Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Boş Sandalye Pullu Şapka Ve Alçalan Bulutlar

Boş Sandalye Pullu Şapka Ve Alçalan Bulutlar

Boş Sandalye, Pullu Şapka ve Alçalan Bulutlar

2 Kasım 2026

Bugün Gülseren ablanın sandalyesine konulan çiçeğe baktım. Acı nasıl tarif edilir, doğrusu bilemiyorum. Yine de bu acıyı rengârenk giyinerek çekiyorum. Kız kardeşim Mine'nin bana ördüğü şapkaların ünü sınırları aştı. Geçen gün kendisinden bir ricada bulunmuştum. Bugün de pullu ressam şapkamla gülümsüyorum. İnsan gülerken de acı çekebilir sevgili güncem. Gülümsemek, insanın içindeki hüznü terk ettiği anlamına gelmiyor. Bazen hayatın devam ettiğini kendine hatırlatmanın başka bir yolu oluyor.


Özlemle sarılıyoruz koro arkadaşlarımla. Önümüzde bir konser var, hazırlanmalıyız. Şimdi mikrofondan Gülseren ablanın sesi yükseliyor: "Eledim eledim höllük eledim..." Bir türkü, bir ses, bir zamanlar aramızda olan bir insan... Seda'nın konser çalışması sırasında kayda aldığı görüntülerle Gülseren ablanın son hâli ve sesi yeniden yankılanacak salonda. İnsan, bir sesin bu kadar kıymetli olabileceğini onu kaybettikten sonra daha derinden anlıyor. Bir zamanlar sıradan hayatın içinde duyduğumuz sesler, yokluklarında hatıranın en canlı parçasına dönüşüyor.


O an acı gözyaşına dönüştü. Arkadaşlardan biri gözyaşlarımı silmem için peçete uzattı. Bir diğeri, "Gel, biraz hava alalım," diyerek hemen yanıma geldi. Neriman, mavi gözleriyle ve sevgi dolu bir hâlde yazlık evinin bahçesinden getirdiği üç mandalinayı avucuma bıraktı. Küçücük bir ikram, kocaman bir teselli... O an anladım ki yas yalnızca kaybettiğimiz insanla ilgili değil, geride kalanların birbirine nasıl tutunduğuyla da ilgili. Bazen bir peçete, bazen üç mandalina, bazen de hiçbir şey söylemeden yanında durmak insanın yüreğine dokunuyor.


Biraz sonra bulutların göz hizama kadar indiğini fark ettim. Gökyüzü sanki yeryüzüne yaklaşmıştı. Hemen coğrafya bilgilerimi kurcalamaya başladım. Acı yine karşıma çıktı. Meğer bulutların alçalmasının da bir nedeni varmış. Nemli hava soğuyup su damlacıklarına dönüştüğünde, sis dediğimiz olay oluşabiliyormuş. Yani bulutlar aslında yere yaklaşmıyor, biz onların içine giriyormuşuz.


Düşündüm de insanın hüznü de biraz böyle değil mi? Bazen içimizde birikenler öyle çoğalıyor ki dünya ile aramızdaki mesafe kayboluyor. Her şey göz hizamıza kadar iniyor. Bir çiçek, bir türkü, bir şapka, bir mandalina... Hepsi aynı anda dokunuyor bize.


Gülseren ablanın sandalyesi boş ama sesi hâlâ bizimle. Biz de bir yandan gözyaşlarımızı silip bir yandan konserimize hazırlanıyoruz. Hayat, bütün bu çelişkileriyle akmaya devam ediyor.


İnsan gülerken de acı çekebilir sevgili güncem. Hatta bazen en içten gülümsemesinin ardında, kimseye gösteremediği bir özlem saklıdır.


H. Çiğdem Deniz

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Boş Sandalye Pullu Şapka Ve Alçalan Bulutlar

Boş Sandalye Pullu Şapka Ve Alçalan Bulutlar

çitlembik çitlembik