Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Sevemedim Gitti Karanlığı



‘’Sana büyük caddelerin birinde rastlasam

Elimi uzatsam, tutsam götürsem

Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak

Anlasan



Elimi uzatsam, tutamasam

Olanca sevgimi yalnızlığımı

Düşünsem hayır düşünmesem

Senin hiç haberin olmasa

Senin hiç haberin olmaz ki

Başlar biter kendi kendine o türkü



Yağmur yağar akasyalar ıslanır

Bulutlar uçuşur gecelerin

Ben yağmura deli buluta deli

Bir büyük oyun yaşamak dediğin

Beni ya sevmeli ya öldürmeli’’ (Gülten Akın)



Zemheride doğan umutsun

Unutmaktan öte ufuksun

Uydurduğum bir masalsın belki de

Uyakları kayıp şiirsin

Ulakları kayıp şehir belki de

İnzivada geçen ömrün yâd ellerindeki teselli gibi

Tecelli eden güneşisin şehrimin

Bense hem şiirim hem şiir değil

Aşkı es geçmeli hani

Aşikâr aşkın erittiği dağlarda buzullarda saklı

Bildiğinden de öte esintin en cafcaflı nidasıdır şiirin sızısı

Bilmediğin geçmediğin yollardan geçer hem şiir

Nakşında sevginin

Na’şında içimde saklı enginliğin

Bir çocuk gibi tutulası elin

Bir şehir gibi fethedildiğim

İmgelerde saklı o beşinci mevsimi

Sanma ki tehir ettiğim…



Bir şiire düştü yolum ve devasa yetenekli bir şiire.

Kendimi ararken nihavent makamında önce serildim yere sonra şiire sonra da yüreğimi söktüm ve uzatıverdim usulca.

Renklerim ve duygularım nasıl ki yüreğimin tezahürü.

Aşkın fısıltılarından da geçtim çünkü ben en başta kendimden ve aşktan geçtim.

Bir nida.

Bazen mırıltı.

Bir seda.

Bazense içimde engin bir fısıltı.

Söylemek istediklerim bir yanda söyleyemediklerim ise taşarken şiir yazdığım sayfalarda.

Hoş bir nüans.

Pekişen bir asalet ve reverans.

Nihayetinde yiğidi öldür hakkını ver, diyebilmenin coşkusu ve haklı gururu.

Elem kuşları uçuverdi bir gece annemin ardından.

Sonra bir gölge peyda oldu şükrün yoksunluğundan geldi ve dayandı kapıma derken bir gölge daha ve nicesi.

Sevemedim gitti karanlığı.

Sevemedim gölgeleri.

Sevemedim de yalanı ve ihaneti.

Ve ışığımla yok etmek istedim tüm kara gölgeleri ve evet, benim ışığım güçlüydü bense aydınlık:

Ya, gücüm yetecek miydi?

Bir gün öldü.

Bir gül öldü.

Bense ölmedim.

Bir ses sustu.

Sonra annem göçtü.

Benimse vazifelerim ve bir mesuliyetim vardı.

Gücüm.

Gündüzüm.

Gürbüz hayallerim.

Kalemim.

Yüreğim.

Ve dualarım…

Dua etmem gereken biri daha eklendi hayatıma.

Devasa berrak ve beyaz bir sayfa.

Huzur ve hüzün yan yana.

Sonram.

Öncem.

Ve anım ve anılarım.

Bir şaire öykündüm sonra bir şiire sonra da o gölgeleri ve karanlığı öldürdüm.

Ben şair değildim.

Şiirdim aslında üstelik her bir hücremle.

Tekabül ettiğim duygular ve fısıltılar ve şiirler benim nidamdı.

Soylu.

Asi.

Asil.

Tekdüze olmayan.

Azıcık karmaşık.

Ama yalın bir duyguyu dahi şiire dönüştürebilen.

Yalnızlık ise göreceli.

Yakut gözlerinde sevginin neler neler gizli.


‘’Elimi uzatsam, tutamasam

Olanca sevgimi yalnızlığımı

Düşünsem hayır düşünmesem

Senin hiç haberin olmasa

Senin hiç haberin olmaz ki

Başlar biter kendi kendine o türkü’’ (Gülten Akın)

Şairin de dediği gibi.

Habersiz bir ulak.

Habersiz bir şahika.

Ama duaların ve Rabbin var iken haberi.

Varsın habersiz olsun.

Varsın haberin olmasın.

Haber ettiğim de değil olan biten çünkü duyguların her zaman haberi olmuyor insanın kendisinin dahi haberi olmadan sevgi denen o ilahi kuş gelip de konuyor yüreğinize.

Zaten gerek de yok bilinmeye.

Bilindik sevdalardan değil mademki aşkın baş koyduğu ve başkaldırdığı çarpık düzen.

Yeter ki insan sapmasın yolundan; sapmasın kendinden ve zapt edebilsin nefsini tüm kötülüklere de karşı koymuşken…



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Sevemedim Gitti Karanlığı

GÜLÜM ÇAMLISOY GÜLÜM ÇAMLISOY