Bir çiy tanesiyim sabah
ayazında
Savrulan bir yaprak
Deli rüzgârın
sürüklediği.
Başıboş bir düzen
Çoktan yitip gitmiş
Baştan çıkmış onca
çarpıklığın nezdinde.
Bir kum tanesiyim
Boydan boya uzanan
kumsalda kaybolmuş
Görünmez, silik bir
gölge
Karanlıkta oynaşan.
İzbe ruhum bakir
gökyüzünde
Süzülüp giderken,
Med-cezirler eşlik eder
Dalgaların hükmünde.
Hükümsüzüm,
Çoktan yitip gitmiş
kimliğim.
Kimliksizim, firar
etmiş hayattan
Metruk zindanlarda
mahkûm tutulan.
Sessizim olması
gerekenden fazla,
Susma hakkımı
kullanıyorum
Konuşsam ne fayda.
Yalnızlık kul köle
olmuş bana,
Ben ise yoluna
Yaradan’ın
Beni tek gören ve
duyanın
Ve kollayanın.
Yitip gitti onca şey,
Onca insan, onca duygu.
Elimde tek kalan,
Kulağıma çalınan
fısıltılar.
Yol yakın, zaman devrik
Hayat yalan
Ve bilinmezliklerle
dolu insan.
Sayısız denklem hali
hazırda
Yaşar giderim ahvalimim
nazarında.
Umarsız ve acımasız,
Uzaktan bakan ve
görmeyen kim varsa.
Ne sultanım ne peri
padişahının kızı
Dermansız bir kul sadece
kaderin razı kıldığı.