Şafak Sökümü Telsizleri
Çimento kamyonlarının uykusuz dişlileri arasında
öğütülen o ilk sabah vardiyası,
toplu konutların gri rahimlerinden
dökülüyor sokaklara.
Biz ki, her sabah aynı paslı iskelede
gökyüzünü maviye boyamakla görevlendirilmiş
ama fırçası tiner kokan çıraklarız.
Meydanlardaki dijital ekranların kör edici ışığı,
vitrin camlarında donmuş aç gözleri
gizlemeye yetmiyor.
Asfaltın altındaki kanalizasyon fısıltıları,
yukarıdaki o şatafatlı vaatlerin
fon müziğidir şimdi.
Kimin cebine baksak,
bir intihar mektubu kadar eski
ve buruşmuş faturalar çıkıyor artık.
Mahalle bakkalının veresiye defterindeki
silik isimler,
bir kentin gizli tarihidir oysa.
Tarih, sadece kazananların saraylarını değil,
haciz memurlarının çilingir seslerini de
yazar geceleri.
Herkes kendi kapısının arkasına saklanmış
birer rehin,
ve herkes komşusunun feryadını dinleyen
birer dilsiz sanık.
Bulutlar, fabrikaların zehirli soluğuyla
simsiyah.
Sistem, şalteri indirilmiş
bir lunapark gibi karanlık;
bu kentsel dönüşümün enkazından geriye,
beton bloklar arasında sıkışmış çocuk çığlığının
hiçbir panzehiri olmayan
yankısı kalıyor.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu