Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Varlığın Kıyısında İmkân Ve Rıza

Varlığın Kıyısında İmkân Ve Rıza

Varlığın kıyısında, henüz biçim almamış bir rüzgâr gibi eser imkân. İnsan, bu sonsuz ihtimaller denizine fırlatılmış köpükten bir zerre gibidir. Hangi kapıyı çalsa arkasında yeni bir labirent, hangi yola girse ufukta başka bir belirsizlik bulur. Kendi dar havzasında her şeyi yapabileceğine inanan hevesimiz, imkânın büyüleyici fakat soğuk örtüsüne bürünür. Oysa tek başına imkân, anlamdan yoksun muazzam bir boşluğun cilalanmış adından başka nedir ki?


Geceyle gündüzün, varlıkla yokluğun teğet geçtiği o gizemli eşikte duruyoruz. Dünya, serpiştirilmiş imkânlar, açılmayı bekleyen tomurcuklar ve gerçekleşmeyi uman rüyalar panayırıdır. Fakat bu panayırın gürültüsü, ruhun asıl susuzluğunu sağlamca dindirmeye yetmez. Çölün kuma çizdiği değişken çizgiler gibi, illüzyondan ibaret bir ihtimaller silsilesi içinde yankılanır çığlığımız. Gerçekleşen her şey, sırf gerçekleşebildiği için değerli midir acaba ?


İnsan kalbi, nihayetsiz isteklerin ve bitmek bilmeyen tırmanışların sahnesidir. Olabilenin cazibesi, kalbi her an bir başka uçuruma ya da bir başka zirveye çağırır. Ancak her imkân bir hayra açılmaz, her yeşeren tohum bir cennet bahçesi vaat etmez. Şekil alan ama ateşte pişmeyen hamur gibidir rızadan yoksun bir imkân. Zira varlık, ancak bir  Sağlam bir anlam’ın dokunuşuyla hamlıktan sıyrılıp kemale erer.


İşte tam bu noktada, karanlık kuyuların dibine uzanan sağlam bir ip gibi sarılır o yüce hakikat: "Mümkün, senin rızandır." İmkân âleminin o çalkantılı, kararsız denizini durgunlaştıran, kemale erdiren ve ona ebedî bir renk veren biricik iksir, İlâhî Rıza'nın ta kendisidir. 


Bir şeyin yalnızca "olabilir" oluşu değil, O'nun tarafından sevilmiş ve kabul görmüş oluşu, varlığı kudsiyetin eşiğine taşır. “Mümkün senin rızandır” demek, insanın hayatın kapılarını kendi anahtarıyla açamayacağını fark ettiği o sağlam eşikte durmasıdır. 


Mümkün olanı yalnızca gücümüzün, hesabımızın ve irademizin sınırlarıyla ölçmediğimizde, kaderin sessiz dilini duymaya başlarız. Çünkü bazen insanın “olmaz” dediği yerde bir kapı aralanır, bazen de bütün imkânlar önümüzde dururken görünmeyen bir el onları kapatır. İşte rıza, bu bilinmezliğin içinde kalbin kırılmadan bekleyebilmesidir.


İnsan çoğu zaman mümkün olanı kendi arzusunun biçiminde düşünür. İstediği olsun, beklediği gelsin, kurduğu yol bozulmasın ister. Oysa hayat, insanın çizdiği düz çizgileri çoğu zaman kıvrımlı yollara dönüştürür. 


Bir dilek, gerçekleşmediğinde yok olmuş sayılmaz, belki başka bir surete bürünmüş, başka bir vakte ertelenmiş, başka bir hikmetin içine saklanmıştır. “Senin rızandır” diyebilmek, arzunun üzerine ince bir teslimiyet örtüsü sermektir.


Rıza, vazgeçmek değildir, kalbin isyan etmekten vazgeçmesidir. İnsan elinden geleni yapar, kapıyı çalar, yolunu yürür, duasını eder; fakat kapının ne zaman açılacağını kendisine ait bir hüküm olarak görmez. Çünkü kulun vazifesi yürümektir, menzili tayin etmek değil. Belki de teslimiyetin en güzel tarafı budur: İnsan çabasını bırakmadan sonucunu Allah’ın takdirine emanet eder.


Hayatta bazı şeyler vardır, insan onları zorladıkça uzaklaşır, bıraktıkça yaklaşır. Çünkü bazı kapılar güçle değil, teslimiyetle açılır. Rıza da böyle bir kapıdır. İnsan kendi hükmünü biraz geri çektiğinde, hayatın üzerinde yalnızca kendi iradesinin bulunmadığını fark eder. Gökyüzüne baktığında bulutların nereye gideceğini belirleyemediği gibi, ömrünün bütün duraklarını da belirleyemez. 


“Mümkün senin rızandır” bu yüzden yalnızca bir cümle değil, insanın kendi acziyetini güzellikle kabul etmesidir. İmkânsız sandığımız şeylerin mümkün, mümkün sandığımız şeylerin ise uzak olabileceğini bilmektir. Çünkü kendi dar idrakimizle kurduğumuz gelecek tasavvurları, O'nun rızasının ışığına tutulunca birer gölgeden ibaret kalır. Hakiki aydın-lık, sadece O'nun razı olduğu eşikte tecelli eder.


Bütün yolların tıkandığı, imkânların tükendiği sanılan o dar vakitlerde bile, rızaya açılan pencere daima ardına kadar açıktır. Çünkü en imkânsız görünen an, O'nun rızasıyla en büyük mucizeye dönüşebilir.


Bütün mesele burada düğümlenir: İnsan, kendi arzusunun kıyısından çekilip ilahî rızanın ufkuna baktığında, “mümkün” kelimesinin gerçek derinliğini anlar 


Hayatın karmaşasından, benliğin gürültüsünden geriye kalan tek hakikat budur: O razıysa her şey tamam, O razı değilse bütün imkânlar koca bir hiçtir.



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Varlığın Kıyısında İmkân Ve Rıza

Varlığın Kıyısında İmkân Ve Rıza

AYDIN UZKAN AYDIN UZKAN