Kördüğüm Ve Neşter
Bu şiirde yer alan tüm metinler, tamamen kurgusal (kurmaca) bir evrenin
ve sanatsal bir yaratımın ürünüdür. Şiirlerde geçen karakterler, unvanlar,
mekânlar, olaylar ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup evrensel insan doğasını,
güç olgusunu ve bireyin içsel/vicdani sorgulamalarını ele almak adına birer
edebî metafor olarak kullanılmıştır.
Metinlerin hiçbirinde gerçek bir şahsı, kurumu veya toplumsal yapıyı hedef alma,
hedef gösterme, karalama veya alenen aşağılama amacı (kastı) bulunmamaktadır.
Gerçek hayattaki kişi, kurum ya da olaylarla var olabilecek her türlü benzerlik
tamamen tesadüfidir.
Eserlerin tamamı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve uluslararası hukuk metinleri
tarafından güvence altına alınan "Sanat ve İfade Özgürlüğü" sınırları içerisinde,
tamamen edebî ve estetik kaygılarla kaleme alınmıştır.
Yazar: Karanlıkta saklı ışık
---
Gece yarısı, ameliyathanenin kör edici, kireç beyazı ışığı altında,
paslanmaz çeliğin soğukluğu parmak uçlarımdan kalbime sızıyor.
Karşımda yatan gövde, bir insan değil artık benim için;
bir sonraki terfi krizinin, o lüks kliniğin alelacele kesilmiş faturası.
Monitörün düzenli bip sesleri,
vicdanımın son çırpınışlarını sayıyor.
Ben yukarıda, mermer masada,
paranın emrettiği kesikleri genişletiyorum.
Tıbbiyeden mezun olurken ettiğim o mukaddes yemin,
profesörlerin kibirli odalarında,
sponsorlu kongrelerin otel lobilerinde kayboldu.
Şimdi her sabah vizite çıkarken arkamda bıraktığım o çaresiz gözler,
beni cüzdanımdaki kabarık güçle, kibirli unvanla selamlıyor.
Korku, ameliyat eldiveninin pudralı beyazlığında saklanıyor;
maskeyi her yüzüme geçirdiğimde,
insanlığımdan biraz daha soyunuyorum.
Oysa babam, elleri nasırlı bir işçiydi benim.
“Bir can kurtarmak, dünyayı kurtarmaktır.” derdi
eski bir radyonun cızırtısı arasında.
Şimdi onun bıraktığı o lekesiz miras,
hastanenin döner sermayesinde,
hisse senetlerinin arasında eriyor.
İhtiyacı olmayan o kadına gençlik reçeteleri karalarken,
hangi neşterle hangi gerçeği budadığımı,
hangi yalanı diktiğimi unutuyorum.
Kaç bin dolara satılır bir insanın nefesi?
Hangi lüks araba temizler
elime bulaşan bu görünmez irini?
Pahalı sofralarda
başarılarımız porselen tabaklarda bölüşülüyor;
biz neşteri derinleştirdikçe,
hastane zincirlerinin kâr marjı büyüyor.
Eve döndüğümde koridorda beni karşılayan kızım,
“Ellerin ne kadar soğuk, baba.” diyor,
irkilerek sarılışından kaçıyor.
O küçük, sıcak avuçlarını tutarken,
parmaklarımın arasındaki o hayali kan kokusu,
beni kendi çocuğumun gözünde bir canavara dönüştürüyor.
Başhekime sunulacak istifa mektubu
çekmecemde sararıyor aylardır.
Biliyorum,
bu steril laboratuvarda yıkanmakla geçmez bu kir.
Çekmecemde sararan istifa mektubunu
bu gece ilk kez çıkarıyorum.
Neşteri masaya bırakıyorum.
Kızımın elleri hâlâ soğuk ellerimi ararken,
babamın o eski cümlesi
yeniden çalıyor içimde:
“Bir can kurtarmak, dünyayı kurtarmaktır.”
Ben bugün
önce kendimde
hangi canı kurtaracağımı bilmiyorum.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.