Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
5 (1 oy)

Ölüler Yaşar mı İbrahim

Ölüler Yaşar mı İbrahim

ÖLÜLER YAŞARMI ? İBRAHİM

Her hikâye hak eder belki

yazılmayı sil baştan.

Sonların başlangıcı olur

yaşlı kabristan.

Boynu büküktür ölüler

ay ışığı altında.

Fatihalar asılıyken

baş uçlarında.

Sıra sıra dizilirler derviş misali.

Girerler, koyu siyah geceliği ile

gecenin koynuna.

Herkes kendi sahip çıkar,

günahları boynuna.

Bozulmasın diye ölümün mütevazılığı,

gölgeler ruh bulur başka biçimde.

Yokluğun dirilişi başlar

varlık içinde.

Dergâhıdır selvilerin

sonsuz yalnızlığı.

Islak çimen kokusu

kaplarken ıssızlığı,

titrek bir neyin son nefesinde

kıyam eder semazenler kudüm sesinde.

Geceyi bağlayan tel tel ipliklerine

sis çöker ölülerin kirpiklerine.

Soyundum utanmazlığımdan.

Tüm kaygılarımı çıkarıp

attım karanlığın içine dileklerimi.

Sessizce uzanıp taze toprağa,

gökyüzüne bıraktım sevdiklerimi.

Uçan balonlar gibi yükseldiler.

Yükseldikçe

yıldızlara değdiler.

Toprak bana kaldı,

gittikçe küçüldüler.

Ilıktı toprak, hatta sımsıcak.

İçimdeki kanı tutmasam,

sanki dışarı fışkıracak.

Aksın ki kanım,

oracıkta öleyim.

Ölü olduğumu

bizzat göstereyim.

Ölüleri dinledim sessizce,

muhabbet ediyorlar.

Kimi yeni gelmiş,

kimi müebbet yemiş.

Zamansız gelen bu ölüye

anlamsız bakıyorlar.

“Olmaz ki birader,”

dedi oradan biri.

“Doğru dürüst ölmeden

getiriyorlar içeri.

Sanki burası bir oyun yeri!

Talkını bile verilmedi bunun.

Bir bakın hele,

ölüye benzer hâli var mı şunun?”

Boynum bükük, utangaç:

“Tamam, haklısınız...” dedim.

“Onlar beni öldürdü de

belki ben ölemedim...

Aslında ben de ölüyüm sizin gibi...

Ölü ve yalnız...

Tek farkım sizden,

sahte bir yaldız!

Varsın olsun,

bu kusurumu hoş görün.

Ben de sizin gibi ölüyüm.

İnanmazsınız ama,

yürüyen bir gömüyüm.

Benim de kıyafetlerimi verdiler

ihtiyaç sahiplerine.

Ayakkabılarım kondu

dış kapının önüne.

Fotoğraflarım

çoktan tozlandı bile.

Sevdiğim kitaplarım çöpe atıldı.

Tespihim, tabakam

eskiciye satıldı.

Nasıl dersiniz ki

sen ölmemişsin diye?

İlla ki toprağın altına

girmek mi lazım?

Ölmüş işte, diyor bak

alnımdaki yazım.

Başka ne gelir ki elimden?

Öldüm dedim,

kimse aldırmadı.

Cenazemi kimse kaldırmadı.

En hüzünlüsü,

arkamdan hiç kimse ağlamadı...

Ben mezar taşı olmayan

ölülerden biriyim.

Sanmayın ki yaşıyorum, diriyim.

Yok bir gönülde

müstesna bir yerim.

Kıvrılayım şuraya sessizce.

Sizden biri olayım, müsaadenizle.

Bana da bir yer yok mu

bu selvilerin gölgesinde?

İnleyen bir selânın

Kürdilihicazkâr bestesinde.

İşte, bir ölü gibi yatıyorum,

cansız ve hissiz.

Karanlık bir kuyu kadar

dipsiz.

Taşlaşmış yüreğimi

diktim baş ucuma.

Keşkelerimi çıkarıp bileklerimden,

ortaksız her suçuma.

Bir Fatihaya muhtaç kalma korkusu

ne menem?

Sırat Köprüsü’nden geçerim,

ayıya dayı demeden.

Mizan terazisinin bir kefesinde günahlarım,

diğerinde ahlarım...

Günahsa tüm bunlar,

günahkârım.

Ölüm orucu gibi

ölüm tövbesi ettim ben.

Can almıyorum canlıdan.

Hak almıyorum haklıdan.

Ve aldatmıyorum kimseyi.

Geç de olsa doğruları görmeyi

becerdim işte,

ölmeden önce...

ölmeyi.

Siz aldırmayın bana,

kimse ziyaret etmez beni...

Gördünüz mü hiç ben gibilere

“Allah rahmet etsin.” diyeni?

Ölmeden öldüm ben.

Sizi rahatsız etmem.

Kovsanız ahiretten dünyaya...

Vallahi...

geri gitmem.

Hani derler ya ardından mevtanın:

“Hiç yakışmadı... ölüm.”

Varsın yakışmasın...

Hallâc’a atılan taşlar

benim de olsun, gülüm.

Son durum bu işte,

ne diyeyim başka?

Ölüler bile geldiyse aşka...

İşte...

Böyle kimsesiz bir garibim.

Yaşıyormuş ölüler,

gördün mü İbrahim?


Yılmaz Tizgöl

27.03.2021

Moskova


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 4
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Ölüler Yaşar mı İbrahim

Ölüler Yaşar mı İbrahim

Yılmaz Tizgöl Yılmaz Tizgöl