2000'lerin Kar Tatili Güzel Bir Kahvaltı Ve Çizgi Film
2000'lerde kar yağdığında, bizim için hava durumu değişmezdi, hayat değişirdi.
Sabah gözümüzü açar açmaz ilk iş perdeyi aralardık. Dışarıda kar varsa hemen hesap başlardı:
“Acaba okullar tatil olur mu?”
Henüz kimsenin elinde telefon yok, Google yok, bildirim yok. Valilik açıklaması bekleniyor ama bizim içimizde çoktan tatil ilan edilmiş. 😄
Sonra televizyonda o beklenen haber gelir ya da mahalleden bir çocuk koşarak gelir:
“Okullar tatil olmuş!”
İşte o an...
Sanki üniversite sınavını kazanmışız, piyangodan para çıkmış, hayatımız boyunca çalışmayacakmışız gibi bir sevinç.
Oysa sadece bir gün okula gitmeyecektik.
Ama çocuk aklı işte. Bir gün okuldan kurtulmak, dünyanın en büyük özgürlüğüydü.
Sonra pijamalar çıkarılmazdı.
Çünkü kar tatilinde pijamayla gezmenin herhangi bir sakıncası yoktu.
Mutfaktan kahvaltı kokusu gelirdi. Normalde beş dakikada yediğimiz kahvaltı, kar tatilinde uzadıkça uzardı. Ekmek kızarır, çay demlenir, sofrada peynir zeytin ne varsa biraz daha fazla yenirdi.
Çünkü bugün okul yoktu.
Kalori hesabı da yoktu.
Diyet zaten henüz hayatımıza girmemişti. 😄
Sonra televizyon açılırdı.
Çizgi filmler...
Bugünün çocuklarına anlatması zor ama televizyonun karşısına geçip yayın akışını beklemek diye bir şey vardı. İstediğimiz çizgi filmi istediğimiz saatte açıp izleyemiyorduk. Televizyon ne verirse onu izliyorduk.
Ve garip bir şekilde bundan şikâyet etmiyorduk.
Çünkü seçenekler azdı ama keyif büyüktü.
Bir yandan dışarıda kar yağar, bir yandan televizyonda çizgi film oynardı. Anneler evin içinde bir şeylerle uğraşır, biz camın önünden dışarı bakıp “Biraz daha yağsa da yarın da tatil olsa” diye dua ederdik.
Sonra tabii mahalleye çıkılırdı.
Poşetle kayanlar, karton bulanlar, kardan adam yapanlar...
Bir de mutlaka kardan adamın burnuna havuç koyma konusunda gereksiz bir ciddiyet olurdu.
Eve dönünce çoraplar ıslak, pantolon paçalardan sırılsıklam, eller kıpkırmızı...
Ama yüzümüzde dünyanın en büyük mutluluğu.
Şimdi kar yağınca ilk baktığımız şey okul tatili değil belki. Trafik, ulaşım, işe nasıl gideceğimiz, telefonun şarjı, internet...
O zamanlar ise kar yağınca hayat biraz yavaşlardı.
Bir günlüğüne okul yoktu.
Kahvaltı uzun sürerdi.
Çizgi film beklenirdi.
Pijamalar bütün gün üstümüzde kalırdı.
Ve biz, bütün bunları dünyanın en büyük mutluluğu sanırdık.
Belki de değildi.
Belki de mutluluk zaten buydu.
Kar yağacak, okul tatil olacak, güzel bir kahvaltı yapılacak ve televizyonda çizgi film çıkacak.
2000'lerde mutluluk biraz daha ucuzdu.
Ama tadı pahalıydı.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.