Adsız Nehir
Bir geminin iskeletinde başladı sızı,
Deniz henüz yoktu, toprak kuru bir ayazdı.
Yanaştım bir ustanın dumanlı ocağına,
Dedim: "Usta, bu demir neden bu kadar hırçın?"
Gülümsedi pürüzsüz, nasırlı elleriyle,
"Dövülmeyen demir," dedi, "kendini tahta sanır."
Yürüdüm, bir yol çıktı iki denizin birleştiği yere,
Orada bir adam dururdu, heybesinde sükûtla.
Dedim: "Yoldaş olayım sana, menzilim uzaktır."
Dedi: "Yolum sabırdır, suali sevmez adımlarım."
Bir tekneye bindik, dibini deldi ansızın,
İçimden feryat ettim: "Bu ne zalim bir iştir?"
Meğer arkadan gelen korsanlar varmış yolda,
Kusurlu olan tekne, kurtulmuş esaretten.
Sonra bir duvara rastladık yıkılmak üzere olan,
Kimse ekmek vermemişken şehrin sokaklarında,
Eğildi, duvarı baştan ördü eliyle.
Dedim: "Neden emek verirsin bu vefasız taşlara?"
Meğer altında bir yetimin hakkı saklıymış,
Zamanı gelene dek durmalıymış ayakta.
O gün sustu içimde acele hüküm veren.
Yol beni bir sazlığın kıyısına getirdi sonra.
Bir kamış kesiyorlardı bağrından toprağın.
Gözyaşı dökmüyordu canı yanarken bile,
Biliyordu içini boşaltan bıçağın sırrını.
İçine ateş değdi, delikler açıldı teninde,
Fakat feryat etmedi, bir ney oldu üflenen.
Boşaldıkça içi, içinden ilahi bir ses taşan,
Bir nefesle can buldu, dünyaya huzur veren.
Yıllar bir nehir gibi aktı sakallarımdan aşağı,
Şehirler kurdum içimde, şehirler yıktım.
Eskiden dünyayı düzeltmeye kalkışırdım,
Şimdi sadece kendime bir yer aradım.
Ne gökten bir ferman indi adıma yazılı,
Ne de gizli bir hazine buldum toprağı kazıp.
Fakat ilk kez içimdeki hırsın ve telaşın dindiğini
Yürümenin bir vatan olduğunu hissettim.
Şimdi bir yol kenarında otursam dilsizce,
Biri gelip de sorsa: "Ne anladın bu ömürden?"
Kelimelerle yormam artık yorgun başımı,
Sadece toprağa akan suya bakarım.
Ve derim ki usulca:
"Ben yolu bitirmedim, yol beni bitirdi.
Ve nehir, en sonunda kendi yatağını buldu."
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.