Boşluk Kutusu
Dikey bir rayda mühürlendi zaman.
Çelik halatların gerginliğinde, dikey rezidans boşluğunda
her kat, bir altındakini unutan mekanik bir hafıza.
Aşağıda bırakılan çamurlu adımlar,
yukarı çıktıkça parlayan rugan bir kibre dönüşüyor.
Dört metrekarelik bu aynalı kafeste
gözler, sadece değişen o kırmızı sayılarda sabit.
Ömrün kaçıncı katında eksilip bittiğimizi sayan
dilsiz bir infazcıdır o rakamlar.
Herkes yanındakinin tenine değecek kadar dar bu kabinde,
fakat herkes kendi katının düğmesine basacak kadar bencil.
Aynalı cam yüzey, içerideki yalnızlığı dört duvarına katlıyor;
emniyetimiz, kendi kafesimizin darlığı kadardır.
Kapı sökülüyor pirinç bir gürültüyle,
içeridekiler dökülüyor koridorun soğuk betonuna.
Paslanmaz çeliğin o kör yüzeyinde hiç kimsenin adı kalmıyor;
kutu göğsünü boşaltmış bir katil gibi
sessizce karanlığa gömülüyor şimdi.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.