Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
02.10.2026 · 33 · 0 · Tahmini 3 dk okuma
PDF olarak indir

“Aynı Sorunun Altında” şiirini çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Aynı Sorunun Altında

Kameranın kırmızı ışığı yandığında adam kravatını düzeltmedi; kravatı zaten gün boyu yerinden oynamamıştı. Arka tarafta tavana kadar yükselen camlardan şehir görünüyordu. Şehrin yalnızca ışıkları.


Masasının üzerinde üç ekran açıktı. Birinde borsa, birinde döviz, diğerinde Amerika’dan gelen finans haberleri akıyordu. Sessizce yükselen rakamlar vardı. Bazı rakamlar yeşildi. Adam yeşili seviyordu.


“Hayat nasıl gidiyor?”


Gülümsedi.


“Yoğun,” dedi. “Ama güzel. Piyasalar biraz dalgalı tabii.”


Bir insanın hayatına sığabilecek en büyük sıkıntının, piyasaların dalgalanması olduğunu söyler gibi konuştu.


Akşam, rezervasyonu haftalar önceden yapılmış bir restoranda yemek yiyecekti. Menüde fiyatlar yazmıyordu. Garsonun ne söylediğini duymadan başını sallayacaktı. Masadaki şarap, bir ailenin birkaç günlük mutfak masrafından pahalıydı; adam bunun hesabını yapmayacaktı.


Bazı insanlar hesaplamayı yalnızca başkalarının yapması gereken bir şey sanıyordu.


Sonra mikrofon aşağıya, kaldırıma indi.


Bir emekli adam bekliyordu. Ceketinin cebinde katlanmış bir maaş kâğıdı vardı.


“Hayat nasıl gidiyor?”


Adam önce kameraya, sonra yere baktı.


“Emekli maaşı yatınca başlıyor,” dedi. “Bitince de bekliyoruz.”


Muhabir sustu.


Aynı soru yine soruldu.


Bu kez asgari ücretle çalışan genç bir kadına.


Sabahın karanlığında işe gittiğini, akşam döndüğünde market poşetlerini mutfak tezgâhına bırakmadan önce fişe baktığını anlattı.


“Bir şey alırken artık ihtiyacım var mı diye değil,” dedi, “almasam ne kadar arttırırım diye düşünüyorum.”


Kameranın kırmızı ışığı yüzünde kaldı.


Sonra başka bir adam geldi.


İşsizdi.


Onun cevabı daha kısaydı.


“Ben televizyonu açmıyorum artık.”


Nedenini sormadılar.


Belki televizyonda herkesin hayatı vardı da onunki yoktu.


O sırada yukarıdaki camların ardında başka bir hayat akıyordu.


Bir adam Hollywood filmlerinden söz ediyordu. Yeni çıkan bir filmin Los Angeles’taki galasını, sanki mahalledeki sinemadan bahseder gibi anlatıyordu. Geçen hafta Londra’da, gelecek hafta Paris’te olacaktı. Dünyanın haritası onun için ülkelerden çok havaalanlarından oluşuyordu.


Borsadaki düşüşten söz etti.


Bir şirketin değer kaybetmesinden.


Bir fonun yeniden yapılandırılmasından.


Sonra garsona dönüp masadaki tabağın neden geciktiğini sordu.


Şehrin birkaç kilometre ötesinde bir kadın aynı saatte çorbanın altını kısıyor, ertesi güne kalıp kalmayacağını hesaplıyordu.


İki hayatın arasında kilometreler vardı.


Asıl mesafe kilometre değildi.


Birinin dünyasında “pahalı” bir restoranın kötü servisi demekti.


Diğerinin dünyasında pahalı, çocuğunun istediği meyvenin kilosuydu.


Birinin korkusu borsanın sabah açılışıydı.


Diğerinin korkusu ayın yirmi beşiydi.


Birinin önündeki ekranlarda dünya sürekli hareket ediyordu.


Diğerinin penceresinden ise aynı sokak, aynı otobüs, aynı manav ve aynı borç görünüyordu.


Mesele kimsenin kendi hayatını yaşamaması değildi.


Herkes kendi hayatını fazla gerçek sanıyordu.


İnsan, uzun süre yalnızca kendi penceresinden bakınca gökyüzünün de o pencere kadar olduğunu zannediyordu.


Adam restorandan çıktığında telefonuna baktı. Borsa kapanmıştı.


Kadın evde ışıkları kapatıyordu.


Emekli adam ertesi gün için ilaçlarını ayırıyordu.


Çocuk, annesinin yanında uyumuştu.


Şehir bütün bunların üzerinde aynı karanlığı taşıyordu.


Fakat karanlık bile herkese aynı görünmüyordu.


Bazılarının penceresinde manzaraydı.


Bazılarınınkinde elektrik kesintisiydi.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Aynı Sorunun Altında

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık