Toprağın Hatırladığı
Bir ülke vardı,
henüz adı konmamış bir bahar.
Toprağının altında
binlerce küçük sır uyurdu.
Kimi bir mühendislikti,
incecik bir kök kadar sessiz.
Kimi bir okuldu,
taşın içinden yol arayan su.
Kimi bir fikir,
daha kimsenin görmediği
bir yaprağın ucunda titreyen yeşil.
Toprak ana hepsini tanırdı.
Tohumların
hangi mevsimde konuşacağını
insandan önce bilirdi.
Fakat bahçenin başına
elleri toprağı tanımayan insanlar geldi.
Önce toprağı düzelttiler.
Sonra ona
hangi çiçeğin güzel,
hangi filizin çirkin olduğunu anlattılar.
Bir sabah
küçük bir filiz gördüler.
— Yabani, dediler.
Daha göğe ulaşmadan
boynunu kırdılar.
Başka bir yerde
bir tohum çatladı.
— Zararlı, dediler.
Üzerine ağır bir taş koydular.
Bir başkası
toprağı yarıp baş verdi.
Onu da
çiçek açmadan söktüler.
Oysa bazı tohumlar
öldürülünce ölmez.
Toprağın hafızasına çekilir.
Karanlığın içinde
yıllarca bekler.
Ülke,
insanların unuttuğu şeyleri
köklerinde saklar.
Sonra o eller
kendi tohumlarını ekti.
Sıralar çizdiler.
Çukurlar açtılar.
Her birine
kendi ölçülerine göre
bir tohum bıraktılar.
Yağmur yağdı.
Güneş doğdu.
Zaman geçti.
Onların tohumları büyüdü.
Fidan oldular.
Fidanlar ağaç oldu.
Ağaçların dallarına
kendi koydukları kuralları astılar.
Kanunlar gibi sert,
kararlar gibi uzun
dallar yükseldi göğe.
Sonra bir gün
güneş tepelerine geldi.
İnsanların tenini yakan,
toprağı kurutan
o büyük güneş.
Ellerini başlarının üzerine koydular.
Gölge aradılar.
Kendi diktikleri ağacın altına oturdular.
Ne tuhaf—
Güneşten saklandıkları gölge,
yıllar önce ektikleri
kendi düzenleriydi.
Toprak ana baktı onlara.
Hiçbir şey söylemedi.
Toprak
insan gibi bağırmaz.
Hatırlar.
Sonra eski bir tohum
taşın altından çıktı.
Küçücük bir yeşil.
Kimse onu fark etmedi önce.
Rüzgâr geçti üzerinden.
Yağmur değdi yüzüne.
Bir kök daha saldı.
Sonra bir tane daha.
Toprağın altında
yıllardır susturulmuş
başka tohumlar
birbirlerini buldu.
Bir sabah ülke
yeşile uyandı.
Bu kez
yabani ot diye sökülemeyecek kadar çoktular.
Bir ülkenin bütün filizlerini
tek tek öldürebilirsin.
Ama baharın kendisini
topraktan sökemezsin.
Toprak ana sonunda
şunu öğretti insana:
Bir ülke,
üzerine çizdiğin sınırlar değildir.
Bir ülke,
toprağın altında
geleceğe doğru yürüyen
köklerin toplamıdır.
Hiçbir el
kendi gölgesini büyütürken
başkasının baharını sonsuza kadar
yok edemez.
Ağaçlar
insanlardan uzun yaşar.
Toprak ise
hepsinden uzun.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu