Kumdan Kale
Kumdan kaleler yapardı oğlum sahilde,
Dalgalar vurunca ağlardı arkasından.
Bense kentin kalbine, deniz kumuyla kuleler diktim;
Cebimde çocukların rızkı, altımda başkalarının mezarı.
Şimdi ne zaman yağmur yağsa bu şehre,
Eriyor makam koltuğumun sahte derisi,
Elimdeki pahalı dolma kalemden kan damlıyor projelere.
Yukarıda, göğü delen o devasa kule vinç,
Bir akbaba gibi tünemiş uykularımın üstüne.
Sismik raporları süsleyen o yaldızlı yalanlar,
Beni her gece o bodrum katına indiriyor.
Feneri tutuyorum; çatlaklardan sızan nem değil,
Geleceğin feryadı, duvarların terine karışıyor.
Bir adam kaç ton çimento eder bayım?
Kaç torba kum kurtarır bir annenin feryadını?
Müteahhidin viski kadehinde buz gibi eriyor ahlâkımız,
Biz sustukça yükseliyor o parlak, o soğuk bloklar.
Cebimde şantiyenin tozlu çamuru,
Evde beni bekleyen o masum sarılış.
Oğlumun saçlarını koklarken,
Parmaklarımın arasındaki o ince kireç tozu,
Beni kendi evimin yabancısı yapıyor.
İstifa etmek yetmez bu kire, biliyorum;
Yıkılacak bu şehir,
İlk sarsıntıda, kalbimin tam üstüne.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.