SEVGİLİLER GÜNÜ

14 Şubat sevgililer günüymüş. Bu günle ilgili yazı yazmak için insanın yeterli bilgi ve deneyimi olması gerekir, diye düşünüyorum. Karşı cinsten birini beğenebilirsin. Onunla sevgili olabilmek için bazı özellikler gerekir. Birinci şart, erkeksen yakışıklı, bayansan güzel olacaksın. Bu da yetmez. Bayan; cilveli, albenili, erkek ise varlıklı, zeki, esprili, eli açık gibi sıfatlar taşımalı. Şahsen ben sayılan özelliklerin hiç birine sahip değilim.

O nedenle eller gibi, hiç sevgili sahibi olamadım. Nasıl olayım ki? Zor bir çocukluk ve gençlik devresinden sonra hayata ancak tutunabildim. Öyle aşkla meşkle uğraşacak zaman mı bulabildim ki. Belki, karşı cinsten birilerine heveslenmişimdir ama hepsi o kadar. Ne bağ duydu, ne bağbancı.” hesabı.

Karşıdan gülerdi gülümserdim ben,
Bakışır geçerdik bir şey demeden.
Bilmem ki bu garip gülümsemeden,
Ben ne kastederdim, o ne anlardı.

Ya da bir başka şairin dediği gibi:

“Ben bir fakir adamım,
Param yok ki karım olsun.
Geceleri şeytan girer rüyama,
Sağ olsun…”


Böyle bir girişten sonra 14 Şubatla ilgili bir anımı anlatmak isterim:

45 yıldır Tokat’ta oturuyorum. İlçelerinin çoğunu görmeme rağmen yolum Reşadiye’ye hiç düşmemişti. Bir festival dolayısıyla gazeteci sıfatıyla gittiğim Reşadiye’yi çok beğenmiştim. Büyükçe bir beldeyi anımsatan ilçe, coşkun sulu Kelkit Çayı’nın kenarında kurulmuş. Evlerin bitiminde orman başlıyor, ulu ağaçlarıyla. Bu haliyle bakir bir görünüm sergileyen ilçeyi, halkının doğasever insanlardan oluştuğu varsayımıyla daha çok sevdim.

Sevgi yalnız beşeri değildir ki… Başta Allah sevgisi olmak üzere anne- baba, yani insan, nebatat, hayvanat sevgileri, bunlardandır. Görünüşe göre Reşadiyeliler, doğanın bir parçası olan ormanı hem korumuş hem sevmişler.

Arazisinin verimsizliği nedeniyle halkının büyük çoğunluğu gurbetçi olan ilçe halkı, garip dost insanlardan oluşur. Buraya ağlayarak tayin edilen memurların, başka yere atandıklarında ilçeden yine ağlayarak ayrıldıkları söylenir. Bir devlet memuru olan kaymakamı bağımsız milletvekili seçmeleriyle de ünlenmiştir, Reşadiye. O seçimde hiç birimiz, kendi partimize oy vermedik, sırf, kaymakam Bey’i meclise göndermek için.” diyorlar.

Gördüğüm ve yaşadığım güzellikleri eşimin de görmesini ve yaşamasını istemişimdir, her zaman. Bir fırsat çıksa da Reşadiye’yi göstersem eşime diyordum.

Tokat-Reşadiye arasında çalışan minibüsçülerin rekabete tutuştuklarını, 105 kilometrelik yolda bir liraya yolcu taşıdıklarını duydum. Hemen iki bilet aldım. Cebimden çıkardığım iki lirayla, 14 Şubat sabahı için. 

Güneşli bir şubat sabahında yola koyulduk. Havada güneş var ama çevredeki çukurcuklara biriken sular, katmer katmer buzlu cam. Kuru ayaz, eli ayağı kesiyor. Gerçi minibüsümüzün kaloriferi yanıyor, içerde üşümüyoruz ama dışarısı felâket. Doğa bu mevsimde de güzel, canım. Ekime hazırlanan esmer tarlaların yanında güzlük ekinler yeşeriyor, yemlik yemlik…

Dönekse’yi dönünce Kelkit Çayı ile arkadaşız. Ancak, o geliyor, biz gidiyoruz. Birbirimize ters yönde hareket etsek de ovada yayılıp, boğazlarda çağlayan Kelkit’le Reşadiye’ye kadar keyifli bir yolculuk yapıyoruz. Çayın içindeki taşlara tutunarak büyüyen iğne yapraklı fidanları şaşkınlıkla izliyoruz.

Öğle yemeğimizi termal otelin bahçesinde yedik. Sırtımızdaki kabanlarla ayazdan korunmaya çalışırken çıplak ayaklarımız, bir kaynakta büngül büngül kaynayan sıcacık sulardaydı. Eski oteli gezdik. Çünkü yeni otel, yapılma aşamasındaydı. Otele sıcak su taşıyan borular kireçle tıkandıkça yanlarına yenilerini döşemişler, yamaçlarda, bayırlarda…

Mutlu ve ucuz bir sevgililer günü yaşadığımızı konuşarak dönüş için minibüs yazıhanesine gelince Tokat minibüsünün biraz önce hareket ettiğini öğrendik. Tokat’a başka araç da kalkmayacakmış, bu gün! “Neden geç kaldık” hayıflanmasıyla Suşehri’nden Niksar’a gidecek başka araç bekledik.

Niksar’dan Tokat’a kalkan son minibüse ucu ucuna yetiştik.Ağız tadıyla yaşamak istediğimiz sevgililer gününde muhteşem gidişimizin maceralı bir dönüşü oldu. Hem de çok pahalı. 

Böyle kutlar bizim gibi orta halliler, 14 Şubat sevgililer gününü.
( Sevgililer Günü başlıklı yazı RasimCANBOLAT tarafından 12.02.2010 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu