Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
06.11.2026 · 15 · 0 · Tahmini 2 dk okuma
PDF olarak indir

“Ezelin Sessizliği” şiirini çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Ezelin Sessizliği

BİRİNCİ SES:


Gece, bir bıçak gibi indi yeryüzüne.

Dağlar diz çöktü kendi gölgelerine.

Bir yıldız söndü;

karanlık, avucunda tuttu son ışığını.


Bir ses yükseldi kuyuların dibinden:


— Tanrı tutsak!


Gökyüzü çatladı.

Zincirler döküldü yıldızların üzerinden.

Kırılan demirlerin sesi

bir daha hiçbir kulağa ulaşmadı.


İKİNCİ SES:


— Tanrı tutsak, diyorlar.


Hangi zincir tutabilir göğü?

Hangi demir, kendi cevherinden doğan ateşi

bir hücreye sığdırabilir?


O ki daha zamanın alnına

ilk çizgisi düşmeden vardı.

Daha yokluk, kendi karanlığını bilmeden

O'nun kudretiyle sustu.


BİRİNCİ SES:


— Tanrı muhtaç!


Rüzgâr sustu.

Deniz, kıyısında unuttu dalgalarını.

Bir damla su, taşın yüzünde kurudu;

bir damla daha,

kendi yokluğuna ağladı.


İKİNCİ SES:


— Tanrı muhtaç, diyorlar.


Neye?

Bir avuç suya mı,

bir çift ele mi,

gecenin koynunda titreyen

bir insan duasına mı?


Kimseye yoktur haceti,

kimsenin omzuna yaslanmaz.

O'nun varlığı bir başkasından ödünç değil,

O'nun kudreti bir başkasından alınmaz.


BİRİNCİ SES:


— Tanrı kimsesiz!


Uzakta, bir annenin eli

ölmüş çocuğunun saçlarında kaldı.

Dünya, o elin içinde küçüldü.

Ve göğün bütün yıldızları

bir anlığına gözlerini kapadı.


İKİNCİ SES:


— Tanrı kimsesiz, diyorlar.


Oysa kimsesizlik,

bir kapının ardında bekleyenlerin acısıdır.

O'nun kapısı yoktur;

çünkü bütün kapılar

O'nun iradesiyle açılır.


Ve insan,

kendi gölgesini bile taşıyamazken

O'na yalnızlık yakıştırır.


Oysa O,

yalnızlığın bile yaratılmadan önce

henüz adını bilmediği

mutlak varlıktır.


BİRİNCİ SES:


— Tanrı dilsiz!


Şimşek, gecenin ağzını yardı.

Karanlık, kendi çığlığıyla uyandı.

Bir taşın içinden su geçti.

Bir tohum, toprağın göğsünü deldi.


Ve bütün bu seslerin ardında,

ne bir kapı açıldı

ne bir gölge kıpırdadı.


Zaman, kendi kuyruğunu yuttu.

Dünya, henüz doğmamış bir sabahın

karanlığında asılı kaldı.


İKİNCİ SES:


— Tanrı dilsiz, diyorlar.


Oysa bir dağın sessizliğinde,

bir annenin son nefesinde,

karanlığı yaran şimşeğin gözlerinde

kelimelerden önce konuşur hakikat.


Ne bir ses O'na ses olur,

ne bir el O'na el uzatır.

Ne gök O'na çatı,

ne yer O'na yatak olur.


O; başlangıcın öncesinde,

sonun sonrasında;

zamanın yırtık perdesinin ardında

ezelî ve ebedîdir.


BİRİNCİ SES:


O vardı.

Gün doğmadan önce değil;

gece doğmadan önce de değil.


Zamanın henüz kendine

bir isim bulamadığı yerde.


Ne bir el uzandı O'na,

ne bir ses çağırdı.


Kâinat,

O'nun sessizliğinde

bir nefes gibi durdu.


Ve sonra—


bir insan,

avuçlarını göğe açtı.


Göğün hiçbir yerinde

bir eksilme olmadı.


İKİNCİ SES:


Biz, bir avuç toprakla

sonsuzluğa isim koymaya çalışırken,

O, toprağın da

sonsuzluğun da ötesindedir.


Ne eksilir bir duayla,

ne çoğalır bin secdeyle.


O, her şeyin kendisine muhtaç olduğu;

kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan…


O'dur.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Ezelin Sessizliği

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık