Aşk En Sempatik Arızadır
Aşk dediğin,
kalbin cebine habersizce bırakılmış
minik bir muz kabuğudur,
insan ciddi ciddi yürürken
birden kendini gülümserken bulur.
Bir sabah kahvesinin köpüğünde
durup dururken bir yüz belirir,
çay soğur, dünya ısınır,
telefonun ekranı karanlık kalır
ama insanın içi bildirim yağmurudur.
Aşk,
evin anahtarını ararken
ceplerden çocukluk çıkarmaktır.
Bir şarkının ortasında
hiç kimseye söylemeden
dudakların başka bir ismi ezberlemesidir.
Bazen cebinde taşınan
avuç içi kadar bir güneştir,
elini nereye soksan
orada ısınmaya başlar hayat.
Bazen de akşam yemeğine oturmuş
aklı başında bir insanın
çorbanın buharında gelecek planlamasıdır.
Kaşığı ağzına götürürken
kalbin başka bir masada
peçeteye şiir yazmasıdır.
Aşk biraz da
aynı gökyüzüne bakıp
bulutların şeklini değil,
birbirinin saçındaki dağınıklığı
merak etmektir.
Birinin gülüşü gelir,
içindeki bütün sandalyeler devrilir.
Kimse toparlamaz.
Zaten aşk dediğin
biraz dağınıklığı sevme sanatıdır.
Ve sonra anlarsın,
insan bazen birine sarılmaz,
birinin yanında
kendi içindeki bütün pencereleri açar.
İşte o an
kalp, uslu durmayı bırakır.
Cebinden kelebekler çıkarır,
masaya vurur bütün ciddiyetini
ve der ki.
Tamam arkadaşlar,
bugün mantık yok.
Bugün bu insanı
biraz fazla seveceğiz.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.