Babamın Kaseti
Evinizin direği babamız, ayda bir veya iki kez gittiği pazardan siparişlerimizi eksiksiz getirirdi. Önce not alır, sonra hesap kitap yapardı. "Baba, ayakkabım ya da pantolonum yok." dediğimizde, kendi istediğine göre alır ve onu giyerdik; markasıymış, rengiymiş, kumaşıymış bilmezdik.
Ablalarım halı dokur, geçimimizi ondan sağlardık. Teybi son ses açarlardı; arabesk şarkılar içimizin tercümanı olurdu. O döneme damgasını vurmuş kaç tane arabesk sanatçı varsa hepsinin kasetleri vardı poşet poşet. Defalarca dinlediğimiz için şarkıları ezberlemiştik.
Sanatçı ve kaset ismini söylemiyorum:
"Baba, bize şu kaseti alıver." dedi ablalarım. O zamanlar hepsi yirmili yaşlarındaydı; içlerinin kıpır kıpır olduğu, hormonlarının etkisiyle değişimin ilan edildiği yıllar...
Rahmetli babam kaseti almış ama ablalarımın istediği kaseti değil, kendi istediği kaseti. Bozlaklar, türküler, ağıtlar, uzun havalar o yaşlara pek hitap etmediğinden:
"Baba, senin aldığın kaset hep uykumuzu getiriyor." dediklerinde kızmış; teybin içinden kaseti aldığı gibi ayaklarının altında çiğneyip pencereden aşağıya atıvermişti.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.