Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

24 Haziran 1915 de 2345 Ermeni Aydınına Ne Oldu

24 HAZİRAN 1915 DE 2345 ERMENİ AYDININA(!) NE OLDU?

Başlığı gören dostlar mutlaka ‘’ Hocam! Geçen bölüde 235 demiştiniz şimdi 2345 Diyorsunuz. Bu ne iş?’’ Diye sorabilirler. Hemen açıklayayım.

Bizim kaynaklarımızda 24 Haziran 1915 de tutuklanan Ermeni komitacı sayısı 235 dir ama Ermeniler bu sayının 2345 olduğunu iddia ederler. Biz de öyle kabul edelim. Neticede eğer bu insanları haksız yere, tamamen kin ve nefret duygularıyla öldürmüşsek ha 235 ha 2345 fark eder mi?

Ha, bu arada...Bu sayının 235 değil 2345 olduğunu savunanlar arasında ülkemizin pek çok sanatçısı, aydını(!) hatta Türkiye Cumhuriyetinde Türk Milletinin temsilcisi (!) sıfatıyla yer alan milletvekili de vardır.

Efendim öyle yabancı ülkelere kızıp ‘’ Yahu biz soykırım yapmadık. ‘’ Demeye gerek yok. Kendi parlamentomuzda ‘’ Ermeni Soykırımını tanıyın. Bu utançla yüzleşin’’ Diyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve Türk Milletini temsil eden (!) vekillerimiz vardır. Yani Yabancı devletler ‘’ Ne konuşuyorsunuz ulan? Sizin kendi Milletvekilleriniz Ermeni Soykırımı diyor, siz hâlâ konuşuyorsunuz.’’ Deseler ( Ki diyorlar. ) verecek cevabımız yok.

Neyse...

Bize göre Ermeni teröristleri, Ermeniler ve Hepisi Ermeni olan kendi vatandaşlarımız ve yabancı devletlere göre Ermeni aydını olan kişiler gerçekte Ermeni aydını mıydı yoksa terörist miydi?

Aslında bu soru şöyle de sorulabilir:

Pkk nın kurucusu Abdullah Öcalan bir terörist midir yoksa Kürt aydını mı?

Durun durun...Abdullah Öcalan yakalanıp hapse konduğu 1999 senesinde doğanlar bugün 22 yaşındalar o bakımdan daha yakına gelelim.

HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş terörist midir yoksa Kürt aydını mı?

Yahu adam ceza evinde oturmuş kitap yazıyor. Yazdığı kitaplar satış rekorları kırıyor. Yazdığı kitabın biri tiyatro eserine dönüştürülüyor ve sahneleniyor. Sahnelenen bu eserin seyrine ülkemizin aydınları(!) sanatçıları, siyasetçileri gidiyor. Anası yurt dışından yayın yapan bir pkk kanalına ‘’ Benim oğluma terörist diyorlar. Oğlum terörist değildir.’’ Diyor. Böyle bir insandan terörist olur mu? Olmaz.

Aynen öyle de bu 2345 kişi içinde yer alan ve adından daha önce bahsettiğim mesela Hamparsum Murat Boyacıyan da terörist filan değildi(!)

Kumkapı olayının baş failiydi. I. Sason İsyanının, I.Zeytun ayaklanmasının baş aktörüydü. Patrik Horen Ateşyan’a suikastı o organize etmişti. Erzurum’u kana bulayanların başında da o vardı ama terörist filan değildi(!)

Hani Selahattin Demirtaş ‘’ Ne hainliğimizi gördünüz?’’ Demişti ya. Hamparsum Murat Boyacıyan’ın da hiç bir hainliği yoktu(!) bu ülkeye karşı. O sadece ve sadece bir Ermeni aydınıydı(!)

İşin ilginç tarafı bu adam da aynen Selahattin Demirtaş gibi millet vekiliydi. Evet 1908 yılında Meşrutiyet ikinci kez ilan edildiğinde Hamparsum Murad Boyacıyan, Kozan Mebusu olarak Osmanlı Parlamentosundaydı. Ancak 24 Haziran 1915 de tutuklananlar arasındaydı. 24 Ağustos 1915 de idam edildi ve kahraman oldu.

İyi de bu 2345 Kişi(!) içinde hiç mi gerçekten aydın olan yoktu.

Olmaz olur mu? Vardı elbette. Gerçekten aydın ve vatandaşı olduğu ülkeye ihanet etmemiş olanlara zaten bir şey yapılmadı.

İspatı mı?  Hemen...

Osmanlı Arşivlerine göre Özellikle İstanbul’da tutuklanan bu Ermeni Aydınlarının(!) bir kısmı Ankara’da Ayaş Askeri depolarında tutuklu kalacaklar, bir kısmı da Çankırı’ya gönderilerek zorunlu ikamete tâbi tutulacaklardı.

Ancak?

Ancak sevke tâbi tutulan bu Ermenilerin aileleri hükumete dilekçeler yazıp tutuklanan bu Ermenilerin suçsuz olduğunu bildirdiler. Yapılan çok ciddi tahkikat sonucunda da bazıları serbest bırakıldı. Mesela Dahiliye Nezaretinin 8 Mayıs 1915 Tarihli emriyle Vahram Torkumyan, Agop Nargileciyan, Karabet Keropoyan, Zare Bardizbanyan, Pozant Keçiyan, Pervant Tolayan, Rafael Karagözyan ve Vartabet Komidas serbest bırakıldı ( Başbakanlık Osmanlı Arşivi Dahiliye Şifre No: 52/255)

Şimdi sıkı durun.

Yukarıda isimlerini yazdığım bu kişiler arasında birinin daha sonraları Erivan’da, Paris’te, Detroit’te ve hatta Türkiye’de heykelleri dikildi ‘’ Soykırım Kurbanı Ermeni Aydını’’ Diye. Yani Türkler bu zavallı Ermeni Aydınını öldürmüşlerdi(!)

Evet, bu kişi Varabet Komidas idi. Asıl adı Soğomon Kevork Soğomonyan idi. 1869 Kütahya doğumluydu. Ermeni ulusal müzik okulunun kurucusuydu. Rahip, müzikolog, besteci, aranjör ve koro şefiydi.

Oysa adam suçsuz bulunmuş, on üç günlük bir zorunlu ikametten sonra serbest bırakılmış ve İstanbul’a dönmesine izin verilmişti. Daha sonra rahatsızlanan Komidas, Viyana’da tedavi görmek için Dahiliye nezaretinden izin almış, yurt dışına gitmiş, daha sonra Türkiye’ye dönmemiş ve Paris’te 1935 de ölmüştü.

Peki öldürülen yok muydu?

Vardı elbette. Yukarıda birinden bahsettim: Hamparsum Murat Boyacıyan... İdam edilmişti.

Bu isim dışında devletin idam ettirdiği herhangi bir isme rastlamadım. Ancak Ermeni iddialarına göre gayri kanuni bir şekilde katledilenler bir hayli fazla.

Katledildiği iddia edilen kişileri tek tek araştırdım.

 *Ermeni iddialarına göre bu kişilerden bir kısmı daha Ankara’ya sevk edilirken yolda öldürülmüştür.

 *Bir kısmı Ankara’da hapis hayatı sırasında işkence edilerek öldürülmüştür.

 *Bir kısmı Diyarbakır Askeri mahkemesince yargılanmak üzere sevk edilmiş ve yolda Teşkilat-ı Mahsusanın tetikçisi Hacı Onbaşı ve adamları tarafından öldürülmüştür.

[ Hacı Onbaşı’yı da araştırdım. Karşıma Hacı Onbaşı diye biri çıkmadı. Tahminim Teşkilat-ı Mahsusanın en etkili ismi Kuşucubaşı Eşref’in kardeşi Kuşçubaşı Hacı Sami Bey kastediliyor.—Kuşçubaşı Hacı Sami Bey, Ermenilerin korkulu rüyası Çerkez Türklerindendi ve gerçekten de tehlikeli bir insandı. Kurtuluş Savaşından sonra 150 likler listesine alındı aynen Çerkez Ethem ve daha pek çok Çerkez gibi ( 150 likler devletin çıkartacağı genel af kapsamı dışında olanlardı.) Evet eğer bahsedilen Hacı Onbaşı bu Kuşcubaşı Hacı Sami idiyse bayağı bir katliam yapmış olması muhtemeldir zira adam Mustafa Kemal Atatürk’e bile Ankara’nın Nallıhan İlçesinde suikast girişiminde bulundu.]

*Yine aynı şekilde Diyarbakır’a sevk edilirlerken Çerkez Ahmet ve Çetesi tarafından öldürülenler vardır. [ İşte bu doğrudur zira Kuşçubaşı Hacı Sami’nin kardeşi olan Çerkez Ahmet, Urfa’ya gönderilen ve II. Meşrutiyet dönemi milletvekilleri Kirkor Zöhrap ve Varteks Serengülyan’ı feci şekilde öldürmüş, bu katliamı da daha sonra bizzat kendisi ‘’  "Zohrab'ı tuttum, ayağımın altına aldım, taşla başına vura vura gebertdim." Diye itiraf etmiştir. [Ancak şunu da beyan etmeden geçemeyeceğim: Devlet, böyle ayak oyunlarına baş vurmaz. Hamparsum Murat Boyacıyan’ı nasıl astıysa aynı şekilde Kirkor Zohrap ve Varteks Serencülyan’ı da asardı eğer niyeti öldürmek olsaydı. İleride Yunanlılara sığınacak olan bu çeteyi/çeteleri kullanmazdı. ]

Evet, biz hiç bir zaman ‘’ Ermenilerin kılına bile dokunmadık’’ demiyoruz. Hem Ermenilerin hem de Türklerin içinde derin yaralar oluşturan pek çok olay yaşandı.  Yaşanmasına yaşandı ama bu olaylar 24 Nisan 1915 de başlamadı. Başlangıcı ta 1878 e dayanıyor. Başlatan da biz değildik. Her iki taraf da çok ağır bedeller ödediler. Ama hiç bir zaman planlı bir soykırım yapılmadı bu ülkede.

Bu ülkede eğer bir soykırım yapılmış olsaydı Ermeni Matild Manukyan genelev patroniçesi olarak 6 sene üst üste vergi rekortmeni olamazdı.

Bu ülkede bir soykırım yaşanmış olsaydı şu yukarıda gördüğünüz eylemlerin hiç birini  hiç bir Allah’ın kulu yapamazdı.

Bu ülkede bir Ermeni Soykırımı yaşanmış olsaydı Türkiye’de bir Ermeni Gazetesi ( Agos ) hâlâ Ermeni Soykırımından bahsedemezdi.

******************

Türkiye’de bir Ermeni Soykırımı olmadıysa Armaş ( Akmeşe ) Ermenileri nerede peki?

‘’Akmeşe de neresi yahu?’’ Dediğinizi duyar gibiyim.

Kısa bir ip ucu vereyim: Ermenilerin Hac mekanlarından biri.

Onu da gelecek bölümde anlatalım olur mu? 
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 9
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

24 Haziran 1915 de 2345 Ermeni Aydınına Ne Oldu

Sami  Biber Sami Biber