Çocuk Bizim Değildi Ama Bizim Evdeydi
Bizim üst komşunun küçük bir kızı vardı.
Çocuk sürekli bize gelirdi.
Öyle özel bir sebebi de yoktu. Canı mı sıkıldı, bize gelirdi. Annesinin işi mi çıktı, bize bırakırdı. Bazen de muhtemelen annesi “Biraz sessizlik olsun.” diye çocuğu aşağıya postalardı. 😂
Kapı çalardı, açardık.
Çocuk içeri girerdi.
Ayakkabılar çıkarılır, doğru salona.
Sanki misafir değil, evin kadrolu personeli. 😂Çok şirin di sıpa 😂
Annem yemek yapıyorsa ona da yemek koyardı.
Kimse de “Çocuğu doyurdunuz mu?” diye düşünmezdi. Çünkü zaten çocuk bizdeyse doyurulurdu.
Bir ara bizim evde o kadar çok vakit geçiriyordu ki, çocuğun kendi evinden çok bizim evin düzenini bildiğine inanıyorum.
Annemin nerede ne sakladığını biliyor.
Televizyonun kumandasının yerini biliyor.
Mutfağa gidip su alıyor.
Biz de gayet normal karşılıyoruz.
Hatta bazı günler gelmediğinde bu sefer biz beklemeye başlardık.
“Bugün niye gelmedi?”
“Hasta mı acaba?”
Çocuk gelmeyince evde bir eksiklik olurdu.
Normalde kendi çocuğumuz değil ama gelmeyince yokluğunu fark ediyoruz. 😂
Ertesi gün kapı çalınca da kim olduğunu tahmin ederdik.
Çünkü o saatte gelen belli.
Kapıyı açıyoruz, karşımızda o.
“Gelmiş.”
Sanki günlerdir yolunu gözlediğimiz bir akraba. 😂
Çünkü o zamanlar komşuluk böyle bir şeydi.
“Bize bırakabilirsiniz.” cümlesi de öyle büyük bir güven meselesi gibi gelmiyordu.
Zaten herkes birbirini tanıyordu.
Birbirimizin kapısını çalıyor, birbirimize bir tabak yemek götürüyor, çocukları seviyor, gerektiğinde göz kulak oluyorduk.
Şimdi ise işin en tuhaf tarafı şu:
Çocuk bırakma meselesini geçtim, günümüzde insanlar artık birbirlerine selam vermiyor.
Aynı apartmanda oturuyoruz.
Aynı asansöre biniyoruz.
Bazen yıllarca aynı merdiveni kullanıyoruz.
Ama birbirimize “Günaydın.” demek bile bazı apartmanlarda sosyal etkinlik sayılıyor. 😂
Asansörde iki kişi karşılaşıyor, ikisi de telefonuna bakıyor.
Sanki birbirimizi görürsek sohbet etmek zorunda kalacağız.
Eskiden komşunun çocuğu bizim evde saatlerce otururdu.
Şimdi komşunun kendisi kapımızı çalsa, “Bir şey mi oldu?” diye düşünüyoruz.
Çünkü birbirimizin hayatından o kadar çıktık ki, aynı binada yaşamak artık birbirini tanımaya yetmiyor.
Ve çocuk konusunda bunun daha da ciddi bir tarafı var.
Çünkü bugün bir çocuğu birine emanet etmek, sadece “Komşumuz zaten.” denilecek kadar basit bir mesele değil.
İnsanların birbirini tanımadığı, güvenin eskisi kadar kolay kurulmadığı bir dünyada çocuklar konusunda daha dikkatli olmak gerekiyor.
Şimdi aynı apartmanda yaşayıp birbirimizin adını bile bilmediğimiz bir noktaya geldik.
Bizim üst komşunun kızı bizim evde büyümedi belki ama çocukluğunun bir parçası bizim evde geçti.
Çocuk bizim değildi ama bizim evdeydi.
Ve o zamanlar bunun garip olan hiçbir tarafı yoktu.
Asıl garip olan, bugün böyle bir şeyi hatırlayınca ilk aklımıza güvenin değil, “Ne kadar güvenmişiz birbirimize.” cümlesinin gelmesi.
Not: O küçük kız büyüdü ve tıp fakültesinde okuyor 😂
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.