Yağmur
D/işlek bir sancıyı evlat edindim adeta.
Sensizliğin hasretinde sözcükler edindim hali hazırda her biri benden birer parça.
İzahı yoktu bazı şeylerin çaresi ise hiç yoktu.
Sen de yoktun.
Geç kalan bir misafir gibi ağırladım seni gönül dergâhımda en sevdiğinden bir fincan kahve ısmarladım ölü kuşlara ve kırık kanatlarına telve bulaştı.
İklim de ölü idi tıpkı içim gibi.
Şahit tutulası efkâr ve özlem ikilisi baş koydu yoluna.
Yollarım sarptı.
Yollarım çıkılmaz.
Yollarım dikenli.
Yollamadığım ne kadar selam varsa kendime ısmarladığım ve duygularım adeta yolluk bildiğim.
Heceler geviş getirdi gece ise sersemledi ve gölgeler peyda oldu gecenin bir yarısı bense yarı uykulu yarı uyanık:
Korktum ansızın.
D/okundu bir el tenime oysaki sadece ben ve hava boşluğu.
Yorganı çektim tepeme; dilimde Besmele sonra uyuya kalmışım.
Bilmedin içimdeki karanlığı bense feraha çıkmıştım sözüm ona.
Latife yaptı kuşlar gece terk etmişken şehri çıkmışken sabaha.
Gece gördüğüm kâbus geldi aklıma sonra üzerinde dahi durmadım çünkü ölüler can yakamazdı yaşayanların yaktığı kadar.
Ölüden bozma yürüyen cenazelerle her çarpıştığımda irkildim iliklerime kadar sonra da iki yakamı ilikledim saygı had safhada.
Ölülerle olan dansımda sadece fısıldadım Tanrının kulağına:
‘’Benim yolculuk ne ara?’’
Bayağı da kızdı hani Yaratan hele ki bana ikinci şansı henüz vermişken sorduğum soru ne alaka?
Gecenin atan beti benzi.
Sabahın nemli nefesi.
Bense sadece huzurun peşinde.
Sense gelmedin.
Gelsen ne yapabilirdin ki içimdeki karmaşayı ve kargaşayı bilmedikten sonra?
Ola ki anlattım adım gibi eminim ki arkana bakmadan çoktan kaçmıştın.
Renkler dahi söndü çakan şimşekte.
Ruhum nasıl da göçtü gök gürleyince.
Sonra teslim oldum yağmura ve dans ettim damlaların altında:
Elimde şemsiye ama açmadım.
Saçımın ıslaklığında duyumsadım hayatı ve yağmuru bir lokmada attım ağzıma.
Saf.
Huzur veren.
Tabiatın künyesi.
Rabbin rahmeti.
Sen gelmedin.
Islanmakla ısrar etmek arasında bir yerde ve sadece dinginliğe idi tüm özlemim.
Seninle ya da sensiz.
Bağdaş kurduğum yağmura veryansın ettim sonra çünkü bir anda yağmur da geri çekilmişti.
Ne de olsa mutluluk ve huzur kısa süreli idi.
Yağmurun duyumsattığı ne varsa kazıdım hafızama.
Ben yağmurun kızıydım.
Ben peri padişahının kızı.
Ben sadece sıradan bir insan olmanın ötesinde ikinci bir şansı hak eden ve bu şansı bana sağlayan sendin.
Gelmiştin aslında bir kere ve gidişin de ani oldu.
Gelmeyeceğini bile bile bekledim.
Yağmur da dindi.
İç sesim sustu.
Gitmediğim coğrafyalarda tutuklu kalmıştım adeta.
Sonra uzaklardan bir siren sesi geldi kim bilir hangi hanede başlamıştı yürek yangını?
Bilemedim.
Ama gelmeyeceğini biliyordum.
İç sesime kızdım ve iç sesi biledim sonra b/astırdım darağacında.
Çığırtkan ve kendini bilmez tüm duyguları mademki tüketmiştim.
Bekledim.
Ama sadece yağmuru.
Senle ya da sensiz güdecektim bu devranı bile isteye içimde infilak eden ne varsa ve de yüreğimin pimini ansızın çektiğim.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu