Aslında Bizim Psikolojimiz Bozuk Değil
Bazen dönüp etrafıma bakıyorum da, hepimiz sürekli psikoloğa gider gibi dert dinler, dert anlatır olmuşuz. "Aman stres yönetimi," "kafa dinleme," "iç huzuru," "nefes egzersizleri"... Sosyal medya, kitaplar, internet yayınları sürekli bize nasıl daha sakin, daha dengeli insanlar olmamız gerektiğini anlatıyor. Sanki bütün sorunlarımız kafamızın yanlış çalışmasından kaynaklanıyormuş gibi davranılıyor.
Ama durun bir dakika. Gerçekten sorun kafamızda mı?
Bence değil. Aslında bizim psikolojimiz bozuk değil; bizim paramız yok.
Ciddi anlamda manevi sıkıntılardan dolayı yaşanan derin ruhsal bunalımları ve gerçek psikolojik sorunları tabii ki bir kenara bırakıyorum; ama günlük hayatta çektiğimiz onca stresin temelinde yatan şey net bir şekilde geçim derdi. Şöyle bir düşünün: Sabah uyanıyorsunuz, daha yataktan kalkmadan "Ay sonunu nasıl getireceğim?" kaygısı sarıyor etrafınızı. Bu bir ruhsal hastalık mı, yoksa artan fiyatlarla boğuşan cüzdanın çığlığı mı? İki işte birden çalışıp yine de temel ihtiyaçlarını karşılayamayan birinin sürekli yorgun, sinirli ve bitkin hissetmesi hangi kitapta "akıl hastalığı" diye geçiyor? Bu düpedüz hayatta kalma mücadelesi!
Çok değil, sadece insanca yaşayabileceğimiz, sabahları kara kara fatura düşünmeyeceğimiz bir paramız olsa; kirayı öderken elimiz ayağımız titremese, akşam eve dönerken "acaba bu akşam ne yesek" değil de sadece "ne yemek istiyoruz" diye düşünebilsek... Eminim o "sürekli kaygı" denen şeylerin yarısı kendiliğinden yok olup gidecek.
Çünkü para sadece bir kağıt parçası değil; para, güvenlik demek. Para, geleceğe umutla bakabilmek, kötü bir günde duvara çarpmamak demek. Sürekli olarak "ya başıma bir iş gelirse" korkusuyla yaşamak zorunda kalmamak demek.
O yüzden kusura bakmasınlar; her şeyi kafamıza bağlayıp "iç huzur" aramamızı söylemesinler bize. Problem bizim düşüncelerimizde değil, cüzdanımızdaki o derin boşlukta. Bir sabah uyanıp da banka hesabımıza baktığımızda içimizin sıkılmadığı o günü hayal ediyorum. İşte o zaman muhtemelen dünyadaki en huzurlu insanlar biz olacağız.
Yanlış anlaşılmasın, derdim parayı bulup yat kat almak değil; mesele sadece ay sonu hesap makinesine sarılmadan, insan gibi ve huzur içinde yaşayabilmek. Şimdi siz bana "Her şey para değil" diyeceksiniz; görüşünüze saygı duyarım, hatta haklısınız, ama memleketimde ki yaşam şartlarının bana öğrettiği şu; "paradan başka her şeyin eksikliğini kapatabilen tek şeyin yine para olması" hayatın acı bir gerçeği bu. Hasılı psikolojimizin bozuk olması ve bunalımda olmamızın temel sebebi maalesef çektiğimiz maddi sıkıntılar. Dedim ya görüşlerinize saygı duyarım ama ben daha realist bakıyorum.
Selam ve saygılarımla.
Yılmaz KURUCAN
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu