İşte attı uzun çığlığını; yürüdü duman duman
Durulmaz bu şehirde, elveda
dostlarım,
Hareket etti kara tren…
Bütün beklentilerimi size
bıraktım dün gece, bir şiirin mısralarında,
Bir şiir dolusu umudunuz
var,
Biraz da nasihat.
Nasıl bir şey olduğunu,
Nereden geleceğini sormayın
bana,
Ben de bilmiyorum;
Ama, eminim görür görmez
tanıyacaksınız onu…
Belki yakınlarda bir
yerdedir, belki de çok uzaklarda,
Beklentileriniz ile başbaşa
bırakıyorum.
Benim için gerçekleşmeyen,
Küçük, küçücük bir mucize
size özel gerçekleşiverir belki…
Sabredin işte…
Ben hep yanlış kapıları
çaldım,
Hep yanlış sevdalar yaşadım,
Siz benim gibi yapmayın...
Benim gibi, siz de umudunuzu
yitirmeyin,
Kendinize iyi bakın…
*
Ben bekledim…
Zamanı gözlemledim
aralıksız,
Yaşadığım her anda onu
aradım…
Yolları gözlemledim adım
adım, izleri varsa diye
Baktığım, gördüğüm tüm
yüzlerde…
Neydi beklenen, kimdi
gelmeyen?
Bir sevgili vardı düşümde,
Yakınlaşırsam kaçan bir
sevgili…
Düş mü, gerçek mi
bilemediğim;
Bir sevgili vardı,
dokunamadığım…
Aynı şehrin aynı
kaldırımlarında ayak izimiz vardı,
Biliyordum, hissediyordum,
Ama, bulamıyordum…
*
İlkbahar bakışlı bir
sevgiliydi o…
Yeşerecek,
Çiçek çiçek renklenecek,
Saçlarından çiçek kokacak,
Hiç solmayacaktı…
Şiir gibiydi,
Türkü gibiydi,
Belki de efsanevi bir öykü
gibiydi…
Yüreğine düşmeye gör,
Sevgisi leyla’dan yüce bir
sevgiliydi…
Aramaktan usandığım bir
mahzun gülüştü,
Öpemediğim dudaklarında…
*
Bir bahar daha bitmekte
Ve ben gitmekteyim kara
trenimle…
…/…