Ben Giderken
Oku...
Hattatın nefesle fakirin yüzüne nakşettiği derin kitâbeyi,
Mülkü çok olanın Hakkâk yontar,
Şerh edemediğin yüzündeki eski alfabeyi.
Gözlerindeki nûr ve yüzündeki çizgiler,
Şu koca külliyatın en sahîh tefsîri sanki.
Çevrilen her sayfada duyulan o ince çıtırtı,
Yıllanmış eklemlerinin anlaşılmayan sözleri olur.
Şu mülkten “BEN” giderken,
Mürekkepsiz yazılan,
Okunması zor silik bir yazgıyı nakşeder yüzüne.
Hakkâk yontarken sükûn taşını,
Yüzlerinden tanırsın onları,
Şu mülkten “BEN” giderken.
O vakit ya gök kubben griye çalar,
Yâhut seher vaktidir;
Birazdan güneş doğar.
Nem verir toprağına kuru bir ayaz,
Yâhut kokusunu bir senin duyacağın
Tatlı, serin bir meltem.
Gözlerinden süzülen o çiğ taneleri
Ya gülden esen o kokunun sevincinden,
Ya da göçen kervânın ardından tutulan mâtemden.
Şu mülkten “BEN” giderken,
Ya gül bahçesinde bembeyaz bir gül daha açar,
Gülistânın rengince.
Yahut ürkek, soluk sarıya çalar tenin,
Kazası olmayan Cuma vakti girince;
Ya gül ile misk kokar hayat ile demlenmiş son nefesin,
Yâhut is ve duman…
Ya selvi olur… gül kokar bahçen,
Yâhut bedendir son liman.
Şu mülkten “BEN” gidince...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.