Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Şiir Tartışmaları Hakkında


Son zamanlarda futbol ve siyasetten sonra sözüm ona şiir de toplumda herkes tarafından anlaşılır bir alan olmaya başladı. Ancak  şair ve şiir sayısındaki artış maalesef şiir kitaplarına olan ilgiyi aynı oranda arttırmadı. Bir çok yayınevi şiir kitabı basmadığı gibi değerlenedirmeye dahi almamaktadır. En ünlü şairlerin bile kitapları bir yılda sadece 500 ya da 1000 adet basılmaktadır. Televizyon ve radyo kültürü ile kendisini tanıtabilen şairlerin kitapları biraz kıpırdansa da genel olarak sonuç pek değişmemektedir. Peki nedir şiiri bu kadar sorunlu bir alan haline getiren? Nedir son zamanlarda ünlü bir şair çıkaramamış olamamızın sebebi? Ben bazı tespitlerde bulundum. Arttırıp eksiltmek size kalmış tabi ki;


1.  Şiir tarzları arasındaki yıllar süren kısır tartışmalar. Hala devam da ediyor. Yok serbest şiir yok hece şiiri yok aruz şiiri kısır döngüleri. Maalesef bu tartışmaları bilen de bilmeyen de yapıyor.


2. Şairler arasındaki bitmek bilmeyen çekememezlik. Mübalağa yapmış olabilirim ancak toplumda en çok kıskançlık duygularının hakim olduğu grup şairler grubudur diye düşünüyorum. Her nedense kimse kimsenin yazdığını beğenme nezaketi göstermemekte kendini dünyanın en iyi şairi olarak görmektedir.


3.  Şairlerin kendini geliştirmemesi ve çok az okuyup araştırma yapması. Bu konu ülkemizdeki okuma oranlarıyla da paralelik arz etmektedir. Kendi alanlarıyla ilgili bile bilgisi olmayan ama ahkam kesen onlarca şair var çevremizde. Çünkü onlar için sadece duyguları vardır ve öncellenmiştir. Bilgi olmasa da olur anlayışıyla gelişime kapalı olarak hayatlarına devam etmektedirler.


4.  Özellikle şairlerin eleştiriye kapalı olması ve elştiriye çok sert cevap vererek kendi duvarını örmesi. Bu da genelde “Ben bu işi biliyorum ben oldum sen de kimsin?” anlayışından kaynaklanmaktadır.


5. Okuyan ve kendini geliştiren şairlerin ise çok fazla taklit yaparak ünlü şair heveskarlığından kurtulamamış olmaları.


6.  Gerek hecede ve gerekse serbest şiirde sadece akla gelenlerin yazılarak şiir diye sunulması ve topluma yutturulmaya çalışılması. Anlam ve mananın ötelenmesi, gereksiz zorlama yapılarak bazı kalıplara uyulmaya çalışılması.


7. Hece şiirinin dar kalıplar ve sürekli tekrarlanan kafiyeler içine hapsedilmesi. İç ahenk (şiirin her mısrasındaki seslerin uyumu, harf tekrarları, benzer sesler ile vezin ve kafiyelerin kullanılışındaki ustalık), mecazlar, tema (bir şiirdeki temel duygu ve düşünce öğeleri; konu) konularındaki fakirlik. 


8.  Serbest şiirin imge manyaklığına kurban edilerek hiçbir konuyu içermeyen şiircikler yazılması. Yan yana alta alta gelen sözcüklerin rastgele dağılımından oluşan sözcük dizimlerinin şiir olduğunu zanneden aklı evvellerin hala hiçbir değişime uğramadan hayatlarına devam etmesi. Oysa yapısı, dokusu diğer düzyazı türlerinden ayrı olan şiir, Homeros’un ünlü destanı İlyada’da “kanatlı söz” diye tanımlanmaktadır. Bu tanımlama sözcüklerin ses ve anlam örgüsü yönünden oluşturduğu yapılanmayla ilgilidir.


9. Şiirlerde nazım şekli, kafiye, vezin, dil, ahenk, ritim, şiirsel söyleyiş, şekil gibi unsurların yok olması. Ya şiirlerde çok fazla mekanik söyeleyişler hakim oluyor ya da iyice salınan şiirler fazla tekrarlarla bilinenlerin ötesine pek geçemiyor.


10.Dergilerin, sitelerin, ideolojilerin, grupların şişirilmiş şairlerinin olması ve bundan dolayı tek taraflı şairlerin ortaya çıkması. Toplumun değil ait olduğu grubun şairleri ve şiirleri olarak anılması gibi bir durum ortaya çıkıyor.


11. Sürekli olarak birbirine benzeyen şiirlerin yazılması. İki satır yazanın kedini usta şair yerine koyması.


12. Şiir yazma işinin birilerinin tekelinde olması veya görülmesi. Sürekli olarak geçmiş şairlerin şiirlerine atıf yapılarak ondan çok daha iyi şiir yazan çağdaşlarının gözükmemesi veya özellikle gündeme getirilmemesi.


13. Belki gelişebilecek nitelikteki genç kalemlere “Senin yazdıklarından bir şey olmaz yaklaşımının” ortaya konulması.


14.Türk dilinin yeterince bilinmiyor olması ve yeterince kullanılamaması. “Türkçem benim ses bayrağım” diyen Fazıl Hüsnü Dağlarca hissiyatının tecelli etmemesi.


15. Serbest şiir yerine aslında düz yazı ve mensur şiirlerin yazılması ve serbest şiirinn kalıplarını bilinmiyor olması.



 

Şimdi bunlardan sonra şiir hakkında söylenilen aforizmaları inceleyelim ve yazdıklarımızı ve düşündüklerimizi bir kez daha gözden geçirelim…




“İçinizde olmayan şiiri hiçbir yerde bulamazsınız.” Shelley


“Şairin kullandığı sözcüklerde insanlar için çeşitli anlamlar vardır; herkes beğendiğini seçer.” Tagore


“Şiirin ilkesi, insanın üstün bir güzelliği özlemesidir. Bu ilke bir coşkunlukla, bir ruh taşkınlığında kendini gösterir. Bu coşkunluk, aklın yoğurduğu gerçeğin dışındadır. “Baudelaire


 “Şiir olmayan yerde insan sevgisi de olmaz. İnsanı insana ancak şiir sevdirir. Şiir, insanı insana yaklaştıran şeydir.” Sait Faik


“Şiirin konuları hiç eksik olmayacaktır; çünkü dünya o kadar büyük, o kadar zengin, yaşam o kadar değişik manzaralı ki… Hiçbir gerçek konu yoktur ki şair onu gereği gibi işlemesini bildiği andan itibaren şiirden yoksun olsun.” Goethe


“Gerçek şiirin, asıl sanat eserinin kendi varlığından başka bir amacı yoktur. Kendisinde başlar, kendisinde biter. Bütün soyluluğu da buradan gelir.” Valéry


"Şiir, nesre çevrilmesi mümkün olmayan nazımdır." Ahmed Haşim


"Şiirin kötüsü veya orta hallisi için kurallar, ustalıklar bir ölçü olabilir. Ama iyisi, yükseği, harikuladesi aklın kurallarını aşar." Montaiqne


"Şiir, hem at, hem dizgindir (İlham ve ustalık); Atsız dizgin, dizginsiz at değildir." Tristan Dereme


"Şiirin ilkesi, insanın üstün bir güzelliği özlemesidir. Bu ilke, bir coşkunlukta, bir ruh taşkınlığında kendini gösterir. Bu coşkunluk, aklın yoğurduğu hakikatin dışındadır." Baudlaire


"Şiir, öyle ayrı bir dildir ki, başka hiçbir dile tercüme olunmaz. Hatta yazılmış göründüğü dile bile..." Jean Cocteau


"Şiirde güzellikten başka gaye aramam." Cenap Şahabettin


"Şiir, nesirden bambaşka bir hüviyettedir. Şiir duygusunu lisan haline getirinceye kadar yoğurmak, onu çok toplu bir madde haline sokmak, o kadar ki, mısra güya hissin ta kendisi imiş gibi okuyucuya samimi bir vehim vermek, işte bunu özlüyorum." Yahya Kemal


"Şiir, kelimelerle güzel şekiller kurmak sanatıdır." Cahit Sıtkı Tarancı


“Şiir, büyük zekâların rüyalarıdır.” Lamartine


“İlimsiz şiir, harcı ve hesabı olmayan duvar gibidir.” Fuzûli


“Şiir öylesine ayrı, öylesine apayrı bir dildir ki başka herhangi bir dile çevrilemez hatta yazılmış olduğu kendi diline bile...” Jean Cocteau


“Bir şiir yalnız o şiire giren değil, bir de girmeyen sözcüklerden meydana gelir.” Salâh Birsel


“İlk dize tanrıdandır.” Valéry


"En az sözcükle yazmalı şiiri." Fazıl Hüsnü Dağlarca


“Güzel ve mükemmel bir şiiri tamamladıktan sonra, şairin on yıl dinlenmeğe hakkı olmalıdır.” Rainer Maria Rilke


 “Şiir sıradan bir dil değildir. "Şiir" düzyazıya çevrilemeyen dildir.” Ahmet Haşim


“Şiirde anlam, bir çam ağacının kabuğuna sızmış bir çam sakızına benzer. O, ozanın yoğurduğu, bir yoğun damlacık haline getirdiği ve tatlandırdığı bir şeydir… Şiir alışılmışın bardağını taşıran son damladır; onun rolü bu taşırıcı niteliğindedir…” Sedat Umran


"Ben kendi payıma bir iki iyice şiir yazdımsa, bunların tümünün içeriğini önceden iyice pişirdim. Sonra en uygun biçimlerini, ne çeşit uyakla (kafiye ile), ne çeşit ölçü ile yazılabileceğini, boyutunun aşağı yukarı ne olabileceğini, dilinin edasını, çeşnisini, peşinen kestirmeye çalıştım. Yani çok zahmetli bir çalışmadan sonra işe koyuldum." Nazım Hikmet Ran


“...Şiir, nesirden bambaşka bir kimliktedir. Musikiden başka türlü bir musikidir. Şiirde "nefes" ve "ses" iki temel öğedir. Dizenin ayakları yerden kopmazsa ve uçmazsa ya da ister en hafif perdeden olsun, ister İsrafil'in sûru (borusu) kadar gür olsun, kulağı bir ses gibi doldurmazsa halis şiir değildir.” Yahya Kemal Beyatlı


“Şiir üzerine, gerçekten yeni olan şiirle, yeni bir şeyler öğrenebiliriz ancak; Şiir üzerine yazılanlarla değil.” Turgut Uyar


“Şiir, sözcüklerle güzel biçimler kurmak sanatıdır. Ama sözcük nedir? Bir anlamı, bir çağrışımı, bir gölgesi, hatta bir rengi ve tadı olan nesnedir. Sözcük insanoğlundan haber verir. Sözcük boş bir kalıp değildir. Ozanın duyguları, düşünceleri, hayalleri, dünya görüşü, felsefesi, kişiliği, her şeyi şiirde belli olur. Sözcükleri tanımak, sevmek, okşamasını bilmek gerek. Hangi sözcük hangi sözcükle yan yana geldiğinde nasıl bir ışık ortaya çıkar? Bunu bilmek gerek.” Cahit Sıtkı Tarancı


“Akılsız şiir, kafasız kalmış Danton gibidir.” Can Yücel


“Şiir, karada yaşayan ve havada uçmak isteyen bir deniz hayvanının günlüğüdür. C. Sandburg


“Şiirin yüceliği, çok denenip varılamamasından değil, bir kaç şairin varmış olmasındandır. Özdemir Asaf


“Şiirin orta hallisi veya kötüsü için kurallar, ustalıklar bir ölçü olabilir; ama iyisi, yükseği, harikuladesi aklın kurallarını aşar. Onun güzelliğini tam olarak görenler, bir şimşeğin ihtişamına benzer bir pırıltı görmekle kalırlar. Büyük şiir muhakememizi tatmin etmez, allak bullak eder." Montaigne


“Şiirsel denklemle matematiksel denklem, çelişkili bir benzerlik gösterir. Matematikte, belli bir kuralla bütün denklemler aynı biçimde çözülür; oysa şiirde, her denklemin çözümü, kendine özgü yeni bir kuralı bulgulamayı gerektirir.” Tahsin Saraç


“Şiir sanatı, kendi hareketlerini tabiatın hareketlerine uydurduğu zaman en yüksek derecesini bulur; o zaman, tabiata öyle yaklaşır ki, ikisini birbirinden ayırt edemeyiz." Nicolas Boileau Despéaux


“Şiir üstüne bütün çözümlemeler, bütün kurallar hep ama hep ortalama şairler için. Zaten bir bakarsanız, şiir üstüne konuştuklarımızı, bütün sorunları, büyük, iyi şairlerin şiirleri değil mi getiren?” Turgut Uyar


“Şiir sanatı, eksiklikleri güzelliklere çeviren bir simya bilimidir.” Aragon


"Şiir bir yaratmadır; evet, ama yüz bin yıllık araçlarla bir yaratma. Bir ozan her dizesine kendi yaptığı dilden, kendi yaptığı dilbilgisinden kata kata en sonunda hem büyük dilini, büyük dilbilgisini yaratır; hem okuyucusunu oralara ulaştırır." Fazıl Hüsnü Dağlarca


“Gerçek şiirin, asıl sanat eserinin kendi varlığından başka bir amacı yoktur. Kendisinde başlar, kendisinde biter. Bütün soyluluğu da buradan gelir.” Valéry


“Şiirin konuları hiç eksik olmayacaktır; çünkü dünya o kadar büyük, o kadar zengin, yaşam o kadar değişik manzaralı ki... Hiçbir gerçek konu yoktur ki şair onu gereği gibi işlemesini bildiği andan itibaren şiirden yoksun olsun.”Goethe


“Şiirin düşmanları, bu meslektekiler ya da müşteriler arasında değil, şairin kendi içindeki uyum eksikliğindedir.” Pablo Neruda


“Anlık kararların belirtecidir şiir; ihtilali körükler durur. Düş yoluna doludizgin giderken gerçeğin amansız savunucusudur şiir.” Fahrettin K. Nitter


“Şairin şiiri, onun kişiliğidir, bütün hayatıdır. Bu anlamda şiirsel yapının, neredeyse organik bir şey olduğunu düşünüyorum. Yaşayan, kımıldayan, soluk alıp veren canlı bir organizma...” Ataol Behramoğlu


“Şiiri yöneten tek bir şair yoktur.” Pablo Neruda


“Gül ıtrıyla selâmlar sabahı, şair yaratır. Pınar hangi susuzlukları giderdiğinin farkında mı? Güneş sarayları da aydınlatır, kulübeleri de. Öyle seveceksin ki kelimeleri, yalnız senin için raksedecekler. Kelimeler de bütün sevgiler gibi kıskanç. Senin olmalarını istiyorsan, onların olacaksın, yalnız onların.”Cemil Meriç


“Çok güzel duygularım var, ama şiirde başarıya eremiyorum. Neden?” diye sorması üzerine, Mallerme, çok ünlüdür, “Dostum” demiş, “Şiir sözcüklerle yazılır. Herkesin duyguları, düşünceleri var, yetseydi herkes şair olurdu.” Anlaşılmayan budur. İçinden geldiği için mimar ya da mühendis olmaya kalkanı görmüyoruz. Demek sanatların en kolayı şiir ki, duygulara, düşüncelere dayanarak şair olunabileceğine inanılıyor.” Melih Cevdet Anday


“Bir şiir üzerinde aylarca, bazen daha uzun süreler çalıştığım oluyor. Her seferinde, başlangıçtaki o duygu birikimini yakalamaya çalışıyorum.” Ataol Behramoğlu


“Ne masayı anlatacağım diye masa sözcüğünü kullanacaksınız, ne kuşu anlatacağım diye kuş sözcüğünü; ne de aşkı anlatacağım diye aşk sözcüğünü.”Jean Cocteau


“Gizli şiir sayısı, gizli işsiz sayısından aşağı değildir. Birçok şiirler, varlıklarını duyuramaz, kendilerine bir elin uzanmayışına sessizce katlanırlar” Behçet Necatigil


 


Ez cümle yayınevlerine veya topluma kızmak yerine kendimizi ciddi ciddi gözden geçirmeliyiz diye düşünüyorum siz ne dersiniz?






Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 10
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Şiir Tartışmaları Hakkında

Z.EFİLOĞLU Z.EFİLOĞLU