Abd Bizden Ne İstiyor?
Ah Pusula Ah! Sen neler açtın insanlığın başına! İlk çağlarda herkes kendi kıtasında mutluydu… İpek yollarında deve ve at sırtında bir ülkeden diğer ülkeye gidilir, kumaşların hassı, baharatların en hakiki acılığı satılırdı…
Çinlilerin bulup Normanlar’ın da Batı
Avrupa’ya sunduğu pusulayla denizler aşıldı, ülkeler ve kıtalar keşfedildi.
İnsanlar birbiriyle kaynaştı. Uyanık geçinen Batılı ülkeler sömürüyü kafasına
koyduğu ülkeye İncil’i verdi, karşılığında altını, pırlantayı, yeraltı
zenginliklerini ülkelerine kaçırdı.
Gördünüz mü küçücük aletin yaptıklarına!
Evet, “Sömürü” dedik de tarihçesini
biliyor muyuz? Tarihin ilk sömürge devletleri ilkçağda Yunanlılar ile
Fenikeliler, daha sonra Ortaçağda Romalı ve İyonlular mirası devralıyorlar. 13.
Yüzyıldan sonra da Kilisenin baskısı ile Papa IX. Alexander sömürmeleri için
İspanya’ya Amerika’yı, Portekiz’e de Afrika ile Asya’yı veriyor. Yani küçücük alet ile insanlar iktisadı ve
altındaki hileleri uygulamaya koydu. Birisi fakirleşirken, diğeri gittikçe
zenginleşti… Bankaları, borsaları kurup, tekelleştiler ve halada üçüncü dünya
ülkelerinin iliklerini sömürmeye devam ediyorlar!
İspanyollar 14 yüzyılın başlarında
Amerika’ya açılıp, sömürmek için uğradıkları Meksika’da Aztek İmparatorluğu
vardı. Şehre girdiklerinde; baraj ve su
kanallarına, rengârenk sokaklardaki pazarlarına, yiyecek ile giyecek satan
dükkânlarına, inip kalkan tahta köprülerine şaşırdılar… Sokaklar öylesine temizdi ki; “Bu sokaklarda yürürken biri, ayaklarını
ancak elleri kadar kirletebilirler” demekten kendilerini alamadılar. Ya bizler? Bütün dünyanın pislikleriyle
evlerimize girmiyor muyuz?
Meksikalı Azteklerin İspanyolları
şaşkına çeviren bir başka yönü de; “Namus ve Ahlak” anlayışıydı. Kimse evinin
kapısını kilitlemez. Evinden çıkarken, içeride kimse olmadığını işaret etmek
için, eşiğinin üzerine ufak bir değnek koyuyor ve gönül rahatlığıyla işine
gidiyorlardı. Siz böyle yapabilir misiniz?
Birleşmiş Milletlerin verilerine göre dünyada yaklaşık olarak yalnızca 8.318.180
hırsızlık olayı meydana gelmiş! (Diğer suçlar hariç) İşte 14 yüzyıldan günümüze insanlığın yaptığı
gelişme!
İspanya ve Portekiz’den sömürü unvanını
alan Amerika’nın 2. Başkanı Joe Biden Irak’tan sonra ülkemize gelip, hasta
yatağında Sayın Başbakan Erdoğan’ı ziyaret etti. Zamanında Türkiye’den memnun olmayan ve
dönemin Dışişleri Bakanı Rahmetli İsmail Cem’e; “Türkiye bize muhtaç, (Sanırım PKK açısından) ABD ne isterse yapın”
dediğinde Ecevit ve İsmail Cem’den gereken cevabı alan Joe Biden’in çantasında
neler yoktu ki, neler!
·
Irak’tan çekilecek olan
ABD’nin boşluğu nasıl doldurulacak?
·
Arap Baharı’nda Suriye
politikamızdan memnun olunduğu,
·
Ermenistan ile olan
ilişkilerimiz,
·
PKK Teröründe Türkiye’nin
yanında olunduğu,
·
Uçak alımları için
kongreden geçmesi için İsrail lobisinin olduğu ve İsrail ile ilişkilerin
düzeltilmesi talebi,
·
Ruhban Okullarının
açılması için Anayasa Değişikliği…
İki saati aşkın basına kapalı yapılan görüşme… Ülkelerarası
diplomatik görüşmelerin gerçekleşme biçimi mutlaka siyasetin Literatürü’nde
belirtilmiştir. Ve yapılan görüşmelerin muhalefet ile kamuoyunun
bilgilendirilmesi gerektiği de önem arz etmektedir. Bu bağlamda görüşmeler
kayıt altına alınmış mıdır? Erdoğan’ın evinde neler konuşulmuştur? Bu konuda
Meclis bilgilendirilecek midir?
Diplomasi, Uluslar arası ilişkiyi düzenleyen antlaşmalar ve teamüller
bütünü ve aynı zamanda bir devletin uluslar arası politikasının uygulama aracı,
mecazi anlamda ise; bir görüşmede gösterilen ustalık anlamına geldiğine göre;
Ustamızdan, ABD karşısında neler yapılıp, neler
yapılmayacağının yanıtlarını bekliyoruz…
Ertuğrul
Erdoğan
4
Aralık 2011/Bursa
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.