Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Acil Servisin Her Hastası Acil Değildir

Acil Servisin Her Hastası Acil Değildir

Gece saatleri. Dünyanın en kaotik, en felsefi ve aynı zamanda en absürt mekanı: Bir devlet hastanesinin acil servisi. Triyaj kapısındaki kırmızı, sarı ve yeşil alan tabelaları aslında renk değil, birer hayat tarzı seçimidir.

Yeşil alan bekleme salonuna adım attığınızda, tıp literatürünün henüz tanımlayamadığı bir evrenle karşılaşırsınız. Köşede oturan bir amca, yaklaşık altı aydır sol dizinde hafif bir sızlama olduğunu ve hazır torunu uyumuşken "şuna bir baktırayım" diye geldiğini anlatır. Altı aydır bekleyen menisküs, nedense çarşamba gecesi saat 03.00’te aniden yaşamsal bir krize dönüşmüştür. Hemen yanında, tırnağının kenarındaki minik bir şeytan tırnağını doktora gösterip "Hocam bu kangren yapar mı, internette öyle yazıyordu" diyen bir üniversite öğrencisi oturur. İnternetteki arama motoruna kalsa zaten hepimizin üç günlük ömrü kalmıştır, ama o yine de acil tıp uzmanının gözlerinin içine bakıp teselli arar.

Biraz ileride ise acil servislerin kadim müdavimleri vardır: "Hocam bana bi' sarı serum taksanız da kendime gelsem" lobisi. Grip olmuş, burnu akıyor, ama beklentisi en az açık kalp ameliyatı ciddiyetinde. Reçeteye yazılan burun spreyini görünce hayal kırıklığına uğrayan bu kitle, acili bir tür enerji yükleme istasyonu zanneder. Hatta gecenin bir yarısı "Gündüz poliklinik çok kalabalık oluyor, sıra bekleyemedim" gerekçesiyle tansiyon ilacı yazdırmaya gelen ya da bir hafta önce kaşınan dirseğini göstermek için sabırsızlanan o kadar çok insan vardır ki, koridorda bir an için buranın acil servis değil de maç çıkışı toplanılan bir çorbacı olduğu hissine kapılabilirsiniz.

Fakat o mizahi perdenin ardında, bir anda bütün gülümsemeleri donduran o siren sesi duyulur.

Kırmızı alan kapıları hızla açılır; tekerlekli sedyede nefes almak için çırpınan bir astım hastası, kalbi tekleyen bir yaşlı ya da ağır bir kazadan yeni çıkmış gencecik bir beden içeri alınır. İşte o an, koridordaki hava birdenbire ağırlaşır. Doktorların ve hemşirelerin saniyelerle yarıştığı, bir insanın hayatta kalabilmek için her bir nefese muhtaç olduğu o daracık zaman diliminde; üç haftalık sırt ağrısı için hemşireye "Ben yarım saattir bekliyorum ama!" diye bağıranın sesi vicdanları sızlatır.

Acil servisler, keyfi ertelenmiş işlerin gece vardiyası değil; ölümle yaşam arasındaki o incecik ipin tutulduğu yerdir. 

Küçük bir hatırlatma:

Acil servis, “madem buradayım, şuna da bir baktırayım” yeri değil. Günlerdir süren ağrı, basit rahatsızlıklar, ilaç yazdırma ya da rutin kontroller için aile hekimi ve poliklinikler var. Acil servis ise bekleyemeyecek, hızlı müdahale gerektiren durumlar için.

Çünkü acilde herkesin bir derdi vardır ama herkesin derdi aynı derecede acil değildir.

Gereksiz yere acili meşgul etmeyelim. Belki o sırada gerçekten birinin dakikalara ihtiyacı vardır.



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Acil Servisin Her Hastası Acil Değildir

Acil Servisin Her Hastası Acil Değildir

Hafif Hasarlı Hafif Hasarlı