Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

15 Mayıs 1919Dan 19 Mayıs 1919A 5 Bölüm

15 Mayıs 1919Dan 19 Mayıs 1919A 5 Bölüm
15 MAYIS 1919'DAN 19 MAYIS 1919'A-5. BÖLÜM- PALAVRANIN BÖYLESİ-
19Mayıs 1919 Sabahı saat 9.00 gibi Samsun'a vasıl olan Mustafa Kemal'i Samsun'da, Bandırma vapuruna çıkarak ilk karşılayan Kurmay Binbaşı Ekrem Bey oldu. Mustafa Kemal'i sandalla kıyıya taşıyan ise Karakaş Mustafa lakaplı bir kayıkçı idi.
15 Mayıs 1919'dan beri Mustafa Kemal'i ve Bandırma Vapuru yolcularını yok etmeyi planlayan İngiltere, Samsun'a daha önce 300 Kişilik bir askeri kuvvet göndererek bu şehri gayri resmi şekilde işgal etmiş olmasına rağmen Mustafa Kemal Samsun'a ayak bastığında onu ve maiyetindekileri öldürmeyi de, tutuklamayı da akıllarının ucundan bile geçirmediler. 19 Mayıs 1919'dan kafalarda kalan ve cevabı henüz verilmemiş olan soru buydu: Samsun'a ulaşmak için harekete geçen Mustafa Kemal'i yoldayken öldürmek isteyen İngilizler neden Samsun'a varınca öldürmediler.
Dahası var.
İngilizler, bırakın Mustafa Kemal'i öldürmeyi bir de Samsun'daki taburlarını Mustafa Kemal'e teslim ettiler(!)
''Nasıl yani?'' Dediğinizi duyar gibiyim. İşte bu noktada sözü 1984 Tarih ve 291 No'lu Silahlı Kuvvetler Dergisinde yazan Emekli Hava Albayı Kemal İntepe'ye bırakıyorum.
Evet evet, az sonra okuyacaklarınız sadece Sözcü ve avanesi gazetelerde değil doğrudan doğruya Silahlı Kuvvetler dergisinde de var.
Efendim, Silahlı Kuvvetler dergisinde bile var olan masala göre bizim Kemal İntepe, 1941 Yılında uçuş eğitimi için gittiği Londra'da Salter adında bir İngiliz Binbaşısı ile tanışır. Salter ona 19 Mayıs 1919'da Samsun'da İngiliz İşgal tabur komutanı olduğunu söyler.
Masalın devamında Salter, Kemal İntepe'ye İngiltere'den kendisine gelen telgraftan bahseder. Bu telgrafta İstanbul'dan hareket eden Mustafa Kemal'in yolda askerlikten istifa ettiğini, Samsun'a gelir gelmez tutuklanmasının emredildiğini söyler.
Masal çok ballandırılarak anlatılmış ya ben kısa kesiyorum mümkün olduğunca.
Salter 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru Samsun'a yanaşır yanaşmaz hemen sahile iner ve Vapura geçer. Ancak Mustafa Kemal ile karşı karşıya gelince o masmavi gözlerden etkilenir ve '' Taburum emrinizdedir '' Diyerek kendisi teslim olduğu gibi Samsun'daki tüm İngiliz askerlerini Mustafa Kemal'e teslim eder.
Ama masal bu kadar değildir. Sonrasında Mustafa Kemal bu esirleri çeşitli esir kamplarına ve nihayet Ankara'ya gönderir.
Yüzbaşı Salter, Ankara’da, Hacıbayram Camii’nin önündeki cadde üzerinde bulunan iki katlı ahşap bir evde kalır ve hizmetini göreceğini söyledikleri, fakat aslında gardiyanı olan, sıksa suyunu çıkaracak kuvvetteki bir kadınla dört seneye yakın bir süre bu evde oturur.
Daha sonra savaş biter ve memleketine gönderilir Salter. Ancak memleketinde de onu divan-ı harp beklemektedir. Öyle ya Mustafa Kemal'i tutuklaması gerekirken kendisi ve askerlerini ona teslim etmiştir.
Salter kafayı kullanır ve der ki mahkemede: ''Sayın hakimler ! Başbakanımız Lloyd George’e Avam Kamarası’nda şöyle bir soru sorulmuştur : Yunanlıları silahlandırarak 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkardık ve o tarihten bu yana milyarları bulan (sterling) masraflar yaptık. Sonuç ne oldu? Yunanlılar İzmir’de denize döküldüler ve Anadolu’daki bütün Rumlar atıldılar veya muhacerete zorlandılar. Bizim kazancımız nedir?”
Bu soruya karşılık Başbakan Lloyd George şunu söylemiştir: ‘Yüzyıllar bir veya iki dahi yetiştirir. XX. Yüzyılın dahisinin Türkiye’den çıkacağını ben nereden bilebilirdim?’ Görüyorsunuz sayın hakimler, karşınızdaki bu subay, Başbakanımızın bahsettiği, XX. Yüzyılın dahisi ile hiç beklemediği bir anda karşı karşıya ve göz göze gelmişti. Ne yapabilirdi?''
Salter böyle deyince İngiliz mahkemesi göz yaşları içinde '' Beraat, beraat, Yerden göğe haklısın. Evet teslim olmaktan başka ne yapabilirdin ki? Der.
Evet, Masal güzel ama gerçeklerle alakası olmayan bir sürü şey var.
1- 19 Mayıs 1919 Tarihi itibariyle Samsun'daki İngili İşgal Kuvvetlerinin başında Yüzbaşı Salter değil Yüzbaşı Hurst vardır.
2- Kemal İntepe'nin anlattığı Hacıbayram Camii önündeki ev ve sıska ama kuvvetli bir bayanın nezaretinde yaşama olayı tamamen Kut el Amare'de Halil Paşa'ya yenilip esir edilen İngiliz Generali Townshend'n anılarıdır. Kemal İntepe bu anıyı okuyup Salter'e uyarlamış besbelli.
3- 19 Mayıs 1919 Tarihi itibariyle Mustafa Kemal Paşa askerlik görevinden istifa etmiş değildir. Bu istifa ta 7-8 Temmuz 1919'da olmuştur.
4- 19 Mayıs 1919'da Yüzbaşı olan Salter'in 1941 Yılında binbaşı olması da çok saçmadır. Bu adam 22 senede sadece bir rütbe mi ilerledi?
5- Yüzbaşı Salter diye biri yok mu peki? Var. Hem de 19 Mayıs 1919'da o da Samsun'da ama yetki onda değil. Yetki Yüzbaşı Hurst'te..Bir de Yüzbaşı Miles var Samsun'da.
6- Yüzbaşı Salter bırakın Mustafa Kemal'e teslim olmayı bakın aslında ne geçmiş ikisi arasında:
27 Mayıs 1919 günü Merzifon’da bulunan İngiliz Denetim Subayı Salter, Havza’ya gelerek Mustafa Kemal Paşayı kaldığı Mesudiye Otelinde (Ersandık köyünde Pontusçularla çarpışan küçük bir müfrezemizden bir subayla üç jandarma erinin şehit edilmesi üzerine ayaklanan halkın köyü kuşatması ve bu arada 56’ncı Alay Komutanı Fehmi Beyin olaya müdahale etmesi sonucu bir Rum papazının ölmesi nedeniyle) ziyaret etmişti. Bu durum karşısında Mustafa Kemal Paşa, Türklere yapılan katliamdan bahsederek “Bunlara karşı bugüne kadar ne yaptınız?” Diye sordu.
Yani Yüzbaşı Salter 19 Mayıs'ta Mustafa Kemal'e teslim olmuş filan değil. Tam tersine 27 Mayıs'ta hesap sormaya kalkıyor.
Dahası da var
Atatürk'le birlikte Samsun'a çıkanlardan Hüsrev Gerede, anılarında küstah ve terbiyesiz Yüzbaşı Salter'in Sivas Kongresine katılmak istediğinden ancak Heyet-i Temsiliye'nin buna izin vermediğinden bahseder. Yani Yüzbaşı Salter 19 Mayısta Mustafa Kemal'e teslim filan olmamış, tam tersine 4 Eylül 1919'da başlayan Sivas Kongresinde halen Türklere karşı pislik yapmakla meşgul. Herifin öyle sarı saçlardan, mavi gözlerden etkilendiği filan yok.
Sarı saçlar mavi gözler daha çok kimi etkiliyor?
Daha dün Atatürk'e '' Gardrop Devrimcisi '' deyip bugün
Kurban olam yürüdüğün yollara
Kara peçe yakışmıyor kullara
Uyan bak bizim hallara
Sarı saçlım mavi gözlüm
Nerde nerde nerdesin dost
Diyen özgürlük, sevgi, barış pıtırcıklarını etkiliyor.
Neyse... Ben yazı dizimizi noktalarken sizleri çok sevdiğimiz ve özellikle 19 Mayıslarda çok söylediğimiz bir marşla baş başa bırakıyorum.
Där gingo tre jäntor i solen
Üç şırfıntı çıktı güneşli bir günde
på vägen vid Lindane Le,
Lindane Le'ye giden yola
de svängde, de svepte med kjolen,
eteklerini süpüre savura
de trallade, alla de tre.
üçü birden şınanay diyerek
Och gingo i takt som soldater
Ve askerler gibi uygun adım
Şaşkın şaşkın bakmayın yahu. İsveç'te ''Tre Trallande Jäntor'' Yani '' Üç Şırfıntı Kız '' olan bu halk şarkısı bizde 'Dağ başını duman almış'' yani '' Gençlik Marşı'' olarak bilinir. Hani Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'dan Havza'ya giderken arabası arızalanmıştı da (!) o can sıkıntısıyla bir marş söylemişti ya (!) işte o marş.
Şu linkten orijinalini dinleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=tgxbFDn74jw...
****
Bu sene de olmadı.
106. Yıldönümünde yalanlardan, abartılardan arındırılmış, kimsenin kimseye hırlamadığı gerçek bir 19 Mayıs 1919'a kavuşmak dileklerimle tüm okurlarıma selam sevgi ve saygılarımı arz ediyorum.
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 9
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
15 Mayıs 1919Dan 19 Mayıs 1919A 5 Bölüm

15 Mayıs 1919Dan 19 Mayıs 1919A 5 Bölüm

Sami  Biber Sami Biber