Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
11.09.2026 · 12 · 0 · Tahmini 1 dk okuma
PDF olarak indir

“Hırkanın Astarı” şiirini çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Hırkanın Astarı

Kumaş aynı kumaş, biliyorum,

fakat iplik artık parmak uçlarımda pas tadı bırakıyor.

Göğsümüzde taşıdığımız o eski mihenk taşı

şimdi gece yarısı raylara bırakılan ağır bir sessizlik.


Bilmek, sırtına o kambur hırkayı geçirmekmiş meğer,

şah damarına batan paslı iğnelerle dikilmiş.

Yarım kalmaz fenerin ışığı, sadece yön değiştirir;

ve insan, karanlıkta kendi gölgesinin ittiği bir uçurumdur.


Göz bebeklerinde biriken bu sis, yangından mı yoksa sisten mi?

Hakikat; tırnakların kırılana dek buz tutmuş toprağı kazmaktır.

Yarım bırakılmış her cümle, fırtınanın ortasında

bizi açık denizde değil, tam da limanın kapısında batırır.


Ağzından çıkan o kelime, tetiği çekilmiş bir tohum:

Ya alnına gölge veren bir çınar olur büyüyünce,

ya da şakağına dolanan zehirli bir sarmaşık.

Çünkü her zihin, dibinde soğuk bir namlu saklayan kuyudur.


Erdemsiz akıl, bir cerrahın elindeki kör jilettir;

keser ama iyileştirmez, parlar ama etrafı çürütür.

Bilginin o çiğ ışığı, kör bir çocuğun avucuna bırakılan

ve eti yakmadan sönmeyen bir yıldız gibi taşınmalıydı.


Güç dediğin, ehlileşmemiş o atın sağrısından sızan kandır;

gem vuramazsın ona, ancak kırbaç izleriyle yüzleşebilirsin.

Şimdi dizlerinin üzerine çök ve topraktaki derin yarıklara bak;

bilgi ancak kendi ağırlığıyla ezilmeyi göze alanlara yoldaş olur.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Hırkanın Astarı

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık