Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
5 (1 oy)

Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 17 Bölüm

Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 17 Bölüm

AKMEŞE YOLLARINDA / BİR  ERMENİ MESELESİ HİKAYESİ -17. BÖLÜM

Akmeşe’den bayağı  çıktık  ya,  tekrar  döneceğim  merak  edilmesin.  Dönmesine  döneceğim  de  önce  açıklığa  kavuşturmak  zorunda  olduğumuz  meseleler var.
***********
Geçen  bölümde  ‘’Ermenistan’ın Erivan  şehrinin  belediye  başkanlarından  herhangi  birisi ‘’ Andranik  Ozanyan’ın  adını  bu  şehirden  sileceğim. ‘’  Demiş  midir?’’ Diye  sormuştum..

Önce  Andranik  Ozanyan  kim  kısaca  tanıyalım  sonra  bu  soruyu  neden  sorduğumu  da  açıklayacağım.

Andranik  Ozanyan  aslında bize hiç de  yabancı  değildir  çünkü  bizim  Şebinkarahisar  Ermenilerindendir. Baba  adı  Toros,  Ana  adı  Mariam’dır.

1881’de  Hınçak, 1892’de  Taşnak  örgütüne  katıldı.

Sonrasında Türklerin( daha doğrusu  doğuda  yaşayan  Kürtlerin )   başına  bela  oldu. 1915’de  Van’da  katlettiği,  ırzına  geçtiği  Türk  ve  Kürt  kadınının,  kızının  haddi hesabı  yoktu.  O  sebeple  Ermenistan’ın  Milli  Kahramanı  ilan  edildi. Ancak  Ermenistan’ın 4  Haziran 1918’de  Osmanlı  Devleti  ile  imzaladığı  Batum  Antlaşmasıyla  Elviye-i  Selaseyi ( Üç  İl: Kars Ardahan  Batum ) Türklere  geri  vermesini  içine  sindiremedi  ve Taşnak’ı  Ermeni  Davasına  ihanet  etmekle  suçladı.

1919'dan 1922'ye kadar Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'ni dolaştı. Paris ve Londra'yı ziyaret ederek Müttefik güçleri  kendilerinin  Doğu  Ermenistan dedikleri  Türk  topraklarını işgal etmeye ikna etmek için çalıştı

1922’de Paris’te   Nevarte Kürkçüyan ile evlendi. Aynı  Yıl  ABD’ye taşındı ve  1926’da  geberdi.

İşte  bu  Andranik  Ozanyan’ın 1967’den  itibaren Ermenistan’ın  Ujan  Köyünde, Voskehask’ta,  Gyumri’de  bir tane,  Erivan’da ise  üç  tane  heykeli vardır ama gelmiş  geçmiş  hiç  bir belediye başkanı  ‘’ Andranik’in  adını bu  ilden  kaldıracağım.’’  dememiştir. Çünkü  Andranik  Ozanyan Ermenilerin  milli  kahramanıdır.

Ancak?

Ancak  Türkiye’de,  Ağrı  Belediye  Başkanı  Sırrı  Sakık   2014’de  ‘’Kazım  Karabekir  adını  Ağrı’dan sileceğim’’  ‘’ Demiştir. [ İşin  Komiği  Kazım  Karabekir’in Ağrıda  bir  heykeli, anıtı  filan  yoktur.  Sadece  bir  kaç  tabelada  adı  geçer. ]

Allah  Allah…  Kazım  Karabekir ne  günah  işlemiştir,  suçu  nedir  ki  adı  Ağrı  ilinden  silinmek  istenir?

Kazım  Karabekir’in  Türklere ve Kürtlere  karşı  işlediği  hiç  bir  suç  yoktur.  Onları  tandırlarda  ya da  camilere  doldurularak  yakılmaktan, 6-7 yaşındaki  kız  çocuklarına  varıncaya kadar  tecavüz  edilmekten ve  daha  nice işkenceden  kurtarmıştır.

Eeee  o  zaman  bir  Kürt( Nüfus Cüzdanına  göre de maalesef Türk )   ne  diye  Kazım  Karabekir’in  adını  Ağrıdan  silmek  ister  ki?  

Türk  ya  da Kürt değilse  elbet  ister. Hatta  elinden  gelse  Ağrı’dan  Türk’ün  Kazım  Karabekir Paşasının   adını  tamamen  siler  yerine Ermeni’nin   Andranik  Paşasının  heykelini  diker.

*************

Peki  siz  hiç  duydunuz  mu  ya da  okudunuz mu 1915-1916  Olaylarından  sonra  Ermenilerin   mahkemeler kurup herhangi  bir  Ermeni’ye ‘’  Gel  buraya  alçak.  Öldürdüğün  Türklerin  hesabını  ver  bakalım ‘’ Dediklerini?’’

Acı  acı  gülüyorsunuz  değil  mi?

Maalesef  biz  dedik.

Hatta dahasını  da  yaptık.  İngiliz’in iki sene boyunca   yargılayıp hiç  bir  suç  bulamadığı insanlara  idam  cezası  verdik.

*********** 


1915 olaylarını soykırım olarak nitelendiren ulusal veya uluslararası bir mahkeme kararı bulunmuyor. Tam aksine, soykırım iddialarını çürüten bir uluslararası mahkeme kararı vardır. Birinci Dünya Savaşı sonu itibariyle, 144 Osmanlı görevlisi İngilizlerce “Ermenilere yönelik toplum katliamlar” yapmak suçlamasıyla tutuklanmış ve Malta’da Britanya’nın en yüksek hukuki otoritesi olan Londra’daki İngiliz Kraliyet Başsavcılığı’nca bir soruşturma yürütülmüştür. İngiliz hükümetinin Malta’daki Türk tutukluları yargılamak ve mahkum ettirebilmek için verdiği tüm uğraşlara rağmen, İngiliz Kraliyet
Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma “bir İngiliz mahkemesi önünde bu tür suçlamaların kanıtlanması mümkün değildir” gerekçesiyle hiçbir suçlama yapılmadan sonuçlanmıştır.

Ermeni soykırımı iddialarını hukuki ve tarihi açıdan tamamıyle çürüten bulguları ile Malta yargılamaları tarihimizde çok önemli bir yer tutmaktadır. Ancak bu ya unuttuğumuz ya da bize unutturulmuş bir olaydır.

Kraliyet  Başsavcılığı 29 Temmuz 1921 tarihli bir yazıyla, “eldeki kanıtlarla” Malta’daki Türklerden hiç birinin Ermeni katliamı gerekçesiyle cezalandırılamayacağını İngiliz Hükümeti’ne kesin bir dille bildirmiştir
.

Öncesinde Washington’daki İngiliz Büyükelçisi R.C Craigie, Lord Curzon’a 13 Temmuz 1921’de çektiği mesajda şöyle demektedir:

"Malta’da tutuklu bulunan Türkler aleyhine delil olarak kullanılabilecek hiçbir şey olmadığını bildirmekten üzüntü duyuyorum... Yeterli delil oluşturabilecek hiçbir sorun mevcut değildir. Söz konusu raporlar, hiçbir şekilde, Türkler hakkında Majesteleri Hükümeti’nin halen elinde bulunan bilgilerin takviyesinde yararlı olabilecek delilleri bile ihtiva eder görünmemektedir."

Ama  gel  gör  ki  İngilizlerin  ve  ABD’nin  2  yıl  uğraşmalarına  rağmen  aleyhlerinde  delil  bulamadıkları  insanlar aleyhine  Türkiye’de deliller  bulunmuş(!)  haklarında  - gıyaplarında da olsa -  idam  cezası  verilmiştir

Nerede?  Hangi  Mahkemelerde?

Adı  kısaca  Nemrut  Mustafa  Paşa  Divanı  olan  mahkemelerde.

Nemrut  Mustafa Paşa’nın  aynı  zamanda  Kürt Mustafa  Paşa olarak  da  anıldığını  söylersek  sanırım mesele  biraz  daha  aydınlanır.

Gelecek bölümde aydınlanalım  olur  mu?

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)
  • Yorumlar 5
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 17 Bölüm

Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 17 Bölüm

Sami  Biber Sami Biber