Slime Çılgınlığı' Allah Akıl Fikir Versin
Geçen gün akışta gezinirken önüme bir canlı yayın düştü. "Ne oluyor, memleket meselesi mi tartışılıyor?" diye bir girdim içeri; ortada küçük bir küveti dolduracak büyüklükte, fosforlu yeşil bir balçık yığını duruyor. İki kişi başına geçmiş, parmaklarıyla "cık cık cık" sesler çıkararak o pelteyi yoğuruyor.
Şaka yapmıyorum, tam 5.000 kişi ekrana kilitlenmiş bu manzarayı izliyor! 5.000 yetişkin ruh, hipnotize olmuş gibi yeşil hamurun içe göçüşünü seyrediyor. Allah gerçekten akıl fikir versin; stadyum dolduracak kadar insan toplanmış, kimyasal bir jölenin kabarcık patlatma seansına eşlik ediyor.
Geçmişte çocukların okul önlerindeki kırtasiyelerden gizlice alıp halıya yapıştırdığı ve annelerden terlik yediği o hamur, şimdilerde sosyal medyada boyut atladı.
Ulaştığımız medeniyet zirvesine bakın: Ekrana yapışıp kıvamlı kimyasal bir balçığın mıncıklanmasını izlemek! Nereden bulaştık biz bu illete?
İşin geçmişine baktığımızda, bu akışkan merakın kökleri aslında II. Dünya Savaşı'ndaki kauçuk krizine ve 1943'te kazara keşfedilen zıplayan macunlara (Silly Putty) kadar dayanıyor. Fakat bugün ekranları işgal eden o yeşil, akışkan ve yapışkan oyuncağın resmen "Slime" adıyla hayatımıza girişi 1976 yılında oyuncak devi Mattel sayesinde olmuş. O dönem minyatür bir çöp tenekesi ambalajında piyasaya sürülen bu guar zamkı karışımı, aradan geçen yarım asırda evrimleşti; çocuklar için masum bir oyun hamuruyken, TikTok leğenlerinde milyonlar döndüren küresel bir hipnoz aracına dönüştü.
Benim araştırmalarım ve edindiğim bilgiler şimdilik bu yönde. Konuyla ilgili daha detaylı bilgiye sahip olanlar varsa yorumlarda buluşalım. Belki de benim bilmediğim başka ayrıntılar vardır.
İşin asıl kan donduran ve sinir krizine sokan kısmı ise ekranın altından akan hediye yağmuru. Geçenlerde bir yayıncının sadece şu yayınlardan bir iki gün içinde birkaç milyon lira kazandığını öğrendim. Ekrana yatlar, katlar, aslanlar, ejderhalar yağıyor. Kafayı mı yediniz siz kardeşim? Ne yapıyorsunuz siz Allah aşkına?
Sabah akşam "geçinemiyoruz" diye dert yanan kitle, akşam olunca gidip elinde renkli tutkalla oynayan adama sanal servet bağışlıyor. Şu saçma sapan, bomboş şeylere prim vermekten hiç mi yorulmadınız?
Biri koca bir yılı ömrünü masa başında veya tezgâhta tüketiyor; diğeri ise borakslı suyu leğene döküp "Bakın nasıl uzuyor canlarım, aslan atanların adını slime'a yazıyorum" diyerek aynı meblağı üç günde cebe indiriyor.
Teknoloji almış başını gidiyor; yapay zekâdan uzay çalışmalarına kadar pek çok alanda ilerleme kaydediliyor. Öte yandan sosyal medyada binlerce kişi, bir küvet dolusu slime'ın yoğrulmasını saatlerce izliyor, üstelik bu yayınlara ciddi miktarda para gönderiyor.
Eğlence anlayışının geldiği nokta gerçekten düşündürücü. Bunca teknolojik gelişmenin arasında insanların ilgisinin ve parasının böyle içeriklere yönelmesi, çağın en tuhaf çelişkilerinden biri olsa gerek. Allah akıl fikir versin!
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu