Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Ruhun Antrenmanı Mısralar

Şiir, benim için sadece mısraların alt alta dizilmesi değil; hayatın o keşmekeşinde durup bir nefes alma, içimdeki gürültüyü yatıştırma biçimidir. Bazen belediyedeki mesaimin yoğunluğu arasında, bazen de akşam eve döndüğümde bir köşeye çekildiğimde, bir şiirin içine sığınmak bana kendimi hatırlatır.

İnsan kırk beşine gelince, kelimelerle olan bağı biraz daha derinleşiyor. Gençken belki sadece o ritmin büyüsüne kapılıyorduk ama şimdi mısraların arkasındaki o "yaşanmışlık" duygusu daha kıymetli geliyor. Bir Orhan Veli sadeliğinde Ankara’nın sokaklarını adımlamak veya Attila İlhan’ın o dumanlı, imgeli dünyasında kaybolmak... Hepsi aslında bizi bize anlatıyor.

Şiir okumak ya da bir şeyler karalamak, bir nevi "antrenman" yapmak gibidir. Nasıl ki spor salonunda disiplinle çalışmak bedeni diri tutuyorsa, şiir de ruhun o hantallaşmış kaslarını açıyor. İnsanın kendi içine yaptığı o engebeli yolculukta, elinde tuttuğu bir fener gibi şiir. O fener olmasa; özlemi, yalnızlığı ya da babalık gibi o tarif edilmesi zor ama bir o kadar da ağır sorumluluğu nasıl anlatırdık?

Edebiyatın bu en saf hali, hayatın gri tonlarına karşı bir direniş bence. Dosyaların, evrakların ve bitmek bilmeyen rutinlerin arasında ruhu paslanmaktan koruyor. Şiirin olduğu yerde samimiyet başlıyor çünkü şiir yalan söyleyemez. İnsan kendine bile itiraf edemediklerini bir mısrada buluverir.

Nihayetinde şiir; hayata karşı verilmiş en zarif moladır. Ve bu molayı vermek, insanın kendi sesini duyması için en az nefes almak kadar elzemdir.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Ruhun Antrenmanı Mısralar

YILMAZ YILMAZ