Kırk Yıllık Hatır 2 Bölüm Kahve Haram Değildir Fetvası Tam Metin
KIRK YILLIK HATIR- 2. BÖLÜM- KAHVE HARAM DEĞİLDİR FETVASI TAM METİN.
Bugün biraz uzatacağım ama arzu eden, fetvanın sadece günümüz Türkçesi ile açıklamasını okuyabilir.
*********
İlk soru neydi? ‘’ Kahve, meclislerde adeta şarap gibi içilmektedir. Bu konuda ne dersiniz?’’
Şeyhülislam Bostanzade Muhammed Efendi ilk soruya şöyle cevap veriyor:
Cevâb-ı Evvel:
Dinle ey sâ’il-i savâb u hatâ
Müşkil-endâz-ı mahfel-i ulemâ
Kahve hakkında zikr olan şübehât
Vehmdür cümlesi medâr-ı riyâ
Evvelâ hey’et-i idâre dimek
Cehle dâ’ir kelâm-ı bî-ma’nâ
Hey’et-i meclise olaydı eger
Zerrece i’tibâr-ı şer’-i ‘alâ
İçdügün kâse kâse şerbetler
Cümlesi hep harâm olurdı sana
Fahr-ı âlem ki hüccet-i Hakkdur
Fi’li de kavli gibidür nassâ
Ya’nî mastûrdur Sahîhaynda
Bir gün ol pâdişâh-ı her dü-serâ
toldurup sâfî kadehe
İtdi ashâb-ı suffeye iskâ
Sünnet olmuşdurur bu vaz’-ı hasen
İder ümmet olan anı icrâ
Ehl-i meclis tenâvül eyler iken
Etse tagyîr-i vaz’ u şekl ammâ
Ya’nî sekrâna eyleyüp teşbîh
Kendüyi herze-gûy u herze-derâ
Ana lâbüd harâm olur su dahi
Niyyeti bed olursa hamr-âsâ
Yani günümüz Türkçesiyle diyor ki:
‘’Ey doğru mu yanlış mı sualini sorarak ulema meclisine bu müşkülü atan! Kahve hakkındaki şüphelerin hepsi bir vehim ve gösterişten ibarettir. Evvela, mecliste döndürülerek içiliş şekli demek cehli gösteren bir boş söz olup eğer yüce şeriat meclisteki döndürülüş şekline zerre kadar itibar etseydi içtiğin içeceklerin hepsi haram olurdu. Hakk’ın delili ve iki cihan şahı o yüce Resul’ün, bir gün saf sütü kadehe doldurup ashâb-ı suffeye içirdiği Sahîhayn adlı kitapta geçmekte olup sünnet olan bu güzel adeti de onun ümmeti icra eder. Ama, meclistekiler bu yeme içmeyi kötü niyetlice şarap gibi düşünerek sarhoşça ve aykırı biçimde hareket ederek yaparsa şüphesiz ki ona su bile haram olur.’’
******
İkinci soru neydi?
‘’ Kahve aynen şarap gibi sarhoşluk veriyor’’ Bu durumda siz ne dersini?
Şeyhülislam Bostanzade Muhammed efendi 2. Soruya da şöyle cevap veriyor:
Sâniyâ sekr var dimen buna sen
Mest ü lâ-ya’kılânedür bu edâ
Tecribe ile kim yakîniyyât
Ekseri tecribeyledür şer’â
Bize ilm-i yakîn gelmişdür
Zerrece sekri olmaya kat’â
Yani Bugünkü Türkçemizle diyor ki:
‘’İkinci olarak, senin bunda sarhoşluk var demen sarhoşça ve akılsızca bir tavırdır. Yakin bilgileri tecrübeyle olduğu ve bize de ilm-i yakîn geldiğinden onun zerrece sarhoşluğu yoktur.’’
Kısaca: ‘’Kahve sarhoş etmez’’ Diyor.
Üçüncü Soruda Vaiz ne sormuştu?
‘’Kahve soğuk ve kuru bir şeydir. Ayrıca hekimler buna devam etmenin bedenen zararlı olduğunu söylüyorlar. Siz ne dersiniz?
Şeyhülislam Boztanzade Muhammed Efendi’nin 3. Soruya cevabı:
Cevâb-ı Sâlis
Şübhe-i sâlisün degil vârid
Katı bâridce sözdurur hakkâ
Bârid ü yâbis olmadan bir şey
Hâşa lillah harâm ola zîrâ
Kimi hârr u kimisi yâbisdür
Mütenâvil olan cemî’-i gıdâ
Kahvenün nef’i key müşâheddür
Zikr idem bir ikisin icmâlâ
Evvelâ balgamı izâle ider
Eridür mahv ider komaz aslâ
Gaseyânile kay’a mâni’dür
Hem haşâda olan riyâha devâ
Nef’i vardur dimiş bevâsıradan
Dahi kulunca vü nevâsireden
Yâ cereb ola göz kapağında
Kızarup nite kim gül-i hamrâ
Yâ belâ-yı remed ki ana devâ
Olmaya bir tarîk ile cânâ
Şol baş ağrısı kim anun sebebi
Zahmet ü şiddet ü harâret ola
Kat’ ider cümle-i rutûbâtı
Nef’i var ağza dir dahi hükemâ
Gözin açmağa kâdir olmaya hîç
Geze âlemde şöyle nâ-bînâ
Mütesâid olup buhâr-ı redî
Büriyüp kala yâ dimâğını mâ
Gözin açdurmaya hücûm-ı sebel
Elif-i kâmetini ide dü-tâ
Çâresi dahi kahve içmekdür
Kahve olur ana ilâc u şifâ
Kahve iç kahve dâfi’-i gamdur
Vire saykal dimâğa akla cilâ
Sehere bâ’is olması başka
Mahz-ı lutf-ı Hudâ dimiş sulehâ
Kahvenün iki kısmını diyeyin
Berd ü yübsile muttasıf sanma
Ol ki kışriyyedür anun şânı
Bârid u yâbis olmadur tab’â
Ol ki bünniyyedür anun tab’ı
Hârrdur gâyetile itme çirâ
İ’tiyâd olıcak tenâvüline
Hârr olan nâfi’ olmadur tab’â
Bâ-husûs eyle tabh ola bünnî
Kalmaya anda zerre katre-i mâ
Ya’nî kim sâf ola küdûretden
K’ola fincân içinde hulk-nümâ
Hîç nazîr ü adîli olmaz anun
Şîr ü hurmâ olursa da meselâ
Evet, Günümüz Türkçesiyle 3. Sorunun cevabı da şöyle veriliyor:
‘’Üçüncü şüphen gerçekten hiç olmaz, çok soğuk bir sözdür; hâşâ ki bir şey soğuk kuru olmakla haram olsun. Çünkü, yenilip içilen gıdaların çoğu soğuk ve kurudur. Kahvenin görülen birçok faydasından bir ikisini kısaca söyleyeyim. Evvela balgamı eritip yok eder, mide bulantısı ve kusmayı önler, karındaki yelleri giderir, basurlara, kulunca, nasura, göz kapağında çıkan kıpkızıl uyuza ve iltihaba çok iyi gelir. Sebebi şiddetli ateş olan baş ağrısını ve bütün nemleri keser. Hekimler, ağıza da faydası var demiştir. Gözü hiç açamadan ortada kör gibi gezdiren, kötü kokunun dimağa çıkmasıyla beli büken bulanık görme hastalığının da ilacı ve çaresi kahve içmektir. Kahve iç, kahve kederi giderir, dimağı ve aklı parlatır. Uykusuzluğa sebep olması başkadır; o, salihlerce Allah’ın bir lütfu olarak görülen bir durumdur. Kahveyi soğuk-kuru diye bilme; sana onun iki kısmını anlatayım: Kabuklu olduğu için tabiatçe soğuk-kuru, Yemen’e mahsus bir ağaçtan olduğu için de çok sıcaktır, öyleyse niçin deme. İçmeye alışınca tabiatçe sıcak faydalı olur. Özellikle iyi pişir ki bünnî olsun, zerre kadar su damlası kalmasın, saf ve koyulaşıp fincân içinde cilve göstersin. Artık, süt ve hurmâ bile onun eşi benzeri olamaz’’
4. Soruya geçelim. Burada da Şeyhülislama kahveyi sunanların içine haram katabilecekleri şüphesiyle fıkıh ehlinin içilmemesi yolunda görüş bildirdikleri, bu konuda kendisinin görüşü sorulmuştu, o da şöyle cevap vermişti:
Cevâb-ı râbi’
Şübhe-i râbi’ün acibdür kim
Ola âkil olana hâtır-sâ
Vehm-i mahz ile kankı mezhebde
Buna tasrîh ola yâhûd îmâ
Ki i’tibârât-ı vehmile bir şey’
Yâ harâm u halâl ola hâşâ
Misk ü ‘ôd u zübâd u ‘anberdür
Gâlibâ içine olan mülkâ
Buna şâhid yeter müşâhedemüz
Var yürü eyleme yavuz da’vâ
Mat’am u meşrebinde her kişiye
Mü’mine hüsn-i zandurur ahrâ
Yani özetle diyordu ki:
‘’Dördüncü şüphen akla ziyan bir şüphe olup hangi mezhepte sırf vehimle bir şeyin haram veya helal olmasına bir açıklama veya ima vardır? Onun içine atılan galiba misk ü anber ve öddür ki buna bizim tanıklığımız yeter. Öyleyse yürü git, kötü düşünme; kişinin yemesinde içmesinde mümine yakışan, hüsnüzandır.’’
Ve beşinci soru: Burada da Şeyhülislama kahvenin içildiği meclislerdeki zarif insanların hep kınandığı söylenmiş ve bu konudaki görüşleri istenmişti.
Şeuhülislam Bostanzade Muhammed Efendi’nin cevabı şöyle olmuştu bu soruya:
Hâmisâ zemme olması bâ’is
Degil aslâ müsellemü’l-fehvâ
Lutf u hulkı olan kimesneye bil
Kahve içmekdurur hemîşe safâ
Arturur lutfını ziyâde ider
Lutf u ihsân olur ol olduğı câ
Habs tab’ı olan velî her-bâr
Her ne mevzi’de kim ide me’vâ
Zehr-i kâtil olur kelâmı anun
Hayra açmaz dehen çün ejderhâ
Varise zerre denlü aklun eger
Yüri var kılma yok yere da’vâ
Göz yumup kimse zemmini itme
Söyleme bulduğun ale’l-ımıya
Budurur sözüm evvel ü âhir
Temme bi’l-hayri hâzihi’l-fetvâ
Evet, Beşinci soruya da şöyle cevap veriyordu Şeyhülislam Bostanzade Muhammed Efendi:
’Beşinci olarak, ayıplamaya sebep olması aslâ kabul edilebilecek bir şey değildir. Bil ki, iyi huylu kimseye kahve içmek daima saflık ve güzellik verir, bulunduğu yerde iyilik ve güzellik olur. Lâkin, kötü huylu bulunduğu yerde devamlı zehirli sözünü kusar, ejderha gibi olan ağzını hiç hayra açmaz. Eğer zerre kadar aklın varsa yürü git boş yere dava yapma; gözü kapalı kimseyi ayıplama; bulduğunu körü körüne söyleme. Benim sözüm baştan sona budur ki, bu fetva güzelce bitti.’’
Yani Efendim Şeyhülislam Bostanzade Muhammed Efendi, kahvenin helal olduğuna dair fetva verdiği gibi pek çok faydasına da işaret etmiştir.
*****
Bitmedi
Daha devam edeceğiz zira dananın kuyruğu gelecek bölümde kopacak aslında.
*****
Makalenin bu iki bölümünün hazırlanmasında aşağıdaki linkteki yazıdan faydalanılmıştır. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1482240
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.