Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Söz Bitti Diller Lal Oldu

Söz Bitti Diller Lal Oldu



Söz Bitti, Diller Lal Oldu


Uçtuysa kafesten bu yorgun ve kırık kanat,

Sormayın hangi diyara gittiğini bu kuşun.

Yalanmış meğer şu dünyada kurulan saltanat,

Bırakın kendi halinde kalsın bu loş yokuşum.


Toplansın masadan yarım kalan kahveler,

Çekilsin perdeler, güneş görmesin erenler.

Bizden evvel de kapandı böyle nice defterler,

Verin son nefesi, deyin dünyaya elveda.


Aranmasın izimiz ne sokakta ne taşta,

Bir rüzgâr esip geçti deyin bu limandan.

Gözyaşı dökülmesin ne eşte ne de dostta,

Herkes kendi nasibini alsın bu dünyadan.


Vakit gece yarısı, çalınırsa bu kapı,

Açmayın sakın, kimse aramasın eşi dostu.

Yoruldu bu göğsün altında atan o yapı,

Sükûta büründü artık bu yorgunluk postta.


Silinsin kumlardan o geride kalan izler,

Yağan yağmur yıkasın taşı, toprağı baştan sona.

Ne duyan olsun bizi ne de bizi kim özler,

Bir yabancı gibi veda ettik bu handan ona.


Asılı kalmasın ceketimiz o duvarda,

Dağılsın kitaptaki yarım kalan mısralar.

Ne bir heves kaldı dilde ne de bir kararda,

Sadece ıssız rüzgârla inler boş odalar.



Akar gider yorgun sular bilmem ki nereye,

Sormayın bu nehrin derdi nedir bu çağda.

Varmıştır nihayet o sonsuz, derin nehre,

Ne bir ses kalmıştır geride ne de bir seda.


Doldursun yerimizi yabancı bir rüzgâr,

Eski defterler de kapansın birer birer.

Bize bu dünyada ne kışlar ne yazlar yar,

Gidenler ardından hep böyle sessizce gider.


Bırakın otlar bürünsün o taşlı yollara,

Kimse basıp da bozmasın bu sükûneti.

Emanet ettik canı biz o hakka,

Unuttuk artık bu fânide çekilen zamanı ve mihneti.


Aşkın sarmasıyla varalım o son menzile,

Sönsün dünyadaki bütün o sahte ışıklar.

Ne bir şikâyet dökülsün ne de sitem dille,

Açıldı işte önümüzde o ebedi kapılar.


Sarısın tenimizi o gizli ve derin ateş,

Köz olsun geride kalan ne varsa yalan.

Bu yolda bu cana artık hangi dert eş?

Geriye ne bir hâtıra ne bir hırs kalsın.


Kapanmasın gözlerimiz korkuyla ve gamla,

Aşkın badesiyle doldu içeride o kâse.

Varmışız demek ki nihayet o makama,

Teslim ettik ruhumuzu yorulmaz bir nefesle.


Aşkın badesiyle doldu içeride bu gönül,

Sanmayın ki bu giden başka bir yere uçar.

Kapanır etrafımızda o ebedi tufanla, yas,

Gönül nihayet o gizli hazineyle uçar.


Pervane misali düştük o nurlu kor içine,

Kim sormuş ki bu can yanmaktan ne anları?

Bırakın bu fani dünya kalsın kendi kendine,

Bizimle bitti artık o bitmeyen yalanlar.


Söz bitti, diller lal oldu o büyük vuslatta,

Ne bir hacet kaldı ne de dünyada bir mal.

Kalmadı gayrı geride ne keder ne tasa,

Aşkın sarmasıyla dindi bu derin malul.



Kul Mehmet derki, aşkla atıldı son adım,

Ne keder kaldı içeride ne de bir heves.

Toprağa karıştı böylece silinen adım,

Aşkın sarmasıyla dindi bu bitmeyen nefes.

Mehmet Aluç/Kul Mehmet





Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Söz Bitti Diller Lal Oldu

Söz Bitti Diller Lal Oldu

kul mehmet kul mehmet