Tekmelene Tekmelene
TEKMELENE TEKMELENE
Yerel gazetelerin en büyük yararlarından birisi de kentin önemli olaylarını zamanında haber vermesidir. Tokat Haber gazetesindeki köşe yazımın yanında yer alan küçük bir haber çekti, dikkatimi. 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı’nda Belediye Türk Sanat Müziği Topluluğu’nun konseri varmış. Tüm halkımızın davetli olduğu konser, 18.30’da başlıyormuş. Başlama saatinden en az yarım saat önce gitmek gerek. Çünkü elâlem bizim gibi dakik mi? Erkenden doldururlar salonu.
Nitekim dostum Mehmet Tapar’ı bekliyoruz diye ayak sürürken biraz geç kalınca arka arkaya birer koltuğu zar zor bulabildik eşimle. Yanımdaki centilmen delikanlıya rica ettim de hanımla yer değiştirdiler. Böylece eşimle yan yana oturma olanağını, ancak yakalayabildik. İyi adamların nesli tükenmemiş, hâlâ…
Sembolik te olsa bu tür programların paralı olmasında yarar var diye düşünüyorum. Dört beş yaşındaki çocukları birer koltuğa yerleştirmişler, olmadı diğer koltuklara da çanta ve kabanları yaymışlar. Boş mu diye soranlara “Sahibi gelecek .” diyorlar. Müzik aşığı olduklarını bildiğim nice tanıdıklarımın yer bulamadıkları için geri döndüklerine bizzat tanık oldum, üzülerek…
Yer kapladıklarına göre etkinlikten zevk alsalar bari. Biraz sonra sıkılan çocukların ya çişi geliyor, büyüklerinin kucağında, milleti yara yara tuvaletin yolu tutuluyor, ya da uykuları geliyor. Veya yaramazlık yaparak yanındaki yöresindekileri rahatsız ediyorlar. Bir ara koltuğumun arkasından hareketli müziğin etkisiyle ayakla tempo tutuldu. Sırtıma sırtıma inen ayak darbelerinin sahibini görmek için hırsla geri döndüm ki, arkamda tam arkamda yaşlı, başörtülü bir bayan oturuyor.
-Hanımefendi, koltuğu niçin tekmeliyorsunuz? O çekinerek gayet nazik bir sesle:
-Ben bir şey yapmadım, efendi!
Hemen hanımın yanına çekilmiş bir afacan, hınzır hınzır gülüyordu. Bu kez de ben utandım bayandan. Ama özür dilemedim. Eğer onunsa, ya da tanıdığıysa çocuğa sahip çıkmalıydı… Yana çekildi de çocuk rahat mı durdu sanki. Kâh eşimin arkasında tempo tutmaya devam ediyor ayak darbeleriyle, kâh saçlarıyla oynuyor. Bu arada eşimin sabrına hayran oldum. Çocuğa gösterdiği sabrı bana göstermiyordu))
Konserde görev alanlardan hayli tanıdığım vardı. Başta eski öğrencilerimden usta şef Nedim Yılmaz, komşum yılların eskitemediği Osman Nuri Ünver, Mehmet Demir, Gülderen Yaman, Necmi Konak, Ali Sezgin, İbrahim Ulubaş… Diğerlerinin çoğu genç kuşaktan olmalı. Erkeklerde kıyafet birliği de sağlanmıştı. Koyu renk, ışıltılı takım elbiselerin altında rugan ayakkabılar parıl parıl parlıyordu. Bayanların ise klasik giyimli birkaç kişi hariç, büyük çoğunluğu sahne sanatçılarına taş çıkarıyorlardı.
Konseri eleştirecek kadar müzik bilgisine sahip olmadığım için, haddimi aşmak istemem. Gerçi çuhayı giymediysek de giyenlerini gördük hesabı epey müzik korosu izlemişliğimiz vardır. Lise dengi okullardaki yılsonu eğlenceleri, eğitim enstitüsündeki her ilden gelen öğrencilerin memleket geceleri, özellikle ilk göz ağrım Gazi Osman Paşa Lisesi’nin İhsan Doğramacı yönetimindeki müzikli geceleri. “Sesinde şarkısı aşkın hazan olup gidiyor.”gibi şarkıları ağırbaşlı, genç liselilerin seslendirişi…
Bir seyirci olarak konserden büyük keyif aldığımı belirtirken kimi solistlerin orijinal güftelere ilaveler yapmalarına sayın şefin nasıl izin verdiğini bir türlü aklım almadı.
Özellikle konser boyunca terin suyun içinde kalan Nedim Yılmaz’ın solo kemanını kaçıranların çok şey kaybettiklerini söyleyebilirim. Şarkıların çoğunun sözlerini anlayamadım ama önceden aşina olduğum şarkıları canlı canlı dinlemenin tadına doyulmuyor.
Salonu ağzına kadar dolduran ve kenarlarda ayakta izleyen, sanata susamış bunca seyirciye böyle mükemmel bir konser sunan başta Belediye Başkanımız Sayın Adnan Çiçek olmak üzere tüm yetkililere, konserde görev alan amatör ruhlu sanatçılara ayrı ayrı teşekkür eder, daha nice etkinliklere sağlıcakla erişmelerini dilerim….
(
Tekmelene Tekmelene başlıklı yazı
RasimCANBOLAT tarafından
15.02.2010 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.