Herkesin Bir Elif'i Vardır
Üzerimde ceket, hırka ve gömlek. Sırtımda okul çantam bir dolmuş durağındayım. Günlerden bir Cuma günü. Aylardan hangisi olduğunu hatırlamıyorum. Sene 2006. Bizim ilçeye giden dolmuşların bulunduğu yere gidip en son dolmuşun saatini soruyorum. Bu, sadece orada biraz daha kalabilmek için bahane. İlçeye falan gideceğim yoktu. İki üç araba yanda komşu ilçeye gidecek dolmuşlar vardı. Elif, normalde okulun yakınlarında bekler, dolmuş gelince biner giderdi. O gün okul çıkışında onun bu tarafa yürüdüğünü görmüş, buraya gelmiştim. Dilimde Rafet El-Roman'ın "Yana Yakıla Ağladım Sana" nakaratı dönüyordu. Elif, o dolmuştaydı. Çok geçmeden araç hareket etti. Ben de tesadüfen oradan geçiyormuş gibi yaptım. Araç önümden geçerken yola yakın yürüdüm. Şoför yavaşlayıp kornaya bastı. Kaldırıma çıktım. Fark ettirmemeye çalışarak camlara baktım. Bereket Elif bu tarafta cam kenarında oturmuştu. Ne oluyor gibilerinden dışarı bakınca beni fark etti. Hafifçe doğruldu ve bana el salladı. Hikayenin sonrası tandık, bildik. Bulutlar üzerinde gibiydim. Caddelerdeki trafiği, karanlık çöktüğünü, yağmur yağdığını bile fark etmemiştim. Belki de sadece arkadaşça bir el sallamaydı bu. Ama biz, yani sevdiğini söyleyemeyenler, biraz tuhaf insanlarızdır. Bir "Günaydın!" kelimesine, bir el sallamaya nice anlamlar yükleriz. Siz öyle olmayın. Sevdiğinizi, usulünce söyleyin.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.