Şule İ Sûzân
ŞULE-İ SÙZÂN
”Bir Kalp Kendi Yangınından Doğarsa”
Uyuyor gece..
Uyuyor karanlığı delen yıldız..
Ve gökyüzünde kulaç atan
esmer kelebekler..
Kanatsız..
Bak..
Karanlık bir yağmurda,
uykuyla yıkanıyor
kalbi titreten hüzünler..
Müdavim olan kelamlarımın feryadı bîzâr eylemişken yüreğim ahvalini,
Kar aydınlığında hû kuşlarının
kanat sesiyle yankılanıyor sesin.
Billur bir aynanın
derinliğinde görüyorum
gül vurgunu bakışlarını..
Kirpiklerin geçit vermiyor
buğulu gözlerinden
kalbin kuyusuna inmeye..
Bir derin kuyudur ki o;
Karanlığın gölgesine adım attıkça hayret makamında
nidalar yükselir arş-ı âlâya..
Bir ürperiş sarar teni..
Titretir sesi..
Keser nefesi..
Deler göğüs kafesini..
Ebed muştuları yankılanır
kalp ortağının yamacında..
Yırtar kalp zarımın nazenin yarasını..
Gecenin karanlık koynunda
derin iç çekişlerimi
sığ sarmaşıklar sarar..
Kalbim kalbini arar..
…
..
.
Berrak bir rüyanın kozasıyla
yıkanır gözlerim..
…
..
.
A benim Ayn-ür Rızâ’m..
A benim Efendim..
Kalbime nefesin yerleşti..
Saçlarının gecesiyle
can kafesim birleşti..
Gül suyuyla mı yıkadın
yüzün cemalini?…
Misk-i amber sardı her yeri..
Mücrim bakışlarının cezbesinde kaşların hilalini..
Görmez misin ey yâr?..
A benim gözleriyle gördüğüm
can özüm..
Kalp gözüm..
Nam-ı müstear gözlerin kıyısına bağdaş kurup otursam
kabul görür mü bu sığınma?
Söyle eyy mihrabına sığındığım..
Say ki göz pınarlarına ektiğin kadifeden gülüm..
Say ki gamzen çukurlarında
aşk-ı nihan olup gömülmeye geldim.
Say ki avuç içlerindeki
kader çizgisiyim..
“Kaderim kaderin..
Kederim kederin..
Makberim makberin”..
Ey çölümün muhabbet vahası..
Eman ver;
Gecenin karanlık koynunda;
Bir Elif miktarı derûnunda
dirileyim..
-ki;
Aşkın hülasası mühürlensin ruhumuzun şule-i sûzân köşesinde”..
Ateş versin hükmünü..
“Ruh olmak için teni yakmalısın”diye..
Peki ucu yanık bir sevda için
ateşler içinde yanmaya değer mi?
Siyah bir ırmağın içinde
kaybolmaya değer mi?
Değer mi yürek mabedinde
ateşten bir bahçe yaratmaya?..
O bahçenin gül-i siyahı olmaya
değer mi?
Hadi; kır elem zincirlerini ve
fısılda kulağıma;
De ki:
“ Özünü özüm bildim
Sözünü sözüm bildim
Közünü közüm bildim”..
Özümseyim nâr-ını..
Kelamından gelen yağmurların ferahlığı genişletsin göğüs kafesimi..
Buselik makamının kızıl bestesi
düğümlesin nefesimi..
Tebessümün fuası..
Şükrümün duası..
Nar şerbeti tadında
dökülsün avuçlarıma..
-ki
gökyüzününün karanlık tabakalarını yarsın Tarık yıldızının ışıltısı..
Işıklı masalın
derinliğinde kaybolsun
uykuyla yıkanan g’özlerim..
Gözlerime teşrif etsin g’özlerin..
Alnımızın ortasında
mühürlensin g’özlerimiz..
Ey içimde kıyamet gibi büyüyen aşk-ı mavera’m..
Ey adını andıkça dirileren küllerim..
Şimdi sen söyle..
Bir kalp kendi yangınından doğarsa adı aşk mı olur yoksa vuslatın eşiğinde susmayı öğrenen en zarif dua mı?
Elif ERDEM
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.