim.
Savunmayı erkenden kurmayı.
Kalelerimi içime çekip
şahımı ortasına almayı.
İnsan bazen
henüz tam kırılmasa bile
kendini koruma alışkanlığı geliştiriyor.

Açılışta yapılan hata
her zaman yanlış görünmez ama
bazen yanlış bir taşı kareye sürmezsin
yanlış kareyi doğru zannedersin.
İlk sevdiğini kader,
ilk alkışı hakikat,
ilk kaybı son,
ilk korkuyu yasa sanırsın.

İşte orada oyun derinleşir.

Ben merkezde yer ararken
dış dünya güvenli olmayan kareleri bilir.
Sağ çapraz karede bir silüet belirir.
İtibarı öne sürerek
bir fil başarıyı parlatır.
Bir siyah at,
hiç beklemediğin yerden taşlarını yıpratır.
Ve yaptığın her hamle
bir bir kayıplarını çoğaltır.

İç dünyam cevap verdi yine.
Aşk ilerledi.
Hırs büyüdü.
Sezgi çaprazda dik durdu.
Dayanıklılık bir kale gibi sustu.
Benlik yaşamak için hep bir kare bulmaya çalışarak,
yavaş yavaş yürüdü.


Açılışlar
bir oyun başlangıcı değil yalnız.
Karakterin ilk kez
kendi yazgısına çarpma biçimi.

Ve çoğu zaman insan buna alışır.
Açılışta sürülen taş,
son oyunun yazgısını taşır.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 7
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Satranç Tahtası -3-

SönmezKORKMAZ SönmezKORKMAZ