Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Öz Frekans

Evren bir bütündür. Onu, olduğumuz frekansla aynı megahertz bandındayken görürüz. Radyo dalgaları gibi bütün kanallar aynı anda mevcuttur; fakat biz yalnızca ayarlandığımız kanalı net olarak alırız. O kanala tam olarak ayarlandığımızda, sadece sesi değil, o frekansın taşıdığı bütün varoluş kalitesini de biliriz.


Yaydığımız spektrum dalgalarıyla, evrende bizimle aynı kanalda titreşenlerle bağ kurarız. Aynı mekânda olsak da olmasak da bu bağ geçerlidir. Sözün, mesafenin ve bedenin ötesinde, frekans uyumuyla kurulan bir yakınlık vardır. Hiç konuşmasak bile bir insanın enerjisinde kendi aynılığımızı ve farklılığımızı hissederiz. Bu hissediş, aynı frekans bandında olmanın doğrudan sonucudur.


Evrenin kendisi nötrdür. Güneş her gün aynı yerden doğar, aynı yerden batar. Gökyüzü, tabiat ve kozmik düzen kendi titreşimini sürdürür. “Uğursuz gün”, “ağır enerji”, “kötü tesadüf” gibi tanımlar çoğu zaman bizim projeksiyonumuzdur. Dışarıdaki gerçeklik değişmez; değişen, onu okuduğumuz frekanstır. Zihin her zaman iyi yönde doldurmaz. Korku, eksiklik ve eski yaralar üzerinden otomatik yorumlar üretir. Bu otomatik doldurma, farkında olmadan düşük frekans yaymamıza neden olur.


Asıl olan ise hep vardı. Biz onu yeni icat etmiyoruz. İçeride zaten mevcut olanı, içsel olarak hatırlıyoruz. Yüksek frekans kazanılan bir şey değil, açığa çıkarılan bir şeydir. Unuttuğumuz öz titreşimin önündeki perdeleri kaldırdıkça, evrenin daha ince katmanları görünür hâle gelir. Bu hatırlayış, Platonik anamnesisin ve kadim mistik geleneklerin işaret ettiği o eski hakikatin modern bir ifadesidir: Bilgi çoğu zaman öğrenilmez, hatırlanır.


Hatırlamanın ardından tanıklık gelir. Tanık olduğumuzda frekansları görmeye başlarız. Hangi titreşimin devrede olduğunu fark ederiz. Görmek, seçme alanını açar. Artık frekans tarafından sürüklenmek zorunda kalmayız; bilinçli olarak istediğimiz frekansı tercih edebiliriz. Otomatik zihin doldurur. Tanık zihin görür. Gören zihin seçer.


Bilinçli seçim, frekans ontolojisinin etik boyutudur. Yaydığımız her düşünce, duygu ve niyet bir spektrum dalgasıdır. Bu dalgalar evrene karışır ve aynı kanalda olanlarla rezonansa girer. Bu nedenle insan, yalnızca kendi iç hâlinin değil, yaydığı frekansın da sorumluluğunu taşır. Uyumlanmak, zorlama değil; hatırlanan öz frekansa bilinçle yerleşmektir.


İki insanın yolu kesiştiğinde, iki ayrı frekans birbirine temas eder. Her karşılaşma görünür bir iz bırakmaz; fakat gerçek bir karşılaşmada en az biri değişime uğrar. Çünkü bazı insanlar hayatımıza yalnızca eşlik etmek için değil, içimizdeki frekansın ayarını değiştirmek için dokunur.


Sonuç olarak varoluş, mekânda değil spektrumda gerçekleşir. Gerçek yakınlık aynı megahertz bandını paylaşmaktır. Gerçek özgürlük ise otomatik doldurmaların ötesine geçip frekansını bilerek seçebilmektir. Olan hep vardı. Biz yalnızca onu hatırlıyor ve seçiyoruz.


Hamiye GÜL

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Öz Frekans

Hamiye Gül Hamiye Gül