Şair Rüyası 1
ŞAİR RÜYASI… - I -
Güzel baharları özledim.
Buhran içerisindeyim.
Bu özlemek,
Öylesi bir özlemek değil.
Yanlış bir özlemek, kesin kes.
Özlemenin kötüsü olur muydu?
Olurmuş, olurmuş maalesef…
Bir bağımlının,
Bağımlılığını özleyişi gibi…
Bir itirafçı teröristin,
Dağlarını, bombalarını özleyişi gibi…
Bir aldatılanın,
Aldatanını özleyişi gibi…
Kumarbazın, kumarını…
Bir zulme uğrayanın,
Zulmedenini özleyişi gibi…
Bir iyinin,
Kötüsünü özleyişi gibi…
“Hasta olmak üzere,
Burnu karıncalanan şairin,
Yazamadığı şiirlerini özleyişi gibi…”
—Aslında böyle gibi…
Ama bu tırnakları içerisi, diğerlerine aykırı!
Hatta ve hatta aykırıdan öte, ap ayrı…
Onlar içeri, bu dışarı…
Onlar kara, bu sapsarı…
Belki bir haykırı,
Belki bir yakarı…
Bakma yukarı!
Günaşırı nöbetler sonrası, salı pazarı…
Denizaşırı eylemler sonrası, paşa çadırı…
Saldırıya hazırmış ya orduları…
Saldırsınlar!
Başlamış bahar savaşları…
Hazırlarsa da orduları ve orduları ve orduları…
Hazır değilmiş birçokları, masumane yaşayanların…
Masumane yaşayanlar: toplumdur.
Toplum savaşa diyor: dur, dur, dur!
Ordular diyor: bir tur çatışıp geleyim,
Bir tur, bir tur!
Adilane olan hangisi?
Şairlerden misal almak gerek, derim.
Şairlerden örnekler isterim.
Bak, bak bak bu alın terim…
(Heba olmuş hani…)
Baksana, bak hepsi dik başlı!
Hepsi anarşik, anarşist, komünist…
Leninist, Marksist, feminist…
Hepsinin var bir davası.
Hepsinin davası kendine büyük.
Başlar şimdi gerçeküstücülük…
Lanet gerçekler,
Ve lanet onların üstücüler…
Dini, imanı boşver.
Allah yok belki…
Belki Allah’ın parçalarıyız, ne dersin?
Belki Allah kendisine bir eş yaratmak istedi.
Belki Allah’ın eşinin parçalarıyız.
Belki Allah’ın,
Allah’lığını tamamlamasının yoluyuz, ne belli…
Belki Allah’ın eşinin var olma çabasıyız.
Tek ve yek gerçek,
ve
onun
üstü-altı-ötesi-berisi-başı-sonu…
Şudur şudur şu:
“İyiler, iyiler…
Kötüler, kötüler…
İyilerle, kötüler elbet karşı karşıya gelirler.
Melek, iyi…
Şeytan, kötü…
Ama…
İnsan, iyi…
İnsan, kötü…
Napacağız?
Kötüye, kötülüğünü nasıl anlatacağız?
Kötüyü, öldür öldür bitmez.
Kötülük, nasıl son bulacak?
Düşün ki,
Şeytan inmiş Dünya’ya,
Gelmiş, tüm insanlardan tek tek özür dilemiş.
Dönmüş Allah’a da dua etmiş, demiş ki:
“
Allah’ım sen beni affet,
Beni yine Cennet’ine al,
Ya da istersen alma çünkü haketmiyorum…
Ama Cehennemde de koyma, lütfen…
İstersen ben; bugün tam şu anda,
Tüm insanların önünde diz çökeceğim,
Secde edeceğim.
Yapamadığımı yapacağım.
İnadımdan da döneceğim.
Sen Allah’sın, ben eski melek…
Melekliğime geri dönmem gerek…
Ama bana anlat,
Neden bu insanların önünde eğilmem,
Onlara hürmet göstermem gerek? “
—
Herkesin dini, kendine doğru.
Napacağız?
Herkesin milleti de, kendine değerli…
Napacağız?
Savaşmak mı lazım?
Savaş, kötü mü?
Bence, kötüdür kötü.
Hatta savaş var ya,
Kötünün götü falandır…
Ama bahar savaşlarının götü olmalı.
Çünkü şair böyle hüküm verdi.
Bir yanlış var, vardı.
—
Sonra da, bizim şair…
Şu şair olmamamış olan henüz hani…
Dönmüş ve Şeytana demiş ki:
“Bak baş harfini büyük yazdım.”
Şeytan da kızmış buna ve demiş ki:
“Ben önünde secde ediyorum,
Benim hürmetim, senin hürmetinden büyük!
Adalet isterim.”
Şair de demiş ki:
“Ama adalet iyi bir kelime,
Bak yine de baş harfini küçük yazdım.”
Şeytan demiş: “Anlamadım.”
Şair dayanamamış…
“Ulan” demiş,
“Ulan her şey senden ötürü başladı.”
“Senin yüzünden sınavdayım,
Milyar yıldır hem de…”
“Ulan sana ne çeşit küfür etsem az kalır.”
“Ulan sen Cehennem’de yanarken,
Benim zevk almam lazım gelir.”
“Ulan senin yüzünden neler neler oldu,
Bir baksana.”
“Ulan daha ne olsun istiyorsun?”
…
…derken tam,
İsrâfil, Sur’a üflemiş mi?
Ahanda geldi koptu Kıyamet…
Napacağız şimdi?
Derken, ederken…
Olmuş, bitmiş, geçmiş gitmiş…
Her şey tatlıya bağlanmış…
En son,
Azrail,
Cebrail,
Mikail,
İsrafil sıkılmışlar…
Çok sıkılmışlar ama…
Demişler 101 Okey atalım.
Vinda vickez yapmışlar.
Azraille Mikail,
Cebraille İsrafil eş olmuş.
Eşli oynayacaklarmış.
Konum: Cennet Okey Center.
Kenardan Şeytan yanaşmış, bizim Azrail’e…
Azrail demiş, bak hele demiş…
Azrail of çekmiş, derin…
“Geldi gene başımızın belası…” demiş.
“Ne var lan, ne var?” demiş…
Şeytan da demiş ki:
“İddiasına oynayın, iddiasız tadı olmaz.”
Cebrail demiş ki:
“Vallahi bıkmadın, vallahi bıkmadın gitti…”
Mikail Şeytanın enseye bir tane patlatmış.
“Sus, git siparişlerini getir.
Akıllı uslu çalış, şaka da yapma.”
Meğer,
Şeytanın kaderiymiş, böyleymiş.
Şeytan, kendini tamamladığı gün…
Her şeyin tamam olacağı günmüş.
Meğer Şeytan,
Melek olmanın yüceliğini savunmayı görev bilirken,
Şeytan oluvermiş…
Meğer Yüce Allah, bilerek ona haksızlık etmiş.
Her şey, her şey ama her şey…
Her şey tam ve tamam oluvermiş…
Yüce Allah,
“Ulu Tanrı…”
Bunu da buraya şeytan ekletmiş…
Tırnak içerisindeki yani…
Meğer,
Şairin, en sessiz duasıymış.
Allah’ım demiş şair…
Şeytanı affedelim, affetmek pek güzeldir.
Kötü insanları da affedelim, affetmek harika.
Hepimiz ama hepimiz…
Her şey, her şeyler…
Toplanalım, Cennet’imizde yaşayalım.
Kötü bile, kötü olmaktan çıksın.
Kötü kelimesi, kulağımıza iyi yansısın.
Kötülüğün içinden, aydınlık doğsun.
Gerekirse ben Şeytana secde edeyim.
Şeytanın gönlü olsun.
Gerekirse var ya…
Ama işte burada büyük bir korku kaplamış içini…
Ya demiş…
Ya en büyük kötülükler beni bulursa…
Bak başka insanlar neler neler yaşadı,
Şu lanet Dünya’da…
Ben dayanamam Ya Rabbi demiş…
Şeytan, ağlamış…
İlk defa…
Ve…
Şeytan’ın kalbindeki son karanlık,
Son karartı,
Son kötülük,
Son kötü…
Yok olmuş.
Ve her şey yok olmuş.
Şu ana değin olan her şey,
Bir sonrakinin bir öncesiymiş meğer.
Ve sonranın sonrası başlamış.
Bir rüya gibi…
“Şair Rüyası…”
Sonra şair uyanmış.
Allah’ım demiş,
Gel sen,
Kendin gibi,
Kendine benzer,
Aynı kendin olan,
Bir tane yarat.
Ya neden yalnız kalasın ki, demiş…
Hani biz insanlar da bir söz var.
“Yalnızlık Allah’a mahsus…” diye…
Ben geçen düşündüm de, demiş…
Aslında…
Allah’ın yalnız kalmaması lazım, demiş.
Acaba dedim kendi kendime…
“Acaba…
Allah, Allah yaratabilir mi?
Yani Allah, bir Allah daha yaratabilir mi? “
Diyince…
Film kopmuş…
Allah, Allah yaratmış bir tane…
O Allah da,
Cennet,
Cehennem,
Dünya,
İnsanlar,
Melekler,
Hayvanlar,
Peygamberler…
Derken…
Her şey tekrar baştan…
En son,
En son ne olmuş biliyor musun?
Dört tane Allah,
101 Okeye oturmuşlar.
Allah1 - Allah3 eş olmuşlar,
Allah2 - Allah4 eş olmuşlar.
Kazananı,
Sonraki şiirde öğreneceğiz bakalım.
Hadi hayırlısı…
14 Ekim 2026
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu