Kalbin Terazileri
Adamın biri bir rüya görmüş bir vakit.
Küçücük bir taş var yerde. Eğilmiş, kaldırmak istemiş; fakat ne görsün! Taş küçük lâkin çok ağır. Zorlanmış ama vazgeçmemiş. Taşın üstüne bir taş daha koymuş adam. Yine biraz zorlanmış ama önceki gibi değil, daha hafif. Rüya bu ya, ağırlaşması gerekirken daha da hafifliyor taşlar. Bir taş daha ve bir tane daha koymuş, bu kez daha da kolaylaşmış. Taşlar üst üste çoğaldıkça kaldırması da bir o kadar kolaylaşıyor. Sonunda koca bir yığını rahatça kaldırıvermiş adam.
Uyandığında, gördüğü garip rüyanın manasını anlamak için bir bilgeye gitmiş.
Bilge, rüyayı yorumlamış adama.
“Günah, o gördüğün rüyadaki taşa benzer. İlk günah,” demiş bilge, “işlenen ilk günah çok ağır gelir insana. Kalbin, kendine göre görünmez terazileri vardır. İnsan daha o günahla kirlenmemişken ölçüsü doğrudur kalbin.
Gördüğün o ilk taş, işlenen ilk günah gibidir. İlk günah işlendiği vakit çok ağır gelir insana kalp o yükü kaldıramaz. Fakat aynı günahta ısrar ettikçe sonrakiler gitgide kolaylaşır.
Sanma sakın, o günah hafiflediği için kolaylaştığını. Kalpteki teraziler bozulduğu içindir hissetmeyişin. Taş çoğalır, günah çoğalır ama yük azalmaz aslında. Yükü hisseden kalp taşlaşır, sertleşir, katılaşır da artan yükü o taşlaşmış kalp hissetmez sadece.
Demiş bilge...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu