Ve Sen Çekip Gittin
‘’Sonra gittin.
Beyaz bir küf büyüdü evde, tersten yağan kar gibi.
Keşke dünya toz şekeri ile kaplı olsaydı.
Çocuk oldum sonra ağladım, yağmur bile beni ayıpladı.
Söz dedim, söz verdim.
Ruhumu gömdüğüm yer hala belli.
Güneşi özledim, sonra seni’’(Didem Madak)
Beyazdın sen ve safça sevmeyi öğreten
Bense reddetmişken aşkı değil mi ki neferiydim imkânsızlığın
Bile bile mutlu aşkların olmayacağını
Bu sefer de her halükarda sevdim
Adeta bir çiy tanesi gibi
Söyleyemedim de sana âşık olduğumu defalarca
Kıyısından döndüm önce aşkın sonra şehrin
Sonra öyle bir aşka düştüm ki, anne
Şiirlerle avunmayı öğrendim usulca
Her yazdığımda uçmayı öğrendim sense başköşede
Onaylarken beni:
Bir sana tutundum bir de şiire gönül verdim
Ama şiirler yapmadı senin yaptığını
Sen nasıl oldu da avuçlarımdan kaydın gittin tek nefeste?
Ve tek hecede saklı tüm kuramları da alt üst ettin
Senden sonra şiirler de anlamını yitirdi şehir de aşk da
İlk aşkımı sana söyleyemediğim kadar da dolu iken içim
Bir ada vapuru gibi
Ya da Üsküdar’a giden dolmuş
Ve onlar da geri dönmedi senin bana attığın kazık gibi
Tamam, canım, kazık kakmayacaktık cihana
Ama sen dalımdın sen çiçeğimdin rüzgârımdın
Ve anne, sen benim henüz yazmadığım
En güzel şiirimdin
Hem serin
Hem masum
Ve ne yazık ki mazlum
Damarlarımda akan kanda yüzdürüyordum seni
Ve eksik kanında eksik değerlerinde
Ve alamadığın her nefeste yaşatmadım mı seni Rabbin izni ile?
Mikado çöplerimde yaşayan bir oyundun da
Tüm logolarda inşa ettiğim şehir
Ruhumu kuruttuğum o çamaşır
İpi
Kuruntularımda dahi unuturken tüm sıkıntımı
Senle bütünleşen
Seninle racon kesebilen
Bir kabadayı olmaya öykünmüştüm hem
Öldüğüm kadar senin her acında her hastalığında
Ömrümü sana versin diye Mevla
Yemin etmiştim kutsal kitaba
Ve sen ansızın çekip gittin
Sonra şiirlerim de çekti bir kuru kâğıt gibi kırık dal gibi
Ruhumdaki tüm neşeyi emdi çekti bitiriverdi gizemi
Sen benim gizimdin izimdin hatta is’ imdin
Şehirle bütünleşen sisi ve efkârı
Dağıtan kâh nazım kâh nesirdin bana ilham olan
Yegâne varlık tümlendiğim kadar
Seni nasıl oldu da koruyamadım, dercesine
Tapındığım Rabbime de kırıldım senden sonra
Çünkü seni benden çekip almıştı bir gecede
Ve verdiğin son nefeste
Saniye farkı ile yanında olamadığım
Tüm çekincelerimi uyutmuştum hem sen yaşarken
Çevirgen dualarında fink atan bir melektin
Kanatların kırıktı ve tenin solgun
Ruhun ve bedenin nasıl da yorgun
Ama sen benimdin sadece benim
Ve hoşça kal demeden dahi gidiverdin
Ölümle sözleştiğini bilsem de defalarca öncesinde
Defalarca gidip gelmiştin oysaki
Ama geri dönmemek adına öylesine hızlıca terk ettin ki beni
Şiirlerim de kırgın benim gibi
Şehir de
İs de yok artık sis de
Rabbine şirk koşanlar ise nasıl da mutlu senden sonra
Bildiklerinden çok öte,
Ah, anne bir bilsen sana söyleyeceğim ne çok şey var
Şiir
Ve şehir
Issızlığıma yağan kar kadar
Kardığım ne varsa kandığımdan da öte
Kaybolmakla eş değer
Yazmasam da çoktan ben de çekip gitmiştim senin gibi
Gerçi yarım yok artık senden sonra
Kalan yarımla idare ediyorum evrenin ve kaderin verdiği
Ültimatomla…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 6
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.