Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Hoş Geldin Kendim




Düşlerim kül rengi tül gibi uçuşan belki ben de bir düşüm ya da düştüm ama ansızın da yerden kalkıp gerçek olduğuna nail olan.

Düşerim beşerim kalkarım itimat da etmem bir Allah’ın kuluna ve Eylül’e dahi rest çekerim beni benden aldıktan sonra beni bana sunacak kimdir ki durur ve sorarım bilsem de cevabını.

Bir yıkım.

Bir yakım.

Bir de kaybolmuş onca insan addedilmiş bir kere yakınım.

Yâdım.

Yârim.

Yalnızlığım.

Ve tüm teslimiyetim sadece Ulu Makama.

Günler peşrev zanlar pişekar yalnızlık ise sadece bir şarkının tınısı sandığım ve de dünümü andığım.

Rengim asla olmadı da meçhul asla olmadım meczup asla sığınmadım zaaflarımın ardına ve işte hüznün perde arkası ve bir adım sonrası belki de kimine göre yoktu da bir ad’ım ya da kafalarına göre beni çağırdıkları.

Yüreğimin her atışı için minnettarım Rabbime ve kaderime ve beni koruyan meleklere.

Hüznümü dahi seviyorum çünkü ben olmanın diğer adıdır rest çekmediğim duygularım.

Hulasası hüznün.

Rakkasesi aşkın.

Renk devinimi hülyaların.

Ve gerçeklerin olduğu kadar aşikâr öyle ki bir ömrü aşkındır ne çok ömür yaşamışlığım.

Eylül iş başında ama yüreğimi ıslatan yaşların esaretinde değilim artık sadece mevsime teslim oldum ve sadece ulu Rabbime.

Yaş aldım.

Yas aldım.

Zan aldım.

Duygularımsa zamlandı.

Alabildiğine özgür ve özgün ve pervasızım artık geçen yazın ardından ve kendinden emin ve dimdik.

Başım dik.

Ruhum dik.

Yüreğimse diklenmekte tüm duyguları da tasnif ederken asla alı al moru mor değilim olmadım da:

Beyazsa beyaz.

Pembeyse pembe.

Hem duyguların da bir rengi yok mu?

Utanma ve ar duygusu nasıl ki pembe:

Alnın aklığı nasıl da sığınır tepedeki o berrak ve beyaz buluta.

Karadan izbeler ve oynaşan kara gölgelerse alabildiğine uzak olsun varlığımdan.

Bir durakta beklemiyorum artık çünkü hızlıca yoluma devam ediyorum öyle ki ara duraklarda dahi inmiyorum çünkü hedefim belli benim bile sonradan haberdar olduğum.

Sonbahar bence yeniden doğuş.

Bahara inat ya da bahara özdeş.

Bulutlar ise adeta içini boşaltıyor tıpkı katarsis yapan insanlar gibi:

Katarsis yani iç dünyanın sağaltımı bir rahatlama süreci bir boşalma ve kendini bulma.

Öyle ki…

Öylesine doldum ve dolduruldum ki kutsanmış acılarımla ve şimdi ben de bulutlar gibi çağlıyorum ama ağlamıyorum ve tüm hüznümü eritip de erdim nihayete aslında hidayet yolculuğu bu:

Rabbin tezahürü.

Meleklerin koruyucu varlığı.

Ve de insan olmanın hakikati ve de alametifarikası.

Hoş geldin Eylül:

Hoş geldin kendim aslında hoş geldim.

İçten dışa uzanan bir yol bir köprü ve tüm kuramları ters yüz eden sancılı bir ölümün peşi sıra ansızın hâsıl olan doğumun da kutsanmış gerçekleri:

Hiç olmadığım kadar da gerçeğim ve gerçekçi.

Bu demek değil ki hayal dünyam yok bilakis hayallerim ardı arkası kesilmeden uçuşuyor başımda ve her birini gerçek kılmaktır benim mücadelem ve arayışım hele ki kendimi bulduktan sonra…



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Hoş Geldin Kendim

GÜLÜM ÇAMLISOY GÜLÜM ÇAMLISOY