Kendini Terk Eden Kadın
Kırık aynalı bir meyhanede
Bir kadın tek başına
Güzelliğini saklamış gecenin ardına
Sırtını dayamış duvara
Şişenin dibinde arıyor
Kaybettiği yılları…
Her yeni gece
Aynı masaya oturuyor
Bir falcı gibi geçmişine bakıp
Kendi kaderini okuyor…
Zamanın duvarında asılı
Solmuş bir takvim yaprağı
Dudaklarında acı bir tebessüm
Gözlerinde yarım kalmış bir hayat…
Son damlalar
Kadehin dibinde süzülürken
Bir sigara yakıyor
Dumanın ardına saklıyor yüzünü
Kimse görmesin diye
Yorgunluğunu…
Masanın üstünde titreyen ışık
Gözlerine vuruyor
Bir anlığına
Eski güzelliği geri geliyor…
Sonra ışık sönüyor.
Anlıyor ki
Bu gece de
Kendinden kaçamayacak.
Yorgun elleri titrek
Kızıl solgun dudakları
Saçlarında geceden kalma bir dağınıklık
Tırnaklarıyla masaya
Bir çizik daha atıyor…
“Yarın bırakacağım...” diyor
Kime söylediğini bilmeden
Acı bir tebessümle.
Duvar saatinin tik taklarına
Karışıyor Adnan abinin
Eski bir şarkısı…
Meyhane susuyor
Şişeler konuşuyor
O güzel kadın
Kendi sessizliğine yeniliyor.
Tekrar tekrar Anlıyor ki
Bir zamanlar sevdiği o kalp
Yıllardır başka birine ait…
Ve belki de en acısı
Kimsenin onu terk etmediği kadar
Kendini terk ettiğini fark ediyor.
Sabah çökünce…
Aynanın karşısına geçiyor.
Rujunu düzeltiyor.
Saçlarını topluyor.
Gözlerinin altındaki yorgunluğu
Biraz makyajla saklıyor.
Güzelliği hâlâ orada…
Ama gözleri
Artık eskisi gibi değil.
Masada bir kadeh,
Küllükte yarım bir sigara,
Ve dibe çökmüş limon çekirdekleri…
Her geceki vazgeçişlerinin
Sessiz tanıkları olarak kalıyor.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.