Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Deprem

                                                                                                     "Depremlerde kaybettiğimiz yitip giden canlarımıza ithafen mekanları cenneti âlâ olsun."

Toprağı kan tuttu,

yetim bir sabahın açık alnından.

Gözler ışığa küsünce

ışıklar kendi canına çekilince;

ne lamba lamba kaldı,

ne pencere pencere.

Bir anda her şey

görünmekten utanan burun gibi

simsiyah bir peçenin altında kaldı.


işte öylece…


Gök kızına ağladı,

yer oğluna.

Geride kalanlar halkına.

Yarısı dua, yarısı taş,

yarısı isim, yarısı kopuş yarısı baş.

Kalem kaderine kırık.

Mürekkep vakte,

enkaz, içindeki yaşamla olan akte.


işte öylece…


Bir harf yerinden oynar ya hani;

bütün alfabe öksüz kalır.

Bir ev çöker ya hani;

yalnız duvar değil,

evin içinde “yarın” diye bırakılmış

bütün cümleler yarım kalır.

Sarılınca soğur mu gözyaşların?

Acının ilk huyu donmak,

Buz keser insan faydasız ruha dokunmak.

Sonra ısınır toprak;

altında kalan son nefeslerin,

son bakışların,

son “buradayım”ların

avuçta taşınamayacak kadar ağır sıcaklığıyla…


işte öylece…


Göz kaderine yenik;

Bakış dediğin

molozlardan sızan tozlu bir delik

boynu vurulmuş bir kuş gibi

sıkışan bacaklardan

kan iner

küflü demirler sırıtır

beton gözenekler ardından.

Dualar haykırmadadır.

Gözler yukarı bakmadadır.

Umutlar savruk.

Yürekler yıkılmıştır.

Ve gök de yer kadar kırılmıştır.

“Geçecek” diyemez kimse;

geçmek zamana ait bir fiil olmaktan çıkmıştır.


Duvarlar sesini yitirir,

Ev yalnız çatısından değil,

hatırasından da geri çekilir.

Bir fincanın kulpu,

bir çocuğun uykusu insanlığını afallatabilir.

Bir yastık, başını kaybetmiş,

Bir nabız, bedeninde gerilir.

yarı açık dolapların kapağı,

Yarı kırık bebeklerin yatağı

birazdan usulca gelecek

örtüyü düzeltecekmiş gibi bekler

Beyhude… Yüzlerde beton karası

yığınların içinden çıkar kan içinde anası.


işte öylece…


Bir terlik eşini arar.

Bir oyuncak araba,

oynanacağı çocuğu beklerken

çığlıkların ortasında kalır.

Dinmez kimsenin yarası

Sahiden

eşyalar insanlardan sonra da ağlar mı?

çarpık duran sandalye,

sırları dökük çatlamış ayna,

çerçevesinden düşen fotoğraftaki abla,

Mahir bir elin izi durur bardakta,

naftalin kokusuna tam doyamamış çeyizler bekler dolapta,

yastığın kıyısında saç teli,

kapının ardına sıkışmış son telaş.

yıkılan tuğla değil aslında…

Hepsi birden

evin altında.


işte öylece…


Babalar omuzlarını taşa çevirir o gün.

Anneler dualarını avuçlarına alır.

İnsanlar birbirinin adını

can taşıyan bir ipmiş gibi

sıkı sıkı çeker karanlığın içinden.

Bir ses

başka bir sese ulaşsın diye

yüzlerce boğaz kendini yırtar en derinden.

Melekler yorulur,

insanlar diz çöker,

toprak acı iniltileri dinler o gün.

Her ağızdan başka bir isim düşer yere

her isim

bir ocağın yıkılan duvarına

yazılır yeniden.


işte öylece…


İnsanın altındaki “yer durur” duygusu çöker.

Yeri yer olmaktan,

göğü gök olmaktan çıkarır.

Bir an gelir

hepimiz

kırığın içinde kalmış çaresiz çocuklara döneriz;

birbirine karışır gündüz ve gece

tozla iman arasına sıkışır her hece.


Kalem kaderine kırık dedim ya!

İnsanın kendine kurduğu evren kırılır.

Akşamın geçeceğine,

sabahın geleceğine,

yatağın akşamdan sabaha aynı yerde kalacağına,

bir lambanın aynı düğmeyle yanacağına,

bir duvarın sessizce kendini taşıyacağına

o eski, o tembel, o insanî inanış kırılır.

İnsanın yeryüzüne duyduğu güven kırılır.

her şey biraz daha emanet,

biraz daha,

mucize.


işte öylece…


insanın insana uzanan eli.

Bir başka ele değdiğinde,

göz

bir başka gözü enkazda beklediğinde,

Sevgili

sevdiğini kendi adı gibi söylediğinde,

Bir çocuk

tozun içinde sevdiğinde annesini.

Bir parça ekmek,

bir yudum su,

bir battaniye,

bir “buradayım”

yeniden kurdu yeryüzünün kırık cümlesini.


işte öylece…


Toprak

Kan tuttu,

gözyaşı emdi,

üstündeki,

ayak izini unuttu belki de

ama insan şehirleri yeniden yaparken

aynı yere kurmadı.

sönmüş ışıkları,

yere düşmüş bakışları,

sarılınca soğuyan gözyaşlarını

Unutmadı.


işte böylece…

İşte bu yüzden dünya

yeniden dönebildi biraz.


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Deprem

SönmezKORKMAZ SönmezKORKMAZ