Tutsaklığın en acı günü;

bu...Acılar,

Sinemde alevler açar.

Karanlık, sessizlik ve yalnızlık…

Dudakların kıpırtısız, suskunsun.

 

 

Virgüllerim suskun kalmış, devam edemiyorum.

Mısralarda hüsran çığlık çığlık,

Yaşayamayacağımız müşahhas bir aşk…

Bu kabustan canlı çıkamam;

Zinhar tutulduğum en ışıltılı zindana;

Haydi, kus beni!

Toprağın olayım mezarında,

Mezar taşın olayım,

Kefenin olup sarılayım bir zırh gibi

Yamyam orduları karşısında cengaver olayım,

Et yiyici canavarları eze eze yok edeyim, huzurun olayım…

 

Ya da yırt kefeni, çık, dön, en güzel aşk öyküsü olsun aşkımız,

Yüreklere yazılsın şiir şiir…

Açalım bütün yaraları,

kanatalım son kez yana yana...

Ama sonra,

Sonra,
saatler sussun, sen susma.

Ömrümüzce ömür sürsün  bu aşk susmamacasına…

( Suskunsun başlıklı yazı AliKemal tarafından 27.02.2016 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu