Anamur'da Bir Yalnız Martı
Uzaklıkları mesafeler alan, uzun Anamur kıyılarında, hoşlandığım doyumsuz vakitler geçirdiğim, çıplak ayaklarla, sahil yürümelerimden birini yapıyorum. Bizim yazlıkların olduğu sahilde, dere yatakları yanlarında oluşturulmuş 2 dalgakıran var. Dalgakıranlardaki kayalar üzerine oturmayı ve burada denizi seyretmeleri çok severim. Bu sadece bana mahsus bir şey değildir. Burada biralarını içip, sigaralarını tüttürenlerde oturur. Onları çevreyi kirletmedikçe rahatsız edici bulmam ama çoğu ne yazıkki umursuz ve duyarsız davranış, hâl ve hareketleriyle sigara izmaritlerini ya taşlarda ezer, söndürür yada 2 parmakları arasına alarak denize fırlatır, boş bira şişeleri ve teneke kutuları da oralara bırakırlar. Dalgakıranlar kütlesel büyük ve ağır kayalardan oluşturulur. Anamur'da denize dökülen her akarsu deltasında belde yöneticilerinin yapıp, meydana getirdiği bir dalgakıran vardır. Burada kayalar üzerinde oturmak, denizi ama sakin ama dalgalı anlarında sularının kayalara vuruşuyla seyretmek benim çok hoşuma gider. Bu sahil gezimle dalgakıranların bitimindeki kayalara kadar yaklaştım. Hiç kaçmadı. Masum, cılız ve mazlum bir duruşu vardı. Bu yansıma besili olmamasından, beslenememesinden olsa gerek. Denizle dalgakıranlar arasından akan derenin içinde yana dönüyor, bu dönüşle yana döndüğü tarafı su içine gömülüyor sonra kafasını sokuyor, vücudunun tüylerle kaplı tüm kısmlarını ıslatıyor, yani tatlı su banyosu yapıyordu. Hiç kaçmamasından cesaret alarak, biraz daha yaklaştım. Beni görüyor ama ürkü vs.duymayıp, kaçmaya yönelik bir eylemde bulunmuyordu. Bu yaklaşımla daha yakından görüş alanımdan bunun bir martı olduğunu anladım. Bir süre keyifle onu seyrettim. Dalgakıranın benden taraftaki uç kısmındaki kayalıklarda bir balık avlayıcı olta takımlarıyla uğraşmakta. Belliki orada uzun bir süre bekleyip, oltayla balık tutmaya çalışacak. Bir kayanın üzerine oturdum. Deniz masmavi görünümüyle tam seyirlik. Şiir yaz, hopla, zıpla, günün hayat şartlarının her türlü olumsuzluklarındarn arındır kendini, fırlat fırlatabildiğin kadar bütü dertlerini, masmavi görünümdeki denizin, bu dertlerin bir daha seni sarıp sarmalamayacak çok uzaklarına. İleride, ötelerde Kıbrıs var. Akşamları ışıklarıyla yansır ama gündüz hava sıcaklığının oluşturduğu buharlaşmayla oluşan sisten ötürü, görüş ufkunuz perdelenir, göremezsiniz. Anamur yani Akdeniz, martıların bol, bol balıklar avlayıp, bulabileceği, yahutta balık avlamaya çıkan balıkçıların onlara balık atıp besleyecekleri bir yer değil. Akdeniz'de balık yok. Üzülerek belirtiyorum bu kente balık, denizlerdeki havuz balıkçılığı yapılan yerlerden gelmekte. Bu işi meslek edinip, avlanmaya çalışan balıkçılar da, kıt kanaat nafakalarını temin etmekteler. Benim martı; bu balık yokluğundan beslenememesinden dolayı mahsun ve mazlum bir görünüme düşmüş olabilir. Biraz daha aşağıya inip daha yakından resmini kameraya almak istedim, yıkandığı sulardan zorlukla kalkıp uçabildi. Denize doğru değil, kıyıdan Anamuryum tarafına, kaçarcasına.17/Temmuz-2021 Şerafettin Sorkun/Anamur'dan
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.