Susuyoruz Aşkın Yüzüne
Geçmişi süpürüyor çöpçüler sabahın köründe
Kibrit çöplerinde yanmış bir orman ağıdı
Kül tablaları isyan ediyor söndürülen aşklara
Kırmızı dudaklarından damlayan tatlı zehir
Sarı ihanete uğramış bir yaprağın vedası
Göğe asılmış ıslak bir çarşaf gibi bulutlar
Vapur düdüğü yırtıyor yalnızlığın zarını
Kırık dökük hecelerle konuşuyoruz artık
Kuşlar bile unutmuş uçmanın mavi telaşını
Aynalara bakmaktan korkan yüzlerin şehrinde
Lambalar yutuyor kendi ışıklarını korkudan
Gölgelerimiz kavga ediyor duvarlarda biz susarken
Saatler ileri alınmış bir ayrılığa ayarlı
Zaman yara bere içinde kalıyor aramızda
Sessizliğin çığlığı sağır ediyor en sağır odaları
Gülüşlerimiz iğreti bir yama gibi duruyor yüzümüzde
Oysa ne çok söz birikmişti dilsiz damaklarımızda
Kendi sesimizden korkup saklanıyoruz sessiz harflerin ardına
Ne çok kelime israf ettik susabilmek için
Ne çok öldük, bir kere sevebilmek için
Deniz, mavisini kusmuş bir sarhoş gibi yatıyor kıyıda
İntihar mektubu gibi katlanıyoruz yastık altlarına
Ağaçlar asfalt gözyaşları döküyor beton dualara
Şimdi sadece susuyoruz, bağırarak susuyoruz aşkın yüzüne
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.