Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Yüreğimin Şifresi



‘’Senin için yazmamış olduğum bütün aşkları, yeniden, baştan, yazmayı istedim. Sana, hepsi senin olacaktı. Suçunu kimseye yükleyemem bir aşk sabahı yoluna çıkışımı.’’(Alıntı)

Kibirli bir saltanatı var bu imkânsızlığın.

Şehrin kubbesinden topladığım yıldız tozumsun belki de tozuttuğumun resmidir yazdıklarım yoksa çiğ çiğ yenen et gibi mi aralıksız gıybet yapanların da doymak bilmez egoları.

Kalemin tabanları yanıyor.

Tepiniyorum içimdeki mevsimde.

Aş eriyor ruhum buzullara ve işte içimde resmigeçit yapan buz dağları.

Nakşeden karanlık bense seyrüseferindeyim dinmek bilmeyen bu rüzgârın.

Şehrin uzuvları misal kaç yakaya kaç parçaya ayrılmışsa içimdeki şehir yoksa şehirdeki ben mi demeliyim?

Belki de eşleştiğim şehir hani ruh ikizim hani güftem hani güncem.

Gücüme gidiyor söylenenler en çok da arkamdan bazense arsızca yüzüme.

Söylemlerin nazarında kilitli bir kasayım ben ve şifresi sadece Yaratanda saklı öyle ki…

Ben bile bilmiyorum yüreğimin şifresini.

Bazen çalıyorlar yaşama sevincimi ve işte içimdeki kasaya sığınıyorum ve o kilitli kapıyı tek hamlede açıyorum elbet sadece O’nun izniyle…

Ki O izin vermese ne olurum ne de oldururum.

İçimdeki hengâme.

İnsanların okudukları martaval bense sadece kitap okuyorum ve ruhumun dokusunda maneviyatla büyüyen kocaman yüreğimi parçalara ayırıyorum.

Bazen dilimlediğim.

Bazen sökülen dikişlerimi diktiğim.

Dilemması mevsimin ve şiirlerim yüreğimin dilaltı hapı.

Aralıksız yuttuğum ve doz aşımından kalemimin aralıksız yazma isteği ve izin aldığım tek mercii ve işte daha çok sevmemi şart koşan.

Mevsimler değişiyor bense şaşkınım.

Ben değişiyorum mevsim şaşkın bu sefer.

İkimiz de değişiyoruz ve ben şehir olup şiire konuyorum; şehir ise şiir olup omzuma tünüyor.

Her şey iç içe geçmiş.

Girift bir yalnızlık bir o kadar izdihamın tetiklediği yürek dilim ve işte şakıyorum ve işte sekiyorum.

Gözlerim seğiriyor.

Mübalağa etmeden sevdiğim hayat en çok da parsellenmiş duygularım ve sevginin hatırına baş koyduğum yol ve sevgimin hız kesmediği tam da kendime d/okunacakken kendim tarafımdan terk edildiğim.

Hüzün denen sayaç.

Yürek denen sarkaç.

Aşkın da hulasası ve dipdiri zihin billur gök kubbe ve rahmetin yağdığı yüzünde nur olan insanlar arayışım ve duaların gücünde güç bulduğum bazen güç bela kendime dokunup kendimden uzaklaştığım.

Şerit değiştiren duygularım ve patavatsız yüreğim.

İmleci yok bazen günün.

Ve benim sevmeme lüksüm yok lakin cebelleştiğim kadar kendimle ve sevebilme yetimin de köreleceğine hüzne odaklandığı ve sevginin iz düşümü iken hüzün ve işte afrası tafrası bitmeyen bir hegemonya.

Bir izdihamsa bu şehir.

Bir öyküyse içimde dillenen.

Dilemması şehrin ve ısrarla hayata sarıldığım ve tutunmanın da adı iken sevgi denen rüzgârın yüzümü yaladığı aslında benim sadece beni beklediğim.

Ben dilinden sektiğim biz olma dürtüsü ve eşlik eden hiçlik duygusuna anlam katan varlık denen kontenjanda saklı bir sıra sayısı olduğum aslında adımdan çok kimlik numaramla anıldığım ve işte otomatik sayaç atarken ben de hayatı ve sevgiyi otomatiğe bağlayıp sadece uzlaşmak adına içimde hız kesmeyen o var oluş kaygısında saklı sayısız şifreden birini daha çözdüm işte an itibari ile ve de yazarın vurguladığı üzere:

‘’İçime, birden öyle geldi ki, hayatım, sonuna kadar, bir yolun, bir şehir yolunun taş kenarında önüne dizilen bir sonsuz sıra eş ve kuru, tok adım sesinden ibaret olacak. Sonra uzaklardan, şehrin dalgalarca koparılan ışıkları. Her şeyin ölüme doğuşu, yeniden ölümle.’’(Alıntı)



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Yüreğimin Şifresi

GÜLÜM ÇAMLISOY GÜLÜM ÇAMLISOY